Istanbul - Röportaj - Sultana
 biggfootball  biggshop
   
şehir rehberi
 
kültür-sanat
Konserler
Etkinlikler
Sinemalar
Tiyatrolar
Opera&Bale
Sergiler
Fuarlar
Kurslar
yeme-içme
En İyiler
Gözde Mekanlar
Kahvaltı-Brunch
Balık Mekanları
Gece Rehberi
Restoran Arama
Cafe-Bar Arama
gezi
Boğaz Tekne Turları
Yakın İstanbul
Semtler
Eski İstanbul
Konaklama
hobi&spor
Spor Merkezleri
Spor
Yüzme Havuzları
Yaz Okulları
Boğaziçi Hayvanat Bahçesi
röportaj
Murat Makar
Yüksek Sadakat
Ayşenur Yazıcı
Hüseyin Köroğlu
Tuncay Takmaz
Dervis Zaim
Ömer Albayrak
Çelik Gülersoy
Mehmet Ali
Bulutsuzluk Özlemi
Ceyhun Yılmaz
Yusuf Ahmet Kulca
Başaran Ulusoy
Mario Levi
Sunay Akın
Tüm liste...
alışveriş
Haberler
Alışveriş Merkezleri
<..4
1 2 3 4 5

Yemek yapmayı çok severim.

Yemek yapmayı çok seviyorum. O da İstanbul gibi işte, yani her çeşit kültürden yemekler. Birazcık Fransız mutfağı, birazcık Osmanlı-Türk mutfağı, birazcık babaannesinden Mario'nun öğrendiği yemekler vardır. Örneğin pırasa köftesi gibi, ıspanaklı kuru fasulye gibi. Müthiş bir evliliktir; ıspanaklı kuru fasülye, nefistir yani bilen bilir. Birazcık zahmetli bir iştir zaman alır ama olsun. Tabii birinin bana yardımcı olması gerekir bu konuda. Ispanağı yıkayacak, temizleyecek biri lazım.

Türkiye dikey bir ülke!..

Türkiye'nin gerçek tanıtım eksiği var. Herkes el birliği ile Türkiye turizmini kalkındırmalı. Çok zengin bir kültür mirası üzerine oturuyoruz. Bugüne kadar farklı kültürlerin barındığı, hayat bulduğu ve ne yazık ki zaman zaman da yok edildiği bir ülkede yaşıyoruz. Bu kültürlerin bize kazandırdığı bir coğrafya, bir duygu zenginliği var. Arayışımız bence burada olmalı.

Dikey bir ülke Türkiye; şehirler şehirler üstüne kurulu. Bizim metrelerce altımızda başka uygarlıklar yatıyor. İşte bu uygarlıklara inandığımızı, bu uygarlıkları paylaşmak istediğimizi, bu uygarlıklara insanları çağırdığımızı ve bu insanların da dünyayı kucaklamaya hazır olduğunu anlatmamız gerekiyor. Tabii bunları anlatmakla bitmez; aynı zamanda somut şeyler de yapmak lazım.

80 yılda Türkiye'nin tek bir dünya markası var mı?

Ben yaklaşık 80 yıllık bir Cumhuriyet tarihimiz var. Bu 80 yılda Türkiye'nin tek bir dünya markası var mı? Sadece bugün "İstanbul zilleri" olarak bilinen davul zilleri Ziljiyan. Dünyaca ünlü bir marka, ama bunu pek az kişi biliyor.Türkiye'nin tek dünya markası odur bence. Üzülerek söyleyeceğim bir örnek daha var; Galatasaray. Çünkü Fenerbahçeliyim : ) Galatasaray futbol takımı, Türkiye'nin sesini Avrupa'ya duyurmada çok önemli bir iş yaptı. Sezar'ın hakkını Sezar'a verelim. İşte budur yapılması gereken. Dünya başarıları, hedefimiz bu olmalı. Biz kendimizle uğraşmaktan vazgeçip artık dünyaya doğru gitmeliyiz. Ben kendimi bir Türk yazarı olarak da dünyaya duyurmak istiyorum. Bunun anahtarlarını henüz keşfedebilmiş değilim ama benim böyle bir özlemim var. Önemli olan biraz da bu; hayal etmek.

Kıyısından denize girebileceğim bir İstanbul!..

Düşlediğim İstanbul, sorunları her geçen gün biraz daha çok çözebilen bir şehir; daha rahat yaşanabilen bir şehir. Ben İstanbul'un denizini çok özledim. Çocukluğumda kıyısından girdiğimiz denizi çok özledim. Biraz bir hayal gibi belki ama benim hala düşlerimde yaşayan ve düşlediğim İstanbul için ilk aklıma gelen bu. Kıyısından yeniden denize girebileceğim bir İstanbul. Zor belki ama bunun önemli olduğunu inanıyorum.

Mario Levi'ye teşekkürlerimizle...


Röportaj ve Fotoğraflar : Pelin Ayan

1 2 3 4 5