Istanbul - Semtler - NİŞANTAŞI
 biggfootball  biggshop
  Bigg İstanbul - Semtler  
şehir rehberi
 
kültür-sanat
Konserler
Etkinlikler
Sinemalar
Tiyatrolar
Opera&Bale
Sergiler
Fuarlar
Kurslar
yeme-içme
En İyiler
Gözde Mekanlar
Kahvaltı-Brunch
Balık Mekanları
Gece Rehberi
Restoran Arama
Cafe-Bar Arama
gezi
Boğaz Tekne Turları
Yakın İstanbul
Semtler
Eski İstanbul
Konaklama
hobi&spor
Spor Merkezleri
Spor
Yüzme Havuzları
Yaz Okulları
Boğaziçi Hayvanat Bahçesi
röportaj
Yüksek Sadakat
Ayşenur Yazıcı
Hüseyin Köroğlu
Tuncay Takmaz
Dervis Zaim
Ömer Albayrak
Çelik Gülersoy
Bulutsuzluk Özlemi
Mario Levi
Sunay Akın
Sultana
Tüm liste...
alışveriş
Haberler
Alışveriş Merkezleri
   Nişantaşı'nın Tarihi


Teşvikiye ile Osmanbey, Valikonağı ile Harbiye'nin keşişme noktasında bulunan Dikilitaş, Nişantaşı'nın simgesi olmuş ve Nişantaşı'na adını vermiştir.

Üzerinde şu yazılıdır:
"Sultan Mecid'in hiçbir karşılık beklemeden ortaya koyduğu eser".

Hemen hemen her tarihi eserde olduğu gibi dikilitaşlar hakkında da çeşitli rivayetler vardır:

Osmanlılar'da ünlü Yeniçeri okçularına Kemankeş denirdi. Kemankeşler önünde yapılan ünlü ok atma yarışlarında , atılan okların düştüğü en uzak yere Menziltaşı adı verilen sütunlar dikilirdi. Nişantaşı adı buradan geliyor olabilir.

Bir başka rivayete göre, Padişahlar yaptıkları atışlar sonunda, iyi atış yaptıkları yeri işaretlemek için anıt taşlar diktirirlerdi.
Bu da ikinci rivayet.

1780'lerde geniş bostanlar, çilek tarları ve kır kahvelerinin bulunduğu boş bir arazi görünümündeki semt Dolmabahçe Sarayı'nın sırtlarından başlayarak Maçka'dan yukarı doğru Teşvikiye, Rumeli Caddesi, Vali Konağı ekseninde bulunmaktadır.

Osmanlı'da ilk Nizamı Cedit'in kurulduğu zamanlarda bu bölge, ordunun atış talimleri yaptığı alandı. Atış talimleri sırasında padişahın namaz kılıp dinlenebilmesi için yapılan ahşap mescit günümüzün Teşvikiye Camii' nin temeli olup Nişantaşı'nda yapılan ilk bina olma özelliğini taşır. Ayrıca padişah, bir de bugünkü Sait Çiftçi İlkokulu olan Sübyan Okulu'nu (ilkokul) inşa ettirmiştir.

Sarayın Dolmabahçe'ye taşınmasından sonra hanedan üyeleri ve ileri gelen devlet görevlilerinin bölgeye yerleşmeye başlamasıyla bölge önem kazanmıştır. Abdülmecid bölgede bir yerleşim alanı kurulması isteğini belirtmek için bölgeye iki tane kitabe diktirmiştir. Bunlardan biri Valikonağı ile Teşvikiye Camii'lerinin kesiştiği noktada diğeri ise Teşvikiye Karakolu'nun bahçesinde bulunur. Pera'ya da yakın olan bu semt Pera'nın ticaret merkezi olmasından etkilenmiş ve büyük bir hızla gelişmiştir.

Saray Erkanı'nın Topkapı Sarayı'ndan Dolmabahçe Sarayı'na taşınmasıyla gelişimi hızlanan semt, Cumhuriyet yıllarında da şehrin en seçkin semtleri arasında yer almıştır.

Teşvikiye Camisi

Padişahın gezileri sırasında namaz kılması için yapılmış olan ahşap mescit Nişantaşı'nın o zamanlarda boş arazisinde yapılmış olan ilk binasıdır. Küçük ve bakımsız olduğundan zamanla ihtiyaca cevap veremez hale gelen mescide yapılan eklemeler de bu günkü Teşvikiye Camii'nin de temellerini atar. Avlusunda bulunan iki menzil taşından atış talimlerinin bu civarda yapıldığı anlaşılan caminin varlığı dinsel ibadet ihtiyacını giderirken günübirlik gezilerinde çoğalmasına vesile olur. Teşvikiye Camii'nin Hünkar Mahveli Kapısı'nın üzerindeki manzum kitabesinde, bu semti ihya edenin ve Teşvikiye Camii'ni yaptıranın Abdülmecid Han olduğu anlatılmaktadır. Camii'nin avlusunda iki tane nişantaşı vardır. Üzerlerindeki kitabelerde 3. Selim'in tüfekle 1260 gezden
(bir gez bir ok boyudur) su testisi hedefini, diğerinde ise II. Mahmut'un testi hedefini vurduğu anlatılır.