|
Son dönemlerde yazdığınız kitaplarla da gündeme
geldiniz. Sizce Türk insanına TV’den ulaşmak mı
daha cazip yoksa kitaplar ile ulaşmak mı daha
doğru?
Dergilerde makaleler ve testlerle, gazete köşe
yazarlığında 17 yıllık kilometrem var. Son beş
yıla da 5 kitap sığdırdım. Roman ve denemelerim
sanırım haberde geçen yılların insan adına bıraktığı
tortulardan oluştu. Kitapları bizim toplumumuzun
hayatına bir “hayal kurma makinesi” olarak sokabilmemiz
için bunun tadını almış olması gerek.
TV de kahramanları etli canlı (görsel) sunulan
hikâyeler, daha kolay sindirilen, okuyucunun hayal
dünyasını hiç kullanmasına gerek kalmadan hazır
sunulan hayaller olduğundan; kitap okumaktan daha
kolay… Ama kitapta sizin hayal hanenizin çalışmasıyla
kahramanlar giyinir, şekillenir ortamı beyniniz
yaratır. Bunun tadı TV de sinemada yoktur…Hepsi
farklı tatlarda öyküyle tanışma şeklidir…
TV den tabii ki daha rahat ulaşılıyor hikâye bekleyene…
Müzikle yakından ilgilendiğinizi de biliyoruz.
Bugünlerde en çok dinlediğiniz şarkıcılar hangileri?
Müzik sadece salon köşesinde bekleyen gitarımın
içerisinde kaldı. Radyolarda çalanlarla pek ilgilendiğimi
söyleyemeyeceğim.
Gitgide daha az şarkı beğenir oldu kulağım. Müzik
zevkim “bugün”e yahut “dün”e göre değişik değil.
Klasik Türk popçularını hala çok severek dinlerim.
Türkülere bayılırım. Erkin Koray’ı, Edith Piaf’ı,
Barış Manço’yu, Elvis’i, Ajda’yı, Beatles’ı, Nilüferi,
yıllardır aynı sevgiyle dinlerim. Klasik müzik
ruhumu onarmaya yarayan en güzel merhem benim
için. Kulağımı kirletmemeye kararlıyım galiba…
Sadık bir dinleyiciyim.
‘Elvis
gibisi gelmedi’
İnternet siteniz www.aysenuryazici.com da Elvis
Presley ile ilgili bir yazınını okuduk. Elvis
ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Elvis
13 yaşımdan beri hayranı olduğum bir şarkıcıydı.
Hala da öyle! Odamda posteri olan tek idoldü.
Sadece sesi değil, sanırım sahnedeki duruşu ve
küçük basamaklardan sabırla çıkarak ve hak ederek
bir tahta oturuşuydu ona beni hayran kılan. Hala
onun tahtına bir aday bile olmaması ne enteresan…
Eskiye özlem duyuyor musunuz? Geçmişle ilgili
bugün en çok neleri özlüyorsunuz?
Çocukluğumdaki,
her sorumluluğu ana-babanın üstlendiği dönemlerdeki
huzur ve sevinçli yaşam şeklini özlediğim oluyor.
Hayat biz büyüdükçe sırtımıza daha ağır sorumluluklar
yüklüyor ve ben ebedî sandığım “nankörlerle karşılaşmama”
şansımın gitgide yerini bencil insanlarla yaşama
riskine bırakmasından çok üzgünüm.
Bayram sabahlarındaki şerbet kokulu telaşları,
sahurlarda kuzinenin üzerinden yayılan yanık ekmek
kokusunu, savaş haberinin olmadığı radyomu, babamın
banyoda bıraktığı tıraş losyonunun izinin verdiği
“güvendeyim” duygusunu özlüyorum.
Günümüzün en hızlı iletişim aracı olan internet
sizin için ne ifade ediyor? İnternette en çok
hangi siteleri ziyaret ediyorsunuz?
İnternet
benim için bilmediğimi en detaylı bulduğum el
altında bir kütüphane demek.
Google en yakın dostum… www.antoloji.com , www.medya24.com,
www.astrologyanalyst.com ,www.birmilyon.com en
çok girdiğim adresler.
İnsanlara gerek programlarınız, gerek kitaplarınız
ve diğer çalışmalarınızla ilgili vermek istediğiniz
en önemli mesaj nedir?
İnsanlara mesaj vermek gibi bir misyonum olduğunu
sanmıyorum. En azından daha çeyrek asırlık bir
yaşamla gereksiz olur…
Ama hatırlatmak istediğiniz bir şey var mı derseniz,
var.
Ne kadar değerli olduklarını, her birinin tek
başına, başlı başına bir mucize olduklarını unutmadan,
ömürlerini harcamadan yaşamalarını hatırlamalarını
isterim.
Sizi incitenleri hayatınızda tutmayın.
Zaman en büyük öğretmendir ama ne yazık ki tüm
öğrencilerini öldürür… Arkanızda iyi şeyler bırakmak
için yaşayın. İyi bir kitap,iyi yetişmiş bir evlat,
iyi bir iz, torunlara iyi bir yaşam hikayesi…
Ayşenur
YAZICI
Röportaj: Ahmet GÜLEN
|