|
Yolculuk
boyunca bir soru kafamın içinde dönüp
durdu. Birileri ısrarla kendilerinden sonrakilere bir
şeyler anlatmak isterken neden biz insanoğulları / insankızları bunu görmezden
gelir, es geçeriz?
Düşündüm, düşündüm...
Ama işin içinden çıkamadım. Sonra CAST AWAY (Yeni Hayat) filminden bir sahne geldi
gözümün önüne. Adam tam 1500 gün sonra ıssız bir adadan kurtulup evine döner ve
çakmakla ateş yakar. Şüphesiz bu gündelik hayatta kimsenin fark etmeyeceği kadar
basit bir harekettir. Uygun hareketi yapar ve çakmağı yakarsınız. Oysa iş bu kadar
kolaylaşana değin kim bilir kimler neler feda etmiştir? Belki odunları birbirine
sürterek ateş çıkarmak isteyen birilerinin elleri kanamış ya da belki birileri
ısınacak ateş olmadığından ölüvermiştir... Kısadan hisse her şey bir anda olmadı.
Ne tarih ne de adına medeniyet dediğimiz olgu...
ZEUGMA Antik kenti
Gaziantep-Nizip ili sınırları
içindeki Belkıs Köyü'ne bağlı eski bir yerleşim
bölgesi. Kazılar süresince çıkarılan papirüslere ,
parşömenlere ve para keselerine bakılırsa burası bir
zamanların haberleşme merkezi imiş.
Fırat Nehri kıyısı boyunca uzanan alan 20.000 dönümlük bir arazi üzerine kurulmuş.
Ancak önemli bir bölümü Birecik Barajı'nın suları altında. Zeugma'da bulunan bu
değerli hazine fark edilir edilmez dünyanın pek çok yerinden ekipler
bu bölgeye akın etti. 1999 yazında başlayan kurtarma operasyonu Ekim-2000 tarihine
dek sürdü.
Çalışmalara 11'den fazla ülke destek oldu. Kurtulmayı başaran "şanslı"
mozaikler Gaziantep Müzesi'nde sergilenmekte.
Kurtarılamayanlarsa bizden sonraki nesillerce
bulunmayı bekliyor... Acaba onları bulanlar bu
şahaserleri niye sulara gömdüğümüzü anlayabilecek mi?
Çıkarılan 18 büyük mozaikten 9'u Gaziantep
Müzesi'ndedir. Yunuslara binen aşk tanrıçaları, Truva
Seferinde gizlenmek için kadın kılığına giren AŞİL,
tahtında oturan PASIPHAE, DEDALOS ve IKAROS bunlardan bazıları...
|
Ama bence en etkileyici parça İSKENDER'e
ait olduğu sanılan yarım portre. Yüzde her hangi bir
ifade yok, aslında cinsiyeti belirsiz melek imgelerini
anımsatıyor. Asıl sır ise gözlerde, adeta sizi takip
ediyorlar. Biz bunu bizzat test ettik. Üç kişi aynı
anda resmin etrafına dizildik. Sonra can alıcı soruyu
sordum. Gözler kime bakıyor. Hepimiz tek solukta bana dedik...
Bu nasıl bir eserdir, nasıl bir gizemdir bilmem ama kesinlikle
çok etkileyici.
Zeugma'da karşılaştığım alışılmadık bir manzara da
barajla ilgili. Baraj demek yeterli olmaz, küçük çaplı
bir deniz oluşmuş burada. Alabildiğine verim kazanmış
topraklar... Ama ya o toprağı ekip biçecek insanlar...
Yalnızca bir kaçı ile sohbet etme şansım oldu. Bir an
için durup onların yerine koydum kendimi...
Eviniz, topraklarınız, anılarınız... Hayat adına elde
tuttuğunuz ne varsa sular altında kalacak ve siz
eliniz kolunuz bağlı sessizce izleyeceksiniz. Yöre
insanı kanaatkar yine de "devletimize feda olsun"
diyor pek çoğu. Bazıları dönümlerce uzanan fıstık ağaçları karşılığında cüzi de
olsa bir istimlak bedeli
alabilmiş. Köyün camisi, okulu, kahvesi dahil hepsi
sulara gömülmüş.
ZEUGMA
hakkında çok şey söylendi ama
galiba yanıtsız sorulardan biri de bu. Peki şimdi bu
insanlara ne olacak?
İnsanlık tüm bu soruları cevaplayacak olgunluğa ne zaman ulaşır, bilinmez... Ama
ben çakmağı her ateşleyişimde durup bir daha düşüneceğim...
http://www.gazianteprehberi.com/htm/gantep/antep
belkis.asp
ZEUGMA'yı yeniden seçilecek dünya harikaları
arasına
sokmak için 31.MART.2001 tarihine kadar oylamaya
katılabilirsiniz.
http://www.new7wonders.com
"Yanlış vagonda
doğru istikamete yürümek
size bir fayda sağlamaz!!!"
|