bigglook
biggtravel
biggmenu
biggistanbul
biggauto
biggfootball
biggclub
biggshop
 

 

Filmler
  Yeni Çekilenler
Kamera Arkası
Film Arşivi
Ünlüler Arşivi
  Aktörler
Aktristler
Yönetmenler
 
Konuklar
  Haftanın Yıldızı
Haftanın   Röportajı
Dosyalar
  Festivaller
Klasik Filmler
Kült Filmler
SinePortre
ÖzelDosya
E-Kartlar
Film Afişleri
Haberler
     


Etkileyici sinematografik anlatımıyla hem korku sinemasının hem de film noir akımının öncüsü olarak kabul edilen “ Dr. Caligari’nin Muayenehanesi ” ( Das Kabinett des Doktor Caligari ), kurgu ve kamera olanaklarının primitif düzeyde kullanıldığı sessiz sinema dönemine ait bir baş yapıttır.

Alman Dışavurumcu sanat akımını sinemada ilk ve en etkin biçimde kullanan ve böylelikle sinemada “ Caligarism ” akımının öncülüğünü yapan film, dramatik ışık kullanımı, abartılı sahne tasarımları ve stilize edilmiş oyunculukları ile I. Dünya Savaşı sonrası Weimar Almanyasının toplumsal psikolojisini, oldukça çarpıcı bir şekilde ekrana yansıtıyor.

Daha sonraki yıllarda, pek çok tartışma ve yorumunun gündeme gelmesine neden olan “ Dr. Caligari’nin Muayenehanesi ”, başta Siegfried Kracauer olmak üzere birçok film kuramcısı tarafından, sahip olduğu ‘boş estetik formalizm’ ile Alman seyircisini, var olan toplumsal ve politik gerçeklikten uzaklaştırdığı ve böylece Nazizmin doğmasına katkıda bulunduğu gerekçesiyle eleştirildi.

Alman yönetmen Robert Wiene tarafından 1919 yılında çekilen 69 dakikalık film, küçük bir Alman kasabası olan Holstenwall’da işlenen esrarengiz seri cinayetleri konu alıyor. Francis ( Friedrich Fehler ) adlı genç bir adamın ağzından anlatılan hikaye, Francis’in, yakın arkadaşı Alan ( Hans Heinrich ) ve her ikisinin de aşık olduğu Jane ( Lil Dagover ) ile birlikte gezici bir panayırı ziyaret etmesiyle başlıyor.

Francis ile Alan, Dr. Caligari ( Werner Kraus ) adlı gizemli bir adamın ilginç gösterisine katılırlar. Dr. Caligari, gösterisinde, yıllardır uykuda olan Ceasar ( Conrad Veidt ) adlı bir uyurgezerin geleceği bildiğini iddia etmektedir. Bu durumu merak eden Alan, Ceasar’dan geleceğini söylemesini ister. Ceasar da, Alan’ın şafak vaktine kadar ölmüş olacağını söyler.

Nitekim, Alan, gece yarısı kimliği belirsiz bir kişi tarafından öldürülür. Bütün şüpheler, Dr. Caligari ve uyurgezer Ceasar üzerinde yoğunlaşır. Fakat bu sırada, katil olduğu varsayılan başka bir adam kasaba halkı tarafından yakalanır. Diğer tarafta ise, Ceasar, Jane’i kaçırır.

İşin peşini bırakmayan Francis, Dr. Caligari’nin, Ceasar’ı kullanarak insanları öldüren çılgın bir doktor olduğunu keşfeder. Dr. Caligari’yi hastanesine kadar takip eden Francis, onu, hastane doktorlarına yakalatır. Fakat daha sonra, bütün bu olup bitenlerin, aslında, aynı hastanede tedavi gören akıl hastası Francis’in hayal ürünü olduğu anlaşılır. Ceasar ile Jane de, aynı hastanede yatmakta olan iki akıl hastasıdır.

Fritz Lang ve W.H.Murnau’nun başını çektiği 1920’lerin olgun Alman sinemasının öncesine damgasını vuran dışavurumcu çizginin en önemli temsilcisi olan “ Dr. Caligari’nin Muayenehanesi ”, gerek içerdiği siyasal eleştiri gerekse de sinemaya getirdiği farklı görsel anlayışıyla dikkat çekti.

Film, kullandığı estetik dil itibariyle, I.Dünya Savaşı sonrasında Almanya’da baş gösteren ekonomik ve toplumsal bunalımların neticesinde oluşan ‘ruhsal çöküntü’ atmosferini etkili bir biçimde gözler önüne sererek, bir anlamda 1933-1945 yılları arasında daha da etkili hale gelecek olan Nazizimin habercisi oldu.

Senaryosunu Carl Mayer ve Hans Janowitz’in yazdığı film, Dr. Caligari ve onun esiri Ceasar karakterleri aracalığıyla, bir yöneticinin etkisi altında yıkıcı ve yok edici hale getirilen insan temasına değinerek, otoriteye karşı ciddi bir eleştiri getirdi. Her ne kadar Siegfried Kracauer gibi film kuramcıları, yönetmen Robert Wiene’nin elinden çıkan filmin, Nazizmi olumlayıcı nitelikte olduğunu iddia etse de, konformizm ve ilkel otoritenin akıla egemen olması eleştirisi, filmin bütünlüğüne hakim göründü.

Sinema tarihide yaratılan ve uluslararası nitelik kazanmış ilk karakter olan Caligari’yi sinemaya kazandıran film, zalimliği ve endişeyi ruh halinde barındıran Dr. Caligari karakteriyle, daha o yıllarda, Nazi dönemi bilim adamı portresini başarıyla ortaya koydu.

Dekor tasarımları Hermann Warm tarafından gerçekleştirilen film, içerdiği estetik dil itibariyle, “Film görüntüsü grafiğe dönüşmelidir.” anlayışını yansıtıyordu. Işığın ve gölgenin dramatik bir anlatım aracı olarak kullanıldığı filmde, eğri ve köşeli dekorlar, keskin geometrik figürler, karakterlerin psikolojisini ortaya seren grotesk performanslar ve abartılı makyaj aracılığıyla, geçmişin ve otoritenin korkusu altında ezilen insanların psikolojisine hakim olan kaos ve paranoya dışavuruluyordu.

Yarattığı fantastik ve ürkütücü dünya ile bugün bile unutulmayan filmler arasındaki yerini koruyan “ Dr. Caligari’nin Muayenehanesi ” filminden yola çıkan Fransız sinema eleştirmenleri, psikolojik olguları işleyen filmleri ve dışavurumcu akımı tanımlamak üzere “ Caligarism ” terimini kullanmaya başladılar.

Filmin bir diğer ilginç özelliği ise, her ne kadar, anlatılanların Francis’in hayal ürünü olduğu gösterilse de, son sahnenin, gerçek doktorun Dr. Caligari’yi andıran yüz ifadesiyle bitmesiydi. Böylelikle seyirciyi gerçek konusunda şüphede bırakan film, nesnel gerçeklik ile düş arasındaki net çizginin bir yanılsamadan ibaret olduğunu vurguladı.

Filmin elde ettiği başarının Robert Wiene’den ziyade, Alman sinemasının gelişiminde önemli rolleri olan senarist Carl Mayer ile dekor tasarımcısı Hermann Warm’a ait olduğunu söylemek mümkün. Nitekim, daha sonra “ Dahi ” ( Genuine, 1920 ), “ Kraliçe Isabeau’nn Gecesi ” ( Die Nacht der Königin Isabeau, 1920 ) ve “ Rasholnikoff ” ( 1923 ) gibi filmlere imza atan Wiene, “ Dr. Caligari’nin Muayenehanesi ”nin başarısını ikinci kez tekrarlayamadı.


   
Vizyondakiler
   
Gelecek Program
   
Salonlar

 



Klasik Filmler Arşivi
Bisiklet Hırsızı
Casablanca
Dr. Caligari’nin Muayenehanesi
Modern Zamanlar
 

| ANA SAYFA | Vizyondakiler | Pek Yakında | Sinema Salonları | Haberler |
| Film Arşivi | Ünlüler Arşivi |Forum |
Copyright 2002 - On-Net A.Ş. | Bigglook
cinema@bigglook.com