bigglook
biggtravel
biggmenu
biggistanbul
biggauto
biggfootball
biggclub
biggshop
 

 

Filmler
  Yeni Çekilenler
Kamera Arkası
Film Arşivi
Ünlüler Arşivi
  Aktörler
Aktristler
Yönetmenler
 
Konuklar
  Haftanın Yıldızı
Haftanın   Röportajı
Dosyalar
  Festivaller
Klasik Filmler
Kült Filmler
SinePortre
ÖzelDosya
E-Kartlar
Film Afişleri
Haberler
     

Dr. Strangelove

“Burada kavga edemezsiniz, burası Savaş Odası.”

Çok gizli bir askeri operasyonu gerçekleştirmek üzere, Amerika’nın ve kapitalizmin baş düşmanı Sovyetler Birliği’ne doğru ilerleyen B-52 bombardıman uçakları, yalnızca bir tuşa basarak bütün dünyanın kaderini değiştirebileceklerinin henüz farkında değillerdir.

Verilen emri her ne olursa olsun harfiyen yerine getirmekle yükümlü olan ve hedefe ulaşmak için gerekirse önlerine çıkan herşeyi yok etmeye programlanmış birer makine olan “The Leper Colony” ( Cüzzamlı Koloni ) adlı uçağın mürettebatı, kullanılmayı bekleyen iki atom bombasını, düşman mevzilerine bırakmaya hazırlanmaktadır.

Emri veren ise, komunistlerin Amerika için hazırladıkları suikast planını keşfeden General Jack D. Ripper’dır. Bu suikaste engel olabilecek tek kişi durumunda olan Ripper, nükleer güvenlik talimatlarını bir kenara iterek, Sovyetler Birliği’ni yok etmeyi planlar. Fakat bu çılgın askerin bilmediği korkunç bir gerçek vardır: Ruslar, kendilerine bir saldırı olması halinde otomatik olarak devreye girecek şekilde programlanan ve bütün dünyayı yerle bir edecek güce sahip olan “Doomsday Device” ( Kıyamet Günü Silahı ) adlı bir bomba yapmıştır.

Gözler, Pentagon’daki “Savaş Odası” adlı yeraltı karargahına çevrilmiştir. Büyük bir mağarayı andıran bu kasvetli odanın tam ortasında duran konferans masasının üzerinde ise, Rus hedeflerine doğru yönelen bombardıman uçaklarının ilerleyişi izlenebilmektedir.

Yukarıdan oval bir şekilde aydınlatılan masanın etrafında toplanan Başkan Merkin Muffley ve danışmanları, kendilerini bekleyen mahşer gününü nasıl engelleyeceklerine dair kara kara düşünmektedirler. Nitekim, görev gereği bütün uçakların telsiz bağlantısı kesilmiştir ve şifreyi bilen tek kişi olan General Ripley, aklını kaçırmıştır.

Başkan Muffley, bu zor durum karşısında, Amerikan silahları stratejisti Dr. Strangelove’a danışmak durumunda kalır. Dr. Strangelove, adı, “garip-sevgi” anlamına gelen Merwerdich-liebe olan eski bir Nazi bilim adamıdır. İnce, koyu renkli gözlükleri ve siyah eldivenli mekanik sağ eliyle ürkütücü bir görünüme sahip olan ve de özellikle, olmadık zamanlarda hareket eden kolu olmak üzere, bedenini kontrol etmekte zorluk çeken Dr. Strangelove, adeta çılgın doktor portresinin temsilcisidir.

Uzun süren uğraşlardan sonra B-52 uçaklarını saf dışı edecek şifre çözülür. Fakat tehlike henüz atlatılamamıştır, çünkü “The Leper Colony” uçağı arızalanmış ve görevin iptali emrini alamamıştır.

Bu uçağın güdümlü bombayı hedefe bırakmasıyla birlikte “Kıyamet Günü Silahı” bombası da harekete geçer. Gökyüzü bir anda mantar şeklinde yükselen bulutlarla kaplanır. Bu II. Dünya Savaşı görüntüsüyle birlikte, bildik bir müzik de yükselmeye başlar: “We’ll Meet Again” ( Tekrar Görüşeceğiz )

Amerika ve Sovyetler Birliği arasındaki iki kutuplu Soğuk Savaş politikalarını, “Kıyamet Günü” ekseni etrafında işleyen “Dr. Strangelove, Or: How I Learned To Stop Worrying and Love the Bomb” ( Dr. Strangelove, Ya da: Endişelenmeyi Bırakıp Bombayı Sevmeyi Nasıl Öğrendim ) adlı film, daha çok “ 2001: Bir Uzay Efsanesi”, “Otomatik Portakal” ve “Gözleri Tamamen Kapalı” gibi filmleriyle tanınan ve kısa bir süre öne hayata veda eden Stanley Kubrick’in imzasını taşıyor.

Çarpıcı konusu, hiciv dolu anlatımı ve zekice hazırlanmış hikaye kurgusuyla oldukça başarılı bir kara-komedi denemesi olan “Dr. Strangelove”un bu başarısında yönetmenin olduğu kadar, hiç şüphesiz, Peter George’un “Kırmızı Alarm” ( Red Alert ) adlı romanından uyarlanan, mizah öğesinin ağır bastığı senaryosunun da önemli bir payı var.

1950’li yılların Soğuk Savaş atmosferi içerisinde yoğunluk kazanan apokaliptik korkuları açığa çıkaran bu film, aynı zamanda 1960’lı yıllarda baş gösteren, kontrolden çıkan ve giderek insanlığa hükmederek adeta kabus haline gelen teknoloji temasını ele alıyor.

Bilim-kurgu ve kara-komedi türlerinin tarihsel gelişiminde bir dönüm noktası teşkil eden “Dr. Strangelove”un bir kült film olmasındaki en büyük faktör ise, yoğun ve sıra dışı bir üslupla işlenmiş olan karakterleri aracılığıyla, geniş açılımlı ve alternatif çözümlemeler sunan bir tarihsel perspektifi getirebilmesidir.

Her ne kadar bir bilim-kurgu filmi olsa da, “Dr. Strangelove”un esas vurgulamak istediği nokta, bilimden ziyade insan doğasıdır. Nükteli ve oldukça alaycı bir şekilde insan doğasının şüphe götürür özelliklerini ele alan Stanley Kubrick, aklını kullanma yeteneğine sahip olmasına rağmen, insanın, kana susamışlık, kontrol edilemeyen cinsel arzu, “yabancı” düşmanlığı gibi irrasyonel davranışların esiri olduğunun altını çiziyor.

 

Sonraki

   
Vizyondakiler
   
Gelecek Program
   
Salonlar

 



Kült Filmler Arşivi
Barton Fink
Blair Cadısı
Dr. Strangelove
Gizemli Şehir
Kayıp Otoban

 

| ANA SAYFA | Vizyondakiler | Pek Yakında | Sinema Salonları | Haberler |
| Film Arşivi | Ünlüler Arşivi |Forum |
Copyright 2002 - On-Net A.Ş. | Bigglook
cinema@bigglook.com