|
Bir kahraman yaratılıyor...
İkinci
Dünya Savaşı'nın tüm şiddetiyle sürdüğü günler... Alman ve Rus ordular birbirlerinin
üstüne dalga dalga giderken tüm dünya soluğunu korkuyla tutmuş, Stalingrad çarpışmalarının
patlak vermesini beklemektedir. Böyle bir ortamda Rus'ların ünlü keskin nişancısı
Vassili Zaitsev'in (Jude Law) düşmanlarını avlama tarzı bambaşkadır. O düşmanlarını
avlamak için pusuya yatar, sessizce bekler ve onları teker teker öldürür.
Ancak dünya
çapında ulaştığı şöhreti onu Almanya'nın en iyi keskin nişancısı olarak bilinen
Binbaşı Konig ile (Ed Harris) karşı karşıya getirecek ve çevrelerinde yüzyılın
en büyük savaşının sürdüğü bir ortamda bu iki adam kendilerini kişisel bir savaşın
içinde bulacaklardır...
Rusların
keskin nişancısı Vassili, kendisine verilen görevi olağanüstü yetenekleri sayesinde
başarıyla yerine getiren sıradan bir adamdır. Onun propaganda değerini fark eden
Sovyet politikacısı Danilov (Joseph Fiennes), Ural dağlarından gelen bu sıradan
askeri alır ve onu tüm ülkenin ihtiyaç duyduğu ulusal bir kahramana dönüştürür.
Öte yandan,
Alman orduları karşısında üst üste alınan yenilgiler sonucunda Sovyetler Birliği
tam bir karmaşanın içine düşmüştür. Sovyetler'in iyice zayıf düştüğü bir ortamda
Stalingrad'ın kaybı, Almanlar'ın Avrupa'daki kesin zaferi anlamına gelecektir.
Bu durum üzerine Stalin'in emriyle kentin savunma durumunu yerinde gözlemlemesi
için Krushcev (Bob Hoskins) bölgeye gönderilir.
Danilov'un
yardımlarıyla oluşturulan Vassili'nin ateşli kişiliği sayesinde tüm ülkeye cesaret
gelir ve çok zor şartlara rağmen, Almanlara karşı direniş katlanarak artar. Ancak
bir süre sonra Danilov, kendi yarattığı adamı kıskanmaya başlar. Çünkü ikisi de
aynı kadına aşık olmuştur. Tania (Rachel Weisz) adlı bu kadın, erkeklerle omuz
omuza savaşarak ülkesini savunan en cesur kadın askerlerden birisidir.
İki keskin nişancı karşı karşıya...
Bu arada
Almanlar da bölgeye kendi keskin nişancılarını gönderir. Vassili'nin izini sürmesi
ve öldürmesi için gönderilen keskin nişancının adı Binbaşı Konig'dir. Stalingrad
çarpışmalarında her gün binlerce askerin öldüğü bir ortamda iki keskin nişancı
büyük bir sabırla birbirlerini kollamaya başlayacaktır.
Rusların
ünlü keskin nişancısı Vassili Zaitsev'in gerçek yaşam öyküsünden uyarlanan ''
Kapıdaki Düşman "ın (Enemy at the Gates) yönetmenliğini Jean-Jacques Annaud
üstlendi. Yapımcılıklarını John D. Schofield ile Jean-Jacques Annaud'un birlikte
gerçekleştirdiği filmin başrollerinde Jude Law, Joseph Fiennes, Rachel Weisz,
Bob Hoskins, Ron Perlmann ve Ed Harris oynadı. Filmin senaryosunu Alain Godard
ile Jean-Jacques Annaud birlikte yazdılar.
Teslim
olmak istemeyen tüm bir ulusun direnişi...
1942 ve
1943 yıllarında meydana gelen Stalingrad çarpışmaları, ikinci Dünya Savaşı'nın
kaderini belirleyen çarpışmalar olmakla kalmamış, aynı zamanda 20. yüzyılın geri
kalan kısmının politik ortamının da belirlenmesinde önemli rol oynamıştı. 1942
yazında Alman orduları, savaşta Amerika'nın müttefiki konumunda bulunan Sovyetler
Birliği'ne yönelik yoğun bir işgal hareketine başladılar.
Ancak olağanüstü
bir Iojistik desteğe sahip olan Alman orduları, Volga ırmağı kıyısındaki endüstri
merkezi Stalingrad'a ulaşabilmek için 1000 millik bir yolu kat etmek zorunda kalırken
beklenmedik bir şey oldu ve teslim olmak istemeyen tüm bir ulusun direnişiyle
karşılaştı.
Almanlar bu kenti ele geçireceğinden ve Güney Rusya ile bağlantılarını keseceğinden
emindi. Böylelikle Kafkaslardaki petrol yataklarına açılan çok önemli bir noktayı
da elde etmiş olacaklardı. Ayrıca Stalin'in ismini taşıyan bu kenti işgal etmek,
Hitler için de önemli bir propaganda malzemesi olacaktı.
Sovyetler'in
sergilediği olağanüstü direniş karşısında bu hesaplar tutmadı ve Stalingrad kenti,
Alman ordularının ikinci Dünya Savaşı'nda doğuda ulaşabildiği en son nokta oldu.
Almanların kenti ele geçirmekteki başarısızlığı da savaşta çok önemli bir dönüm
noktası işlevini gördü. O andan itibaren Alman ordularının yayılması sona ererken,
geri çekilme süreci başladı.
Stalingrad'ın
kaybı, tüm ülkeyi çok büyük bir çöküşe sürükleyebilirdi. Bu yüzden Stalin, her
ne pahasına olursa olsun kentin düşmemesini istedi. Eğitimleri zayıf ve çoğu da
silahsız olan Sovyet askerleri savaş alanına sürüldü.
Rus gizli
güçlerine de bir emir verilerek savaş alanından kaçmaya ya da geri çekilmeye niyetlenen
askerleri hemen öldürmeleri istendi. Bu arada Sovyet yetkilileri de sivil halkı,
kentte kalmaya, askerlere her ne pahasına olursa olsun destek vermeye zorladı.
Kenti savunmak için kalanlardan birisi de ünlü keskin nişancı Vassili Zaitsev'di.
|