Röportaj - Derviş Zaim
 biggfootball  biggshop
   
şehir rehberi
 
kültür-sanat
Konserler
Etkinlikler
Sinemalar
Tiyatrolar
Opera&Bale
Sergiler
Fuarlar
Kurslar
yeme-içme
En İyiler
Gözde Mekanlar
Kahvaltı-Brunch
Balık Mekanları
Gece Rehberi
Restoran Arama
Cafe-Bar Arama
gezi
Boğaz Tekne Turları
Yakın İstanbul
Semtler
Eski İstanbul
Konaklama
hobi&spor
Spor Merkezleri
Spor
Yüzme Havuzları
Yaz Okulları
Boğaziçi Hayvanat Bahçesi
röportaj
Yüksek Sadakat
Ayşenur Yazıcı
Hüseyin Köroğlu
Tuncay Takmaz
Dervis Zaim
Ömer Albayrak
Çelik Gülersoy
Bulutsuzluk Özlemi
Mario Levi
Sunay Akın
Sultana
Tüm liste...
alışveriş
Haberler
Alışveriş Merkezleri

Filmlerini izlemekten keyif aldığınız yönetmenler kimler?

Soruyu şöyle ortaya koymak lazım sanıyorum. Hangi yönetmenlerin beni hangi dönemlerde nasıl etkilediğini açığa çıkarmak gerekiyor. Benim için asıl önemli olan bu. 15-20 sene önce size birkaç isim sayabilirdim ama o zaman beni etkileyen insanların şimdi artık o kadar etkili olmadığını düşünüyorum, yani olmazsa olmaz değiller benim için.

Peki bir yönetmen olarak değil de bir sinema izleyicisi olarak cevaplasanız soruyu?

Mesela Bunuel'i daha fazla izlemeye başladım son zamanlarda.. Yani Bunuel'i daha ön plana koyabiliyorum. 20 sene önce Tarkovski'nin çok önemli olduğunu söylüyordum. Tarkovski hala daha çok önemli bir sinemacıdır, onu seyretmekten keyif alıyorum ama şimdi Tarkovski'nin yanına hatta biraz daha öne Bunuel'i koyardım..

"Ares Harikalar Diyarı'nda" diye de bir romanınız var? Çıkış tarihi nedir onun?

1992'de, Yunus Nadi Roman Armağanı'nı aldı, 1995'te yayınlandı.. Bir sonraki yıl "Tabutta Rövaşata"yı yazmaya ve yapmaya başlamıştım..

Evet, tam burada şunu sormak istiyorum. Nasıl bir karardı romandan sinemaya geçmek? Şunun için soruyorum bunu, film çekmek çok zor bir iş, sizin dışınızda onlarca öğenin bir araya gelmesi gerekiyor, oysa romanda ortada sadece siz varsınız ve boş kağıtlar..

Şimdi roman başka bir tarafıma hitap ediyordu o aralar. Gene de roman yazmak isterim. Sinemada ifade edemediğim şeyleri romanda yaptığımı düşünüyorum. "Ares Harikalar Diyarında" aynı zamanda kitap dediğimiz roman dediğimiz şeyin sınırlarıyla ilgilenen bir yapıttı. Sınırlar nerde başlar nerde biter, karakterler nerde erir, böyle bir şey çizilebilir mi?vs. gibi sorularla kitap formu içerisinde uğraşmak o zamanlar benim zevk aldığım ve önemsediğim bir şeydi. Sinema başka bir şey tabi ki. "Tabutta Rövaşata"yı roman formunda yazabilir miydim, yazabilirdim tabi ki, ama istediğim gibi olmazdı, onu sinemayla ifade etmek gerektiğine inandığım için filmini çektim. Demek ki 10 yıl boyunca kendimde roman yazacak motivasyonu bulamamışım ki roman yazmamışım ama bu ileride yazmayacağım anlamına gelmez..

Var mı peki taslaklar, fikirler?

Var tabi, çekmecede duruyor.


1 2 3 4
:4...>