|
P.
A: Sizce İstanbul'un
gizli kalmış turizm yönleri nelerdir?
B.
U: Kültür, mutfak, el sanatları,
denizi ve eğlencesi. Bunlar tamamlanabildikten sonra İstanbul gibi şehir yok dünyada.
P.
A: İ. B. B'nin " miniaturk
" projesi konusunda neler düşünüyorsunuz?
B.
U: Evet proje var elimde. Projeyi
destekliyorum ama oradaki eserlerin yalnızca Türk ve Osmanlı medeniyetlerine ait
olmaması lazım, tüm medeniyetleri içermesi, Roma ve Bizans'ı içine alması lazım.
P.
A: İstanbul'u, Türkiye'yi neden
yeterince tanıtamıyoruz?
TÜRSAB olarak bu yönde ne gibi çalışmalarınız sözkonusu?
B.
U: Para işi çünkü. Bütçe işi. Ben
haritalar bastırtdım. Rusça, İtalyanca, Fransızca, Almanca, İngilizce. Bu haritaları
bastırmak bile para işi. Bunlar bize 250 milyon dolara maloldu. Dolayısıyla kolay
değil tanıtım. Bakanlık yoluyla çalışma yapılması lazım.
P.
A: Son zamanlarda TÜRSAB ile
basında çıkan bazı eleştiriler var ? Bu konudaki yorumlarınızı alabilir miyiz?
B.
U: Bizimle alakası yoktur. Yapılan
yanlı bir yayındır. Bir müessesenin, burası ile iş yapan bir yerin otel, guide
ve fuar işini kestik. 1'e 10 misli para kazanıyoruz başka bir firmadan. Burası
bir kamu kuruluşudur. Denetime tabidir.
Dönemimde yurtdışından bir kuruş para alınmamıştır. Eylül'de alınan para da şartlı
bağış olarak bankada durmaktadır. Onun dışında da hiçbirşey yoktur. Ben yayını
yapan STAR gazetesine bir şey demek istemiyorum . Zaten onları bilen biliyor.
Şimdi ben böyle bir yanlışlığı yapacak bir başkan değilim. Bizi hedef seçtiler.
Haberi yazan hanımefendi buradan kovulan basın müşavirinin akrabasıdır. TÜRSAB
bunları aşmıştır. 20 ayda hiçbir gazetede TÜRSAB aleyhine bir yazı çıkmamıştır,
bir tek onlardan çıktı; o da böyle bir akrabalık ilişkisinden dolayı.
|