|
Düşlediğiniz
İstanbul'u anlatır mısınız?
İstanbul'un bir kere bu korkunç kamyon
trafiğinin, trağin hallolmuş olmasını isterdim. Eski binaların
onarılmış ve renklendirilmiş olmasını isterdim.Bir de çağdaş
yönetimler tarafından yönetilmesini ve kültür sanat ağırlığının
artmasını isterdim. Çünkü kafelerin, lokantaların caddeye
masa koyması bile engelleniyor. Beyoğlu'nda caddelere yayılmaları,
yemek yemeleri, içki içmeleri, hoş karşılanmıyor. Kitapçılar
vardı onları da kaldırdılar.
Daha renkli bir şehir olmasını isterdim İstanbul'un . Buraya
Güney Amerikalı müzisyenler gelmişti geçen sene. Beyoğlu'nda
gördüm biraz müzik yapmaya başlandı. Halk hemen toplandı,
polis hemen aldı, götürdü. Bu da Avrupa'nın bütün şehirlerinde
böyle bir renk var. Ne kadar güzel başka ülkelerden çok uzak
yerlerden gelmiş insanlar kendi müziklerini çalıyorlar. İstanbul
bizim dışımızdaki insanların gözünde de bir dünya kenti üstelik.
Kötü yönetilmesine ve bir çare bulunamamasına rağmen bilhassa
eski binaların çok güzel onarılması lazım.Kültür ve sanat
şehri haline getirilmesi lazım. Zaten endüstri, sanayi, ekonomi
tarafı var.Gökdelenleri var. Gökkafesi var. Yasa dışı yollar,
yasalar zorlanarak yapılmış bir bina... Şehre baktığımız zaman
karşı tarafta bize bu şehir hakkında buradaki egemenlik kimin
acaba diye bir soru işareti yaratıyor. Bir imparatorluktan
kalma bir ülkenin imparatorluğun başkentine herkese ait olması
gereken bir yere, o kişisel bir binayı o kadar cüretkar, şehrin
üstüne basarmış gibi koymak... Bilhassa Üsküdar'dan baktığımızda
çok kötü gözüküyor. Az gelişmiş bir ülke para babaları tarafından
yönetiliyor hissini yaratıyor.
İnternetle aranız nasıl ?İnternette sizin de siteniz var!..
Bu siteyi (www.bulutsuzluk.com)
yeterince canlı hale getiremedik ama o da bizim grubu severek
dinleyen bir arkadaşımız tarafından kuruldu . Murat arkadaşımız.İşte
oraya e-mail'ler geliyor onları cevaplandırıyoruz.Yeni bilgiler
olursa oraya aktarıyoruz.Ben bunun önemli olduğunu geçen gün
bir internet şirketinin birinde chat yaptık. Canlı chat; bir
anda vakit yetmedi gelen sorulara . Cevap vermekten bende
şaşırdım, bayağı bir ilgilisi var diye düşünüyorum.
Son
olarak eklemek istediğiniz birşeyler varmı?
Bizi
dinleyen insanlarla bu müzik paylaşımını sürdürmeyi umuyoruz.
Hem kendimiz hem onlar için gücümüzün yettiği kalite çizgisinde
ürünler üreteceğiz. Belki bizi dinleyen insanların da yaşamlarında
ihtiyaç duydukları tarif edEmedikleri bir boşluk varsa onu
doldurabiliriz. Belki kalıcı olabiliriz, bu da bizi mutlu
eder. Biz öldükten sonra şarkılarımız rafta durur arada sırada
işte 1990lar'da 2000ler' de falan bak böyle bir grup varmış
deyip de yüzyıl sonra Dede Efendi dinledikleri gibi dinlerlerse
çok mutlu oluruz.
Bulutsuzluk Özlemi adına Nejat Yavaşoğulları'na teşekkürlerimizle!..
Röportaj
ve fotoğraflar: Pelin
Ayan
|