Istanbul - Röportaj - Nihat Sırdar
 biggfootball  biggshop
   
şehir rehberi
 
kültür-sanat
Ramazan Özel
Konserler
Etkinlikler
Sinemalar
Tiyatrolar
Opera&Bale
Sergiler
Fuarlar
Kurslar
yeme-içme
En İyiler
Gözde Mekanlar
Kahvaltı-Brunch
Balık Mekanları
Gece Rehberi
Restoran Arama
Cafe-Bar Arama
gezi
Boğaz Tekne Turları
Yakın İstanbul
Semtler
Eski İstanbul
Konaklama
hobi&spor
Spor Merkezleri
Spor
Yüzme Havuzları
Yaz Okulları
Boğaziçi Hayvanat Bahçesi
röportaj
Murat Makar
Yüksek Sadakat
Ayşenur Yazıcı
Hüseyin Köroğlu
Tuncay Takmaz
Dervis Zaim
Ömer Albayrak
Çelik Gülersoy
Mehmet Ali
Bulutsuzluk Özlemi
Ceyhun Yılmaz
Yusuf Ahmet Kulca
Başaran Ulusoy
Mario Levi
Sunay Akın
Tüm liste...
alışveriş
Haberler
Alışveriş Merkezleri
<..2



1 2 3

İstanbul'un her yeri özel.

Çiçek Pasajı'na çok giderim.Aksaray Vatan Caddesi'nde Urfalı'ların kebapçıları var. Oraya çok gidiyorum. Boğazı çok severim. Hisar'a zaman zaman gelirim. Tophane'ye nargile içmeye giderim. Samatya'yı çok severim. Orada sürekli gittiğimiz yerler var: Develi, Sapa, Antik Küçük Paris, Kuleli Meyhanesi.

Bir de kayalıklar...Cuma ve Cumartesi gecesi ben İstanbul'daysam ve önemli bir işim yoksa mutlaka arkadaşlarla beraber biralarımızı alıp yürüyerek sahile ineriz. İçeriz, şarkı -türkü söyleriz.

Bir de mahalle kahvesi var.

Orası işte çok güzel. Bir macera aslında. Kim neyi konuşuyor? İnsanlar nelerden bahsediyor? Orada çok net anlayabiliyorsun ve ben çok severim. Kahveye gidip oyun oynamak değil derdim. Arkadaşlarımla bir aradayım. Birbirimize bağırıyoruz, çağırıyoruz, küfür ediyoruz. Oyun oynarken o inanılmaz zevkli bir şey.

Kadınların da gittiği kahveler var ama öyle değil. Orası çok başka. Erkeklere özel bir mekan. Orada hiç birşeyin sınırı, sansürü yok. o kadar rahat, o kadar özgürsün ki!..
Kimse orada radyocu Nihat muamelesi yapmıyor. Kaldı ki onu da daha yeni öğrendiler. Ben 3 yıldır söylememiştim. Bir kaç kez kahvenin ismi geçti radyodan. O yüzden öğrendiler. Hayatta en keyif aldığım şeylerden bir tanesi orada olmak. Çünkü mutluyum.

Benim eğlence kültürüm başka.

İstanbul'un renkli gece hayatını bilirim. Hepsine en az bir kere gitmişliğim de vardır.
Ama sevmiyorum ben öyle kalabalık gürültülü müziğin olduğu, ayakta insanların sıkışıp durduğu ortamları. O benim eğlence kültürüm değil. Bana göre bir arkadaşın evinde oturalım; bir çilingir sofrası kuralım, beraber türkü söyleyelim. Bu çok daha keyifli. Çiçek Pasajı'na gitmek, bir balıkçıya Kumkapı'ya. Benim eğlence kültürüm o.

Gece kulüpleri işte dedikodudur bilmem ne ? Dedikodulu Meyhane ne demek? Oralarda meyhane kültürü yok Kuleli meyhanedir işte. Ben sizi götüreyim, görün meyhaneyi. Ben meyhaneyi severim ama dedikodulusunu değil. Dolayısıyla İstanbul'un gece hayatı çok fazla çekmiyor beni.

Ben İstanbul'da gece ne yaparım? Ya Samatya'ya gider içerim ya sinemaya giderim. Bu da Cuma Cumartesi günleri oluyor. Ama o günlerde de nişanlım Ankara'da olduğu için genelde onun yanındayım.Bir de Ben haberleri takip etmek durumundayım yine geç yatıyorum ama gece dışarı çıkmıyorum.Sonuçta çok da fazla bir gece hayatım olduğu söylenemez.

Sivrisinek'le rotalarımız keşişmez.

Sivrisinek... O çok karizmatik bir tip. O öyle yerlere, barlara marlara gider; ünlülerle takılır şarkıcılarla beraber olur. Sanatçı camiasında beni "Nihat'la Sivrisinek"teki Nihat olarak biliyorlar. "Nihat'la Curcuna"yı bilmezler. Şarkıcılar, gece hayatının içinde olanlar daha çok onu biliyorlar.Yani rotalarımız onunla asla kesişmez. İstanbul konusunda hem fikir değiliz onunla.

İstanbul'da birgün ....

Şimdi; sabah kahvaltısını Yeniköy'de Emek Cafe yumurtayla yapardık. Oradan çıkar Sirkeci'ye gelirdik. Vapura biner, Adalar'a giderdik. Büyükada'da deniz kıyısında birahaneler vardır. Orada oturur; midye, kalamar tava yer; bira içerdik. Oradaki kahvelerden birinde oturur sohbet ederdik, ikindi çayını orada içerdik. Akşam vapuruyla karşıya Avrupa yakasına dönerdik. Anadolu yakasında çok fazla bildiğim yer yok. Akşam Çiçek Pasajı'na gider ve eğlenirdik.

Düşlediğim İstanbul ....

Her insan iyi yaşamak ister. Ben de öyle yaşamak istiyorum. Benim düşlediğim İstanbul bu. Ben kendi içinde yaşadığım kentin her yönden güzel olmasını isterim. Ben şu karşıdaki evlerden birinde ( Kanlıca ) oturmak isterim. Salonunda oturayım önünden gemiler geçsin. Balkonuna çıktığım zaman denizi göreyim. İstanbul benim düşlediğim gibi olmayacak belki. Mutlaka çok kötü ve keşmekeş olacak gibi geliyor.

İnternet...

İnterneti mail alışverişi için kullanıyorum. Bir de son zamanlarda haber portalları falan var. Oralardan haberleri takip etmek için iyi oluyor. Zaman zaman takip etmem gereken siteler oluyor. Konuklarım geleceği zaman araştırma yapıyorum. Bankacılık işlemlerimde kullanıyorum. Bunun yanısıra uçak-otobüs rezervasyonu, alışveriş yaptığım da oluyor.

Bigglook

Bigglook güzel. Çok kolay bir kere. Mesela bak editörüsün diye söylemiyorum İstanbul hakkında herşey ulaşabiliyorum. Başarılı internet siteleri arasında. En azından benim favorilerim arasında olduğunu söyleyebilirim. Sık kullanılanlara ekledim bile.

Teşekkürler Nihat Sırdar,
yolun açık olsun...


Röportaj ve fotoğraflar: Pelin Ayan
1 2 3