|
Seine Nehri kenarında romantizmin doruklarında bir gezi yapmadan,
Notre Dame Katedrali, Louvre Müzesi, Eiffel Kulesi ve
Champs- Elysées'i görmeden bu dünyadan gitmeyin.
İşte Paris....
Burası dünyanın en hızlı büyüyen, en aktif şehirlerinden biri.
Kaldırımlarından binalarına her şeyiyle Fransız ruhunu içinde barındırıyor.
Buraya gelirken neler görmeyi bekliyordunuz kimbilir. Bakalım neler göreceksiniz?
TARİH
Paris ilk
defa milattan önce üçüncü yüzyılın sonunda kurulmuştur.
İnsanlar ona 'Parisii' adını vermişlerdi. Önceleri İngiliz egemenliği
altında kaldı;
ancak milattan önce 52. yüzyılda Julius Caesar'ın ordularının bölgeyi
ele geçirmesiyle birlikte bölgede İngiliz egemenliği sona erdi ve Paris
bir Roma şehri haline geldi.
Daha sonra ( M.S 508 yılında ) bölgeyi ele geçiren Frank Kralı I. Clovis
şehrin adını
'Paris' olarak değiştirdi.
Paris son yıllarda
sahne olduğu olaylarla adını daha fazla duyurmaya başlamıştır. Bunlardan
ilki Lady Diana'nın esrarengiz ölümü, Fransa'nın 98 Dünya Kupası'nı alması
ve son olarak da Concorde faciasıdır.
Ne
Zaman Gitmeli ?
Paris'e gelmek için
en iyi zaman Mart - Mayıs arasıdır. Kış aylarında Paris bir kültürel cennet
niteliğindedir. Bu zamanlarda kültürel bir etkinliğin olmadığı bir gün
bulmak imkansız gibidir. Bununla birlikte okulların tatil olmasıyla birlikte
sokaklar daha da kalabalıklaşır. Yaz aylarında Paris'te sıcaklık gözle
görülür derecede artar. Yine yaz aylarında genellikle buradaki insanlar
yıllık izinlerini kullanırlar. Bu yüzden bu zamanlarda trafik bayağı hafifler.
|