| 7- Avrupa Futbol Şampiyonası öncesinde Türk Milli Takımı, hazırlık maçı yapmadığı için çok eleştirildi. Bu konuda düşünceleriniz nelerdir? Siz Milli Takım'a hazırlık maçı yaptıracak mısınız? |
Şartlara bakmak gerekir. Eğer yeni bir takım kuracaksanız, yeni oyuncular deneyecekseniz bunları göreceğiniz en iyi yer hazırlık maçlarıdır. Milli Takım antrenörlüğü daha farklıdır. Oyuncularla fazla beraber olamıyorsunuz. Ancak maçlarda izleyeceksiniz ya da diyalog kuracaksınız. Oysa kulüp antrenörlüğünde sürekli berabersiniz. Eğer kadronuz oturmuş ise sayın Mustafa Denizli, buna inanmıştır. Hazırlık maçına gerek görülmemiştir.
Bu görüşe saygı duyuyorum. Ama benim fikrim daha fazla hazırlık maçı yapmaktan yanadır. Hazırlık maçları için izin verilmesi de gerekli. Bizim 16 Ağustos'ta yapacağımız Bosna maçı da bu kategoridedir. Yılda 4-5 hazırlık maçı oynama şansınız var. Biz eğer mümkün olursa turnuvalar şeklinde maçlar yapmak istiyoruz. Amacımız hem oyuncunun uluslar arası deneyimini artırmak hem de maç tecrübesini artırmaktır. |
| 8- Türk Milli Takımı sizin forma giydiğiniz dönemlere göre oldukça büyük bir aşama kaydetti. O yıllarla günümüz arasında size gör hangi farklılıklar var? |
Bu durum sadece bizimle alakalı değil, Avrupa ve dünya futbolunda da büyük değişimler var. Eskiden ekonomik açıdan geri kalmış ülkeler ile Avrupa ülkelerinin futbolu arasında büyük farklılıklar vardı. Artık bu mesafe hızla kapandı. Afrika ve İskandinav ülkeleri için de kapandı. Bugün Almanya ve İngiltere futbolda bocalama döneminde. Bunun nedenleri çok çeşitli. Ama bence artık gençlerin hobileri değişti. Eskiden futbol ile uğraşan gençlik şimdi futbolu zahmet olarak görüyor. Kampları, idmanları göze alamıyor. Bunun yerine de tenis gibi bireysel sporları tercih ediyor.
Tesisleşme açısından da büyük gelişmeler var Türkiye'de. Önceden herkes başkasının işine karışırdı. Şimdi herkes işini öğrendi. Çim sahalar yeterli olmamakla birlikte çoğaldı. Özellikli altyapıda çim saha sorunu var. Sonra jenerasyon uyumu da önemli. Bizde şu anda bu uyum var. Bizim dönemimizde futbol oynayan Fatih, Erdoğan, Samet şu an teknik direktörlük yapıyor. Geçmişte de çok yetenekli futbolcularımız vardı ama hayata ve kendilerine bakış açıları farklıydı. Sadece maçını oynayıp gerisine "boşver" diyordu. Ekonomik olarak karşılığını da alamıyordu. Şimdikiler hem kendisini düşünüyor. ailesini düşünüyor, hem toplumu düşünüyor, karşılıklı iletişimi var. Halkına da sorumluluk taşıyor. Geçmişte "Ben kendi işimi yaparım" diyor ve çekip gidiyordu. Medyanın ilgisi de büyük boyutlara ulaştı. Teknik adamlar da değişti. Alman bir antrenör Türkiye'ye gelmek için can atıyor. |
|
|
| Ekonomik olarak da avantajlı. Avrupa'da 200-300 mark maş alan bir kimse Türkiye'ye gelmek istiyor. Çünkü kendi memleketinde bu kadar kazanması imkansız. Eskiden bir teknik adam antrenör bildiği zaman çok büyük adam sayılıyordu ama şimdi yönetici de antreman biliyor. Artık her kademeye ayrı bir kişi bakıyor. Beslenme olsun, teknik ekipman olsun. Geçmiş senelerde bunları sadece bir iki kişi yapabiliyordu. Malzeme derseniz eskiden bazen Milli Takım'a malzemeleri kendiniz getiriyordunuz. Şimdi malzeme giymenin karşılığında oyuncu para alıyor. Bunlar futbolun değil, şartların değişimi ile oluşan şeylerdir. Futbol da mantalite olarak değişti, futbolcu da bu değişime ayak uydurmak zorunda. |
| 9- Geçmiş yıllarda galibiyetlere prim veriliyor muydu? |
Bazen prim verilirdi ama çok düşük miktarlarda primler veriliyordu. Ama artık anlayış değişti. Ben çok tartışmalara yol açan son prim olayını da futbolcularla görüştüm. Orada bir yanlış anlaşılma var. Prosedür belli, ama rakamlar çok fazla gündeme getirildi. Prim vermek federasyonunun inisiyatifinde. Prim sözü verilmişse zamanındı verilmelidir. Sanıyorum tarihte bir gecikme olmuş. Bunun için de fazla gündemde kaldı. |
| 10- Milli Takım Teknik Direktörü olarak yeni sezondan neler bekliyorsunuz? Size göre en iyi transferi kim yaptı? Dört büyüklerin dışında şampiyonluk yarışına katılabilecek bir takım görebiliyor musunuz? |
Hayır göremiyorum. Ekonomik şartlar çok önemli. Büyük kulüpler ekonomik yönden her zaman daha avantajlıdır. Yetiştiğiniz futbolcuyu ekonomik gücünüz yeterli olmadığı için elinizde tutamıyorsunuz. Bunun dışında bazı faktörler de etkili oluyor. Ama en önemlisi ekonomik açıdan güçlü olabilmektir. Belki geçen seneki gibi Gaziantepspor zorlayabilir, belki Gençlerbirliği olabilir. Medya ilişkileri önemli, hakem ilişkileri, federasyon ile olan diyaloglar... Bunların hepsi gerekli, üç büyükleri avantajlı kılan da bu faktörlerdir.
Rekabetin yaşandığı bir lig olmasını diliyorum. Kimin şampiyon olacağı beni pek ilgilendirmiyor. Türk futbolcularının çok iyi oynamasını istiyorum. Oynanan futbolun kalitesi de benim için çok önemli. Maç isterse 0-0 bitsin ama güzel futbol sergilensin, önemli olan bu. Transfer konusuna gelince bence önemli olan pahalı değil yararlı transfer yapılmasıdır. Bence gerekli olan transfer yapılmasında yarar var. Fenerbahçe'nin Kennet Andersson'u almasında bunu görüyorum. İhtiyaçları olan tipte bir santrfor aldılar. |
|
|
|