|
İzmir’deki konserde bu işin piri diyebileceğimiz insanlarla aynı sahneyi paylaştın. O zamanki tepkiler nasıldı ?
Cemalletin Takuma ve Burhan Öçalan çok beğendiler. Ama işin en güzel tarafı, konserdeki seyirci muhteşemdi. O gün çok mutlu olmuştum. Çok güzel bir seyirci vardı. O yüzden İzmir’de bir konser vermeyi çok istiyorum.
Böyle agresif sözlerin yer aldığı bir albümü Türkiye’de çıkarmaktan endişe duymadın mı ?
Bu hip-hop zaten. Ayrıca Türkiye’deki üslup da agresif. Politikacılardan tutun da sokaktaki insana kadar herkes agresif.
Sultana agresif mi ?
Gerektiğinde olurum tabii ki ama normalde sakinimdir.
Ama şu anda karşımda oturan Sultana oldukça hanımefendi. Bir yanda bir hanımefendi diğer yanda da
“ Kuşu Kalkmaz ”...
Yani bir hanımefendi “ Kuşu Kalkmaz ” diyemez mi ? Ayrıca şarkılarımda agresiflik hissediliyor diye, benim de her gün birine çatan biri olmam gerekmiyor. Atletizm koşucusu sahada yüz metre koşar ama sokakta yürür. Ama tabii eğer birisi bana saygısızlık ederse tepki göstermekten geri kalmam. Hem herkesin içinde vardır bu. Sizin içinizde agresiflik yok mu ? Bazı konularda, o konuyla alakalı olarak bu ortaya çıkıyor. Ama normal hayatta agresif olduğumu düşünmüyorum.
Peki müziğin hep böyle agresif bir üslup
taşıyacak mı diye sorsam ?
Belki daha farklı olabilir. Mesela hep Orhan Gencebay’ın bir şarkısını hip-hop ile harmanlayarak söylemek istemişimdir. Neden olmasın ?
Satışlar nasıl ? Hedeflediğin kitleye ulaşabildin mi ?
Hedef kitleye ulaştı. Mesela geçen gün çok güzel bir şey oldu. Diyarbakır’dan genç bir kız bana mektup yazmış. Bu beni çok mutlu etti. Zaten albüm için ilk gelen sipariş, ilginçtir Tokat’tan geldi.
Türkiye’deki müzisyenler arasında yetenekli insanların olduğunu, ama çoğunun bakış açısının yetersiz olduğunu iddia ediyorsun ? Sultana’nın bakış açısı
nedir ?
Türkiye’de gerçekten çok beğendiğim müzisyenler var. Bilemiyorum ama sanırım plak şirketlerinin de bunda önemli bir payı var. Mesela Doublemoon ile çalışan müzisyenler, çok orijinal ve çok güzel işler çıkarıyor. Çünkü Doublemoon, müzisyeni kendi sanatında hür bırakıyor ve bence müziğin sanat olabilmesi için böyle bir şeyin yapılması gerekiyor. Ama diğer plak şirketlerine baktığınızda, hep tek tip örneklerin çıkarıldığını görüyorsunuz. Plak şirketleri kısıtlayıcı bir unsur, bu da yaratıcılığı köreltiyor. Hep aynı tarz müzikler ve hatta aynı tip insanlar ortaya çıkarılıyor. Sanırım farklı müzik zamanı geldi. Biraz farklı düşünelim diyorum. Çünkü aksi taktirde birey olamıyorsunuz. Ama bu biraz değişiyor galiba.
Bugüne kadar Türk müziğinde pek çok dalgalanmalar yaşandı. Ama galiba var olmak için eninde sonunda pop ile ilgili bir noktaya kaymak durumunda kalıyorsun. Belki de Türkiye’nin müziği pop. Buna katılıyor musun ?
Bence öyle değil. Avrupa’daki ya da Amerika’daki gelişmeye baktığınız zaman, yeni çıkan bir şeyin, daha öncekini tamamıyla yok etmediğini görüyorsunuz. Yani gelişme yeni olanın eskinin üzerine eklenmesiyle birlikte sağlanıyor ve sonuçta bir tarih oluşuyor. Bizde ise her şey sil baştan yapılıyor. Baştan sona doğru bir gelişmenin yaşandığını gözlemleyemiyorsunuz. Mesela 70’lerde Orhan Gencebay’ın başlattığı arabesk kültür gelişim göstermedi, o orada kaldı. Bence popüler anlamda gelişmeye çok elverişli bir müzikti ama gelişmedi. Hatta gelişseydi, Türk müziği bugün çok başka bir yerde olurdu. Ama işte yıllar sonra dışarıdan birisi geliyor ve etnik müziğimizin dışarıda tutulabileceğini gösteriyor. Böylelikle bizim de aklımız başımıza geliyor. Bu durum sürekli tekrarlanıyor. Bence pop müziğinin de kalıcı olmasının nedeni bu. Gelişmeyi hep yanlış yapıyoruz. Bu Arnavut kaldırımını söküp yerine asfalt döşemeye benziyor.
Orhan Gencebay’dan söz açılmışken, mesela Gencebay, göç, hızlı kentleşme ve gecekondu üçlüsünün hakim olduğu bir Türkiye’ye sesleniyordu ve o dönemde oluşmaya başlayan bir kültürü temsil ediyordu. Sence pop bu şekilde günümüzün Türkiye’sine seslenebiliyor mu ? Veya hip-hop buna aday olabilir mi ?
Bence pop müzik insanların ihtiyaçlarını karşılamıyor. Ama hip-hop bunu karşılamaya aday.
Neden ?
Çünkü hip-hop insanla ilgili bir müzik. Sonuçta iyilikleri, kötülükleri bu müzikle dile getirebiliyorsunuz. Yeni yüzyılda insanlar hip-hop müziğini daha severek dinliyor. Ayrıca elektronik müziği etnik motiflerle bütünleştirebiliyorsunuz. Bu çok daha kapsamlı ve yaratıcı olabiliyor. Toplumsal bir sorunu gördüğünüzde, bunu hip-hop müziğiyle çok iyi bir şekilde işleyebiliyorsunuz. Pop müzikte bunu yapamıyorsunuz.
|