23.10.2017   
þehir rehberi
 
kültür-sanat
Konserler
Etkinlikler
Tiyatrolar
Opera&Bale
Sergiler
Kurslar
yeme-içme
Gözde Mekanlar
Kahvaltý-Brunch
Balýk Mekanlarý
Gece Rehberi
Restoran Arama
Cafe-Bar Arama
Yemek Tarifleri
gezi
Boðaz Tekne Turlarý
Yakýn Ýstanbul
Semtler
Eski Ýstanbul
Konaklama
hobi&spor
Spor
Yüzme Havuzlarý
Yaz Okullarý
Boðaziçi Hayvanat Bahçesi
röportaj
Murat Makar
Yüksek Sadakat
Ayþenur Yazýcý
Hüseyin Köroðlu
Tuncay Takmaz
Dervis Zaim
Ömer Albayrak
Çelik Gülersoy
Mehmet Ali
Bulutsuzluk Özlemi
Ceyhun Yýlmaz
Yusuf Ahmet Kulca
Baþaran Ulusoy
Mario Levi
Sunay Akýn
Tüm liste...
alýþveriþ
Alýþveriþ Merkezleri


Ekranların başarılı ismi Ayşenur Yazıcı, kadınları aşağılayan programların çok izlenmesinden şikayetçi...

‘Bazı kadınları anlamıyorum’

25 senedir nitelikli işlere imza atan, kadınların ve insanımızın sorunlarının işlendiği programlar yapan Ayşenur Yazıcı, ‘Ben reytinge inanmam, temiz kalıp güven kazanmak daha önemli’ diyor...

Özel televizyonlarla tanışmamızın üzerinden neredeyse 20 sene geçti. Magic Box ile başlayan macerada bugün onlarca ulusal kanal, yüzlerce de yerel kanal var. Ancak bu kadar renkliliğin, çok sesliliğin yaratıcısı olan TV’lerde düzgün, kaliteli program sayısı ne yazık ki çok çok az. Medyada 25 seneyi geride bırakan ekranların en tanıdık yüzlerinden Ayşenur Yazıcı, şimdilerde TRT1’de öğle sonrası kuşağında ‘Ademler ve Havvalar’ programı ile bizim insanımızı ele alıyor. Bugüne dek nitelikli programlara imza atan, sürekli olarak üreten, yazdığı kitaplarla da beğeni toplayan Yazıcı, medyanın bugün içinde bulunduğu noktadan şikayetçi ama gelecek ile ilgili umut dolu. İnsanımıza yaptığı programlarla ‘siz değerlisiniz’ sözcüğünü hatırlatan Ayşenur Yazıcı, içten ve sıcak sohbeti ile sayfalarımıza konuk oldu...

- TRT1’de yaptığınız ‘Ademler Havvalar’ programı ile ilgili bilgi verebilir misiniz ? Bu programda neleri amaçlıyorsunuz?

Programda kadın-erkek ilişkilerinin temel alınıyor ama ekran önündeki her Adem ve Havva kişinin günlük hayatta daraldığı konulara çözüm önerileri getiriliyor.Yani bu program bir nevî psikoterapi gibi. Günlük hayatımızı ilgilendiren her türlü aktüel konu ve olaylar kadın-erkek bakış açısından ele alınıyor. İzleyici de bir psikiyatriste danışmış kadar sağaltılıyor, birey olarak önemsendiği bir topluma ait olduğunun farkına varıp pozitif düşüncelere yer açıyor…

Konu aktüel olaylardan yola çıkarak belirleniyor. Psikiyatristimiz Göksel Bayam vasıtasıyla belirlenen bir “akıl haritası” yöntemiyle işleniyor. Giriş-gelişme-sonuç mantığıyla tartışmayı yürütüyoruz. Türkiye’de ruhsal sıkıntılarla boğuşan kesim hızla karamsarlıkla boğuşurken hayata bakışlarına farklı bir açı getiriyoruz..Kadın-erkek düşünce yapısından kaynaklanan farkları sergiliyoruz, karşılıklı iletişim ve uzlaşma yolunda da adımlar gösteriyoruz. Tahammül sınırlarımız nerede başlayıp nasıl bitmeli? Bizi üzen birine karşı tavırlarımız nasıl olmalı? Beklentilerimizin sınırlarını nasıl belirlemeliyiz? Yardım aradığımızda kimleri seçebiliriz? Problemlerle baş etme yetimizi nasıl geliştirebiliriz gibi hepimizin hayatında temel sorunları alıp inceleyip yol haritası gösteriyoruz.. Toplumun %30’u depresyonda denilen bir dönemde bu program gerçek bir on-line terapi!

2) Programınıza konukları davet ederken hangi özelliklerini dikkate alıyorsunuz? Programla ilgili halkımızdan nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Toplumda sadece “ünlü” değil, değerli ve yaşam şekilleri, sanata bakışları ve örnek duruşları(dirençleriyle) sağlam konuklarımız oluyor. Magazin programlarında sadece dedikodu yaparak sanatçı kimliğini diri tutmaya çalışan insanlar konuğumuz değil… Zaten onların toplumun öz sorunlarından haberdar olmasını ummuyorum ve sosyal hayata dair söyleyecek sözleri de olamayacaktır…Konuklarım değerli insanlar.! Halkın gerçekten örnek gördüğü kimlikler.

Tepkiler mi?

İleti kutuma profesörlerden, öğretmenlerden eve çakılı kalmış kadınlardan, gazetecilerden çok olumlu tepkiler geliyor. Bu, TV içinde doğru bir şeyler yapma adına 25 yılını vermiş birine en güzel ödüldür. Hep şunu tekrar ediyorum: “Ben sizin hayatınız daha iyi olsun diye, sizin hisleriniz hakkınızda konuşmak için buradayım… Siz değerli olduğunuzun farkında olun diye konuşuyoruz. Televizyonu başkalarının hayatlarını görmek için değil kendi hayatınız daha sorunsuz olsun diye seyredin” ‘Kolay program ucuzdur’

Ayşenur Yazıcı
Röportaj :Ahmet Gülen

Bu röportaj : 11.10.2006 tarihinde yapılmıştır

 

  röportaj  

Ayşenur Yazıcı >
Kelime:
 
 
Ekim 2017
 
Pzr
Pts
Sal
Çrs
Prs
Cum
Cts
 1
 2
 3
 4
 5
 6
 7
 8
 9
 10
 11
 12
 13
 14
 15
 16
 17
 18
 19
 20
 21
 22
 23
 24
 25
 26
 27
 28
 29
 30
 31
    
       
Tarihi seç, etkinliği gör!..