|
-
Neden Serginizin adı "Padişahım Çok Yaşa"
- Aslında Osmanlının son döneminde biz bu filmi görmüştük.
Şimdi bunun yeni versiyonunu izliyoruz.
Türk halkına şimdiye kadar söylenmiş en büyük yalan olan AB'ye
gireceğiz ilizyonunun gerçekleştiği tarihsel dönemde ve bu
dönemin olmazsa olmaz işbirlikçi karakterinin "geçici"
egemenliği altında bir itiraz, bir reddiye olarak, yaşadığımız
döneme bakarak dibe vuruşu teşhir etmeye çalıştım.
Bu tarihsel aralıkta böyle bir başlığı düşünmek çok zor olmadı.
- Nakkaş Osman' ın üslubu ve/veya Osmanlı minyatür sanatı
geleneği ile kendi üslubun (resim dilin) arasında ne tür bağlar
kurdun? Bu resmine ne şekilde yansıdı?
- Minyatür geleneğinde çok ince bir işçilik ve ustalık var.
Benim resimlerimde ise akıtmalar, kazımalar, renk patlamaları,
yazılar var.
Minyatür geleneği yanında çok aykırı ve hırçın kaldıklarını
düşünüyorum. Fakat onlarla aramda kurduğum bağ: minyatürlerdeki
perspektif rahatlığı, renklerin özelliği-tadı, oradaki çocuksu
atmosfer, figürlerin bakışları, olaylar karşısındaki duruşları-pozları
oldu.
Yaptığım resimlerde zaman zaman minyatür atmosferi içerisindeki
imgelerden faydalanırdım.
Fakat bu sergide hem konu, hem de figür-atmosfer birleşti.
Yeniden bir yorumlamaya giriştim. Bunu da günümüz Türkiye'siyle
ilişkilendirdim...
-
Bu kitap seni sadece üslupsal değil içeriksel -konu- açısından
da etkilemiş. O dönem Osmanlı yaşantısını ve siyasetini günümüz
Türkiye' siyle karşılaştırdığında neler dikkatini çekti?
- Birçok benzerlik var aslında. Şehzade Mehmet'in sünnet düğünü
bir yılı aşkın süre içerisinde hazırlanmış büyük bir etkinlik.
Aslında politik bir etkinlik. Osmanlının durakladığı ve aynı
zamanda çeşitli çelişkilerinin olduğu bir dönem, uzun zamandır
herhangi bir etkinlik yapılmıyor.
Bu düğün de bir bakıma diğer imparatorluklara önemli görünmek
amacıyla yapılmış, çok şaşaalı bir etkinlik.
Aynı dönemde ilk defa "hediye" adı altında bir padişah
rüşvet alıyor. Yolsuzluklar başlıyor ve rüşvet her tabakaya
yayılıyor. Düğün aynı zamanda içerik ve biçim olarak günümüzde
de yineleniyor.
- Konuyu biraz daha açabilirmiyiz? Düğünde neler oluyor,
günümüzle ilgili ne gibi benzerlikler kurdunuz?
- Tabiki az önce de söylediğim gibi "Sünnet Düğünü"
Avrupa'ya önemli gözükmek için düzenlenmiş bir düğün. Padişah
oğlunun sünnetini bu yolla bir bakıma siyasi bir etkinliğe
dönüştürüyor bunu kullandığı apaçık.
Diğer imparatorlukların temsilcileri davet ediliyor, hediyeler
alınıyor, takılar takılıyor. Padişahla aralarını düzeltmek
ve bir yandan da işlerini yaptırmak isteyen bazı yaltakcılar
düğünü fırsat biliyor.... Aflar çıkıyor, 52 gün 52 gece süren
eğlenceler yapılıyor.
|