İstanbul'da
Roma devrinden beri su tesisleri yapılmış, bunlar Bizans devrinin
başında da yapılmaya devam edilmiştir. Fakat bu tesislerin Bizans
devrinde ne zamana kadar kullanıldığı belli değildir. İstanbul'a
gelen su, özel tesislerle çehre iner, baş havuzlara gider ve
yer altı kanallarıyla çehre yayılırdı.
Sarnıçlar
: Kare veya dikdörtgen planlı, üzeri, taş sütunlar ve tuğla
kemerlerle taşınan bir tonozla örtülmüş olan su tesisleridir.
Bu yapıların görevi, suyu muhafaza etmektir .
Yerebatan
Sarayı Sarnıcı : İstanbul'daki sarnıçların içinde en büyüğü
ve en çok tanınan şüphesiz ki, Sultanahmet meydanındaki Yerebatan
Sarayı Sarnıcıdır. İmparator Justinianos devrinde genişletilen
yapı 140 x 70 m. ölçülerindedir. İçinde, her dizide 28 sütun
olmak üzere, 12 sütun dizisinden toplam olarak 336 sütun bulunur.
Sütunlar ve başlıkları devşirmedir .
Binbirdirek
Sarnıcı : Genel olarak, Konstantin devrine ait olarak düşünülür.
64 x 56 m. ebadındaki yapının içinde 224 sütun bulunur. Sütunlar,
alışılmışın dışında, ortalarında bilezik bulunan, üst üste oturtulmuş
iki ayrı sütundan oluşturulmuştur .
Bozdoğan Kemeri: Genel olarak imparator Valens (364368)
zamanında yapıldığı ileri sürülür.
Bu kemer, iki yüksek yer arasında inşa edilmiştir. Su, kemerler
yardımıyla bugünkü Üniversite Merkez binasının bulunduğu yerdeki
merkez havuza getiriliyordu. Kemer , bugünkü haliyle tam değildir,
her iki uçtan da parçalar eksilmiştir. Açık su hazneleri: Bunlar
şehrin dışından gelen suları toplama havuzlarıdır. Burada biriken
su, çehre dağıtılırdı Tamamen Roma inşa tekniğine göre yapılmış
oban bu aşık hazneler, son derece sağlam ve büyük havuzlardır.
Bunların en önemlilerinden birisi de bugün Karagümrük'te Fatih
Stadı olarak kullanılan Çukurbostan'dır .
|