|
Ben
gerçek İstanbul'da büyüdüm.
Şimdi İkinci Bahar'la çok gündemde bizim oralar. Samatya Davutpaşa, Kocamustafapaşa
benim doğup büyüdüğüm yerler. Zaten oralar benim çocukluğumda gerçek İstanbul'luların,
İstanbul'a göç etse bile en az 20-30 yıldır İstanbul'da yaşayanların oturduğu
bir semtti. Açıkçası artık bozuldu.
Ama hala Kocamustafapaşa'nın, Samatya'nın kendine has birçok şeyi var. Bana
birçok gencin yaşamadığı şeyleri yaşama imkanı verdi. Bana ben ilk içkimi Samatya'da
Küçük Paris Meyhanesi'nde içtim. Oralarda sarhoş olduk. Evimize yakın olduğu için
sarhoş sarhoş, düşe kalka evimize geldik.
Sahilimiz, denizimiz vardı. Bizim en ufak lodosta burnumuza hep deniz kokusu
gelirdi. Balıkla büyüdük. Belki Boğaz çocuğu değiliz ama inanıyorum ki ben gerçek
İstanbul'da büyüdüm.
Trafik, yol durumu, emniyet şeridi benden sorulur.
Aklı selim düşünen her insanın yapması gereken şey tepki vermek. Sen şimdi dura
kalka kendi yolunda gidiyorsun. Emniyet şeridi çok acil durumlar ayrılmış bir
yer. Bir ambulans, polis geçsin, bir hastası olan geçsin diye. Sen orada sıranı
beklerken, oradan bir gerizekalı- kendini senden daha zeki zanneden bir adam-
senin hakkını çiğneyerek oradan geçiyor. Buna her aklı başında insanın sinirlenip
tepki vermesi lazım.
Ben bu işe bireysel olarak başladım. 93 yılında 97 yılına kadar arabam yoktu.
Otobüslerle gitttim geldim; otobüslerle giderken de sinirleniyor insan . Sen otobüste
ayaktasın; tıklım tıklım otobüs, sıkıntı içindesin ya da patlıyorsun arabanın
içinde. Ama bir bakıyorsun adam yanından vız diye gidiyor. Niye gidiyorki? O da
benim gibi beklesin. Ondan sonra araba sahibi olunca daha da net hissetmeye başladım.
Birgün benim başıma bir olay geldi. Annem rahatsızlandı. Acilen hastaneye gitmem
lazım. Akşam trafiği ve o an emniyet şeridinden gitmek zorundasın. İşte o an lazım
oluyor. Ama emniyet şeridinden giden o gerizekalılar yüzünden ben yetişemedim.
Ben buna niye radyodan tepki vermiyeyim ki dedim. Benim gibi düşünen birçok insan
olduğunu gördüm.
Artık insanlar yolu ortalıyorlar, yol vermiyorlar. 154'e şu şu plakalı arabalar
emniyet şeridini ihlal ediyor diye ihbarlar gidiyormuş. Bu sevindirici tabi.
Ben
asla trafikte sıkışıp kalmam. İstediğim yere,
istediğim saatte giderim.
Ben asla trafikte sıkışıp kalmam. İstanbul'da istediğim yere, istediğim saatte
giderim. Özellikle Avrupa yakasını avucumun içi gibi bilirim. Kaçamak yollar nerede?
Ara sokakları; işte nereden gidersen daha çabuk gidersin? Nereden nereyi görürsün
? O da benim çok gezmemden kaynaklanıyor.
İstanbul'da trafik sorununu çözebilecek tek şey toplu taşıma!..
İstanbul'da trafik sorununu çözebilecek tek şey toplu taşımadır. İnsanlara tek
başınıza arabanızla köprüden geçmeyin demekle olacak birşey değil. Köprü yapmak,
tüp geçit yapmak çözüm değil. Onun içinden ne geçireceği önemli. Yol geçirirse
yine bir faydası olmayacak. Yine tıkanacak.Çünkü hergün yine 10 bin tane araç
trafiğe çıkıyor.
Metronun İstanbul'un bir ucundan diğer ucuna ve özellikle yerleşimin yoğun
olduğu bölgelerden geçmesi lazım.Çünkü metroyu yerleşim yerlerine götürülemiyor,
istimlak edilemiyor. Niye? Çünkü İstanbul'un her yerini mafya ele almış durumda.
Her haltın mafyası var.Dediğim gibi bence trafik olayını sadece toplu taşıma ancak
çözebilir.Ama ona da izin verilirse...
|