bigglook
biggtravel
biggmenu
biggistanbul
biggauto
biggfootball
biggclub
biggshop
 

 

Filmler
  Yeni Çekilenler
Kamera Arkası
Film Arşivi
Ünlüler Arşivi
  Aktörler
Aktristler
Yönetmenler
 
Konuklar
  Haftanın Yıldızı
Haftanın   Röportajı
Dosyalar
  Festivaller
Klasik Filmler
Kült Filmler
SinePortre
ÖzelDosya
E-Kartlar
Film Afişleri
Haberler

Kamera Arkası
Görev: Mars

2020 yılındayız... NASA insanlık adına dev bir adım daha atmış ve bir astronot ekibi Mars gezegenine başarıyla indirilmiştir. Ancak görev komutanı Luke Graham ( Don Cheadle ) yönetimindeki astronotlar, Mars gezegeninin yüzeyine indikten kısa süre sonra bir takım esrarengiz olaylarla karşılaşmaya başlarlar. Komutan Graham, asıl kabusun başlamasının bir kaç dakika öncesinde Dünya’ya tehlikeyi bildiren şifreli bir mesaj geçmeyi başarır.

Talihsiz Mars ekibinin son mesajından endişeye kapılan NASA yetkilileri, hemen hazırlığa başlayarak bu trajediyi araştırması ve -tabii kalmışsa- kazazedeleri kurtarması için bir kurtarma ekibini yola çıkarır. Kaptanlığını komutan Woody Blake (Tim Robbins) ile Komutan Jim McDonnell'ın (Gary Sinise) birlikte yaptığı ve onlara kadın astronot Dr. Terri Fisher (Connie Nielsen) ile bilim adamı Phil Ohlmyer’ın (Jerry O’Connell) eşlik ettiği uzay gemisindeki astronotlar, Mars’a yapılacak altı aylık yolculuğa hazırdır.

Touchstone Pictures’ın sunduğu bir Jacobson Company yapımı olan “Görev: Mars”ın yönetmenliğini Brian De Palma üstlendi. Yapımcılığını Tom Jacobson’un gerçekleştirdiği filmin senaryosunu Jim Thomas, John Thomas ve Graham Yost birlikte yazdı. Görüntü yönetmenliğini Stephen H. Burum, prodüksiyon tasarımlarını Ed Verreaux, kostüm tasarımlarını Sanja Milkovic Hays gerçekleştirirken, müziklerini Ennio Morricone besteledi.

Hollywood’un emektar yönetmenlerinden Brian De Palma, daha önce hiç bilimkurgu yönetmediği halde “Görev: Mars” projesine neden ilgi duyduğunu şu sözlerle açıklıyor:

“ Film yapımının en heyecan verici yanı gerçekliği yaratabilmektir.”


“ Bunun başta gelen sebepleri öykünün sağlamlığı ve macera unsurunun çok güçlü olmasıydı. Uzayın derinliklerine açılmak ve daha önce hiç kimsenin görmediği bir gezegen ortamında çekim yapmanın, benim kariyerimde de yepyeni ufuklar açabileceğini düşündüm. Bu arada bu fantastik öyküyü işlerken bilimkurgu filmlerinde sıkça görülen klişelerden uzak durmam ve yepyeni bir bakış açısı getirmem gerektiğinin de bilincindeydim. ”

Palma sözlerini şöyle sürdürüyor: “ Film yapımının en heyecan verici yanı gerçekliği yaratabilmektir. Gençlik yıllarımda 50’lerin klasik bilimkurgu filmi “ Destination Moon ”u izlemiştim. O filmi teknik açıdan doğruluğun en üst düzeyine ulaşabilen ilk bilmkurgu filmlerinden birisi olarak değerlendiriyorum. Ayrıca otantik görünümüne de hayran kaldığımı belirteyim.

Bu yüzden “ Görev: Mars ”ı çekerken olabildiğince otantik olmasına özen gösterdim. Bilimkurgu yapımlarının heyecan verici olması, seyirciye gerçeklik duygusunu hissettirebilmesine bağlıdır. Bizim filmimizde Mars’a giden birinci ve ikinci ekiplerin içinde bulunduğu tehlikeli koşulları son derece gerçekçi ve otantik biçimde vermemiz gerekiyordu. Biz de bunu yaptık.’’

‘‘ Görev : Mars ’’ın yapımcısı Tom Jacobson, en başından beri bu projenin doğru yolda olduğunun bilincindeydi. Geniş insan kitlelerinin Mars gezegenine ilgisinin büyük boyutlara vardığı günlerde bu projeye start verdiklerini söyleyen Jacobson, ‘‘ Görev: Mars ’’ın hayata geçiş sürecini şu sözlerle anlatıyor :

“Mars’a indirilen aracın oradaki tepeyi aşıp gerisinde büyüleyici keşifler yapmasını istediler. ”


“ 4 Temmuz 1997 günü Pathfinder aracı Mars’a indi ve bu gezegenden ilk görüntüleri yolladı. Görüntülerin internette yayımlandığı gün NASA sitesi 1 milyondan fazla hit aldı. Kanımca insanlar Mars’ın zengin mitolojik tarihine hayranlıkla karışık bir ilgi duyuyorlar.

Milyonlarca insanın aynı anda Mars’tan gelen ilk resimlere yapışıp kalmasının temel nedeni orada bir yaşam belirtisi olup olmadığına dair bir kanıt bulabilme isteği olmalı... Mars’a indirilen aracın oradaki tepeyi aşıp gerisinde büyüleyici keşifler yapmasını istediler. Hepsi bu...”

Kısa bir senaryo taslağı hazırlayan Jacobson’un ilk işi NASA yetkilileriyle bağlantı kurmak oldu. Herşeyden önce gelecekteki uzay programıyla ilgili insanlarla tanışmayı ve Mars’a bir insanın hangi koşullarda gönderilebileceğini öğrenmesi gerekiyordu. Bu sürecin son derece öğretici bir süreç olduğunu vurgulayan Jacobson şöyle konuşuyor:

“ Bu filmin senaryo yazım ve film yapım sürecinin en önemli özelliği, içeriğindeki herşeyin NASA’daki bilgilere olabildiğince uygun olmasıydı. Sonuçta bir bilimkurgu çalışması olabilir ama astronotların yaşadığı herşeyi tam ve doğru bir biçimde vermemiz gerekiyordu. Senaryonun temelinde Mars’a insanlı uçuş konusunda NASA’nın teorileri yer aldı. Zaten onlar da bu proje karşısında heyecan duyarak uzay programı tesislerinin farklı bölgelerine girebilmemiz ve farklı insanlarla tanışabilmemiz için her türlü kolaylığı sağladılar.”

NASA’yla gerekli bağlantıların yapılmasının ardından sıra “Görev: Mars”ın yönetmeninin belirlenmesine geldi. Jacobson’un aklında tek bir isim vardı ve o da Brian De Palma’dan başkası değildi.

Üniversite öğrenimini fizik dalında yaptığı halde sonradan sinema üzerinde yoğunlaşan ünlü yönetmen, sibernetik alanında gerçekleştirdiği projeleriyle Amerikan Ulusal Bilim Fuarı’na üç kez katılmış ve bunların ikisinde ödül sahibi olmuştu. Jacobson’un yolladığı senaryo taslağını bir gecede okuyup bitiren De Palma, böyle bir filmi yönetmeyi kabul ettiğini hemen ertesi sabah bildirdi. Sonrasını tam bir bilim aşığı olarak bilinen De Palma’nın kendisinden dinleyelim:

“ Gezegenleri keşfe devam etmek istiyorsak uzayda olmalıyız. ”

“Bu filmin Mars’a insanlı uçuşların bir an önce başlatılması sürecine katkıda bulunacağına inanıyorum. Film üzerinde çalışırken uzay çalışmalarıyla ilgili birikimimi geliştirme fırsatı da buldum. Bilimkurgu kitapları okumaya başladığım ilk günlerden beri güneş sistemimizdeki diğer gezegenlerin keşfi konusu beni daima büyülemiştir.

Son yirmi yıldır böyle konuların neredeyse unutulmuş olması bence bir trajedi.. Bir kere yola çıkılmışken, insanoğlunun keşfetmeye ilgili yönünün son yıllarda tek edilmiş olması üzücü... Gezegenleri keşfe devam etmek istiyorsak uzayda olmalıyız. Mars ise bu gezegenlerin ilki ve bize en yakın olanı. Oraya gidebiliriz.”

" Görev: Mars "ın konusunun geçtiği yıl olarak 2020'nin belirlenmesinin de bir sebebi var. Bu tarihin Mars'a ilk insanın ayak basacağı yıl olarak öngörüldüğünün altını çizen ünlü yönetmen sözlerini şöyle sürdürüyor:

Sonraki

   
Vizyondakiler
   
Gelecek Program
   
Salonlar

 


 

| ANA SAYFA | Vizyondakiler | Pek Yakında | Sinema Salonları | Haberler |
| Film Arşivi | Ünlüler Arşivi |Forum |
Copyright 2002 - On-Net A.Ş. | Bigglook
cinema@bigglook.com