|
İnkaların bu yeri ne amaçlı kullandıkları halen bilinmemektir. 50 yılda 300 kadar
işçi tarafından inşa edilen bu kentte sadece 100 sene kadar yaşayabilmişlerdir.
İç savaş veya göç teorileri İnkaların neden bu kenti terk ettiklerine kesin bir
cevap vermemektedir.
GÜNEŞİN
BAKİRELERİ İÇİN
Her güneş tapınağında rahipler, kahinler, hizmetkarlar olarak hiyerarşik gruplar
vardı. Bu gruplar içerisinde Güneşin Bakireleri yani ACLLA adındaki kızlar bulunurdu.
Saraylarda, İnka hükümdarlığı altındaki dört bölgeden getirilen güneşin kızlarının
kaldığı güzel döşenmiş birçok oda vardı. Güneş Tanrısının hizmetine seçilen bu
güzel kızların bakireliklerinin bozulmaması için çok sıkı korunan bir
yerde hep beraber yaşarlardı. Sadece iki kişi birlikte dışarı çıkabilirlerdi ve
genellikle bekçiler tarafindan takip edilirlerdi.
Bu kızlar, kurban törenleri sırasında mayalanmış mısır içkisi chicha’yı hazırlar
ve kumaş dokurlardı.
|
Bunlar yeni bir imparatorun başa geçmesi, İnka’da salgın bir hastalığın olması,
deprem gibi önemli olaylarda tanrılara kurban edilirdi. Sadece kızlar değil çocuklar
ve savaş esirleri bozulan evrensel düzenin yeniden kurulması için kurban edilirlerdi.
İBADET
İÇİN
İnkaların burayı bir ibadet yeri olarak kullandığı düşüncesi de hakimdir. Yüksek
kayalıklara yerleştirdikleri elips şeklinde altından yansıtıcılarla astronomik
gözlemler yapmışlardır.
Kentte yer alan tapınakların büyük bir bölümü tek tarafı açık, gökyüzüne doğru
giderek daralan üç duvardan oluşmaktadır. İnkalarda üç rakamının ayrı bir anlamı
vardır. İnkalar, gökyüzü, yeryüzü ve yeraltı olmak üzere üç varlığa ve bu üç varlığın
kendi tanrıları olduğuna inanıyorlardı. Her şeyin temelinde bu üç varlık gizliydi.
Hava, su, toprak, güneş bir elin parmakları idi. Serçe parmağı ise insanı temsil
ediyordu.
|