|
|
|||||||||||||
![]() |
| Ana Sayfa | | | Turlar | | | Oteller | | | Mavi Yolculuk | | | Uçak Biletleri | | | Oto Kiralama | | | Boğaz Tekneleri |
| V E N E D İ K | |
|
VENEDİK
|
ROMA
|
NEW
YORK
|
HİNDİSTAN
|
|
ADRİYATİK
KRALİÇESİ VENEDİK
|
|
|
Kentte zaman zaman suyun
öylesine yükseldiği oluyor ki, güvercinleriyle anımsadığımız San Marco Meydanı'nda
gondollar yüzmeye başlıyor!.. 5.yüzyılda kurulmuş olan
Venedik hem Roma'ya, hem de Floransa'ya kıyasla hayli genç bir kent. 1453'te İstanbul'u
Osmanlı kuşatmasından kurtarmak için gemi ve asker gönderen ender ülkelerden biri
Venedik. Ancak, Venedik askerleri Osmanlı kuşatmasını kıramamış ve "gittikleri
gibi geri gelmişler!". Bir farkla ki, Venedik'e geri gelirken Bizans'ın sanat
ve kültür adamlarını da yanlarında getirmişler. İşte bu yüzdendir ki, Doğu ve
Batı kültürlerinin İstanbul'un fethi neticesinde biraraya geldiği iki kentten
biri Floransa ise diğeri de Venedik'tir.
Kentin ana caddesi olarak kabul edebieceğimiz Grand Kanal ters dönmüş bir "S" şeklinde kenti ikiye bölüyor. Her ne kadar adı Grand Kanal olsa da bu kanalın boyu sadece ve sadece dört kilometrecik! En derin yeri de topu topu beş metre! Grand Kanal'ın her iki yanı ise ortaçağ saray ve kiliseleriyle dolu. Venedik'in "huzur kenti" diye ünlenmesi hiç de boşuna değil doğrusu! Ne trafik keşmekeşi, ne motor gürültüsü, ne de egzos zehirlenmesi söz konusu bu kentte!
|
İki tarafı evlerle çevrili daracık bir kanalda gondolla köprülerin altından geçiyoruz. Bu köprülerden en ilginci "Hasret Köprüsü". Öyküsü hayli acıklı bu köprünün. Çünkü, bu köprü, mahkûmların hüküm giydikleri Dükalık Sarayı Palazzo Ducale ile cezalarını çekecekleri Yeni Hapishane'yi birleştiren köprü. Ölüm cezasına çarptırılan, ya da ömrünün sonuna kadar bir daha hiç o güzelim Venedik'i göremeyecek olan mahkûmlar, işte bu köprüden geçerken son kez Venedik'e bakar, iç çekip ah, vah ederlermiş
828 yılında Aziz Marco'ya ait olduğu sanılan kutsal kalıntıları, Mısır'ın İskenderiye kentinden Venedik'e kaçıran iki Venedikli tacirin Arap görevlileri kandırmak için bunları bir domuz fıçısına yerleştirdikleri rivayet ediliyor!.. Hemen her yerde, ünlü Murano camından yapılmış nefis ürünler görüyoruz. Adını, bir dönem Venedikli aristokratların tatil beldesi olan Murano'dan alan camın ünü yedi asır gerilere uzanıyor. Venedik, pek çok şeyde olduğu gibi reklâmcılıkta da hayli yol almış doğrusu! Kaldırım taşlarının üzerinde, American Express ve Alitalia'nın okla gösterilmiş ilânlarıyla karşılaşıyoruz. Vitrininde "minima libraria" yazılı dükkândaki minyatür kütüphaneler çok ilgimizi çekiyor. Dükkân sahibi nereli olduğumuzu soruyor. Türkiye'den geldiğimizi duyunca, Türkçe olarak "Venedik'e hoşgeldiniz! İsmim Stephan!" diyor. Türkçeyi çok öğrenmek istemesine karşın, yeterince kaynak bulamamaktan yakınıyor bize! San Moise Kilisesi de içeriye şortla kimseyi almayacağını kesin bir dille ifade etmiş. Hemen her kilisede gördüğümüz bağış kutusu tabii ki burada da mevcut. Ancak, başka kiliselerde pek gözümüze çarpmayan bir yenilik var burada. İyi bir Hıristiyanın yapması ve yapmaması gereken şeyleri, sapması ve sapmaması gereken yolları ifade etmek için trafik işaretlerinden yararlanmış bu kilise!..
|
|
|
|
|
| İletişim | Koşullar - Uygulama | Rezervasyon ve Ödeme | Forum | Site Haritası | | Copyright 2004 - On - Net A.Ş. | Bigglook | travel@biggtravel.com |
|
|
|
|