Biggilan
 Ana Sayfa | Turlar | Oteller | Mavi Yolculuk | Uçak Biletleri | Oto Kiralama | Boğaz Tekneleri
K A P A D O K Y A

GÜNÜMÜZDE GÖREME
   
Tarihçe Göreme Vadisi
Göreme ve Hıristiyanlık Harita

Nevşehir-Ürgüp-Avanos üçgeni arasında, ama asıl yoğunluğu buranın 20 Km, güneyinde olan ve sayıları iki düzineyi aşan yeraltı ve kaya içi yerleşmelerine sahne olan kasaba ve köyler bulunmaktadır. Tüf içine oyularak yapılmış çeşitli beşeri tesislerin en önemli ve sayıca fazla olanları evlerdir.


Yumuşak tüf taşının işlenişi her ne kadar kolay ise de, bu tip tesislerin
işlenişi oldukça beceri
isteyen olaydır. Önce, "kayacı" adı verilen ustalar
yamaçlarda tüfün kırıksız, çatlaksız ve yoğun olduğu bir yüzey bulurlar. Oyma işinin yapıldığı "külünk"adındaki iki ucu sivri bir kazmayla önce bir kapı açılır, ardından koridorlar, iç kapılar, pencere, duvar dolapları ve sekilere şekil verilir. Ustalar işlerini metre hesabına göre yapar ve buna göre ücret alırlar.

Bu kayadan oyma meskenlerin büyük bir kısmı yakın bir zamana kadar kullanılıyordu. Bugün dahi ev, ahır yada samanlık olarak kullanılanlar görülebilir. Ortaçağın en ünlü üzümü, dolayısıyla da şarapları bu bölgenin ürünü idi. Günümüzde de köy evlerinin pek çoğunda "Şırahane" denilen imalathanelerde pekmez ve şıra elde etmek için üzümler işlenmektedir. Şırahaneler tüfe oyulmuş havuzlardır ve yaş üzümler bunlarda ayakla çiğnenir, kanallarla depolara yollanır, daha sonra kaynatılarak pekmez elde edilir. Bölgenin üzümlerinin hemen tamamı bu şekilde veya daha titiz bir biçimde şarap fabrikalarında kullanılır, bir kısmı da kurutulur. Oldukça ilkel çalışan şarap fabrikalarında mahsen veya fıçı işini gören, tüf içine oyulmuş büyük havuzlar vardır.

Tarım hayatının, bilhassa bağcılığın ekonomide ilk sırayı alması günümüz de dahi bu kıraç fakat bakımla çok verimli olması mümkün volkanik araziden yüzyılların tecrübesi olan değişik bir sitem gübrelemeyi zorunlu kılar. Bölgede bizim bildiğimiz anlamda toprak olmayıp, erozyonlarla ufalanmış tüf zerreleri adeta yer yer çöl görünüşündedir. Ancak bu topraklar bağ ve meyvalıklar için elverişlidir. Orta Anadolu'nun tipik sert iklimi altında, soğuk kış aylarında bağların kök-gövdeleri toprakla kapatılır, bir-iki yılda bir de bağlar güvercin gübresi ile gübrelenir.

"Güvercinlik" denilen tesisler manastır yaşamının başladığı devirlerden de önce aynı amaç için yapılmış ve kullanılmıştır. Derin vadilerin diplerinde gayet dik yamaçlarda, tapulu güvercinliklerin sayısı binleri bulur. Güvercinliklerden gübre toplamak oldukça zor bir iştir. Çok ucuza mal olan güvercin gübresi bölgenin iktisadi faaliyetlerinden biri haline gelmiştir.

Özellikle Ortahisar civarında sayıları her yıl artan "Limonluk" larda diğer bir bölge karakteristiğidir. Diğer hububat ve meyve yanında, bilhassa narenciyelere kiraya verilen, geniş bir ambar olan ve modern buzhanelerin ortamını sağlayan limonluklar bu tür ürünleri bir mevsim korur. Dikdörtgen yada kare şeklindeki bu basit ambarlar yol kenarındaki tüflere oyulmuştur.

Göreme bölgesinde höyükler, kiliseler, freske duvar süslemeleri, yeraltı şehirleri, Selçuklu ve Osmanlı devri yapılan yanı sıra yeryüzünde eşi olmayan tabiatı ile yurt turizminde en seçkin yeri almıştır. Son yıllarda bölge yolları yüksek standartlara ulaştırılmış, yeni oteller açılmış ve turizm nimetleri bölgenin kalkınmasına önemli katkılar sağlamış bulunmaktadır.