|
DÜNYA
FESTİVALLERİNDEN
Uluslararası İstanbul Film Festivali, her yıl
olduğu gibi bu yıl da, dünyanın farklı köşelerinde düzenlenen
belli başlı film festivallerinde gösterilmiş ve çoğu ödül
kazanmış filmlerden derlenen bir bölüm sunuyor. Festivale
bir “ Festivaller Festivali ” özelliği katan bu bölümde,
aralarında Cannes, Berlin, Locarno, Venedik, San Sebastian,
Montréal ve Karlovy Vary gibi sayılı festivallerde ödül
kazanmış yapıtların da bulunduğu 29 film yer almakta.
Her
zaman olduğu gibi bu yıl da hem sayıca çokluğu, hem de üstün
kalitesi ile dikkati çeken bu bölüm, sinemaseverleri film
seçimlerinde zorlamaya aday olacak gibi görünüyor.
“
Dünya Festivallerinden ” bölümünün en ilginç filmlerinden
biri, Otar Iosseliani’nin geçen ay Berlin’de “ En İyi Yönetmen
” ödülünü alan son filmi “ Lundi matin / Pazartesi Sabahı
”. Festivalin kapanış törenine konuk olacak usta Gürcü yönetmen,
monoton yaşamından bezen bir Fransız kaynak işçisini rüyalarının
kenti Venedik’e yollarken, izleyicilere de hoş bir sürpriz
hazırlıyor.
Festivalin
geçen yılki ustalarınden Ventura Pons ise, bir konser piyanisti
ile nota çeviricisi arasındaki eşcinsel aşkı anlatan ilk
İngilizce filmi “ Food of Love / Aşkın Gıdası ”yla karşımıza
gelecek. Kıdemli İspanyol yönetmen Vicente Aranda, görkemli
dönem filmi “ Juana la Loca / Çıldırtan Aşk ”ta bir İspanyol
kraliçesinin hem aklına, hem de tahtına mâlolan aşkın öyküsünü
anlatmış. “ Erotik Öyküler IV ” bölümünün yönetmenlerinden
New York insanlarının gözlemcisi Amos Kollek son filmi “
Queenie in Love / Queenie Âşık ”la bu bölümde yer alan bir
başka tanıdık isim.
Yine
festivalin sinemaseverlere tanıttığı ve bu yıl Altın Lâle
Jürisi’nin başkanlığını yapacak olan Stanley Kwan, “ Lan
Yu ”da, tıpkı Ventura Pons gibi, dokunaklı bir eşcinsel
aşk öyküsünü, Tiananmen olaylarını fon alarak anlatıyor.
Festivalin demirbaşlarından Ken Loach, İngiltere’de demiryolu
idaresinin özelleştirilmesinin sonuçlarını işçilerin gözünden
sunan son filmi “ The Navigators / Demiryolcular ”la bir
kez daha festivalde.
Son
yılların en ilgi çekici yönetmenlerinden Alexander Sokurov
ise, Adolf Hitler’in öyküsünden sonra, bu kez de “ Telets
/ Boğa ”yla, bir hastalığın ardından nekâhat dönemini geçirirken
gücünü kaybeden Lenin’e odaklanan bir film yapmış. İngiliz
sinemasının geçen yılki en çarpıcı örneği sayılan, Jonathan
Glazer’ın şiddet yüklü stilize filmi “ Sexy Beast / Seksi
Hayvan ”ında çok farklı bir Ben Kingsley izleyeceğiz.
Festivalin
manga tutkunlarına da bir müjdesi var bu yıl: Japon animasyonunun
öncülerinden Rintaro bize çok farklı bir “ Metropolis ”
sunuyor. Bu bölümde Dogma’cıları, mizahla örülmüş, bol ödüllü
filmi “ Italiens for Begyndere / Yeni Başlayanlar İçin İtalyanca
”yla tanıyacağımız Lone Scherfig temsil edecek. Yapımcı/yönetmen
ve sabık aktör Jacques Perrin ise, “ Mikrokosmos ”un büyüsünü,
dünyayı bize göçmen kuşların gözünden gösterecek olan “
Le peuple migrateur / Kuşlar “Kanatlı Uygarlık ”la yeniden
yaşatacak.
Fransız sinemasından gelen filmler arasında, çağımızın maddiyata
ve “ iş ” sahibi olmaya dayanan yaşam biçimini sorgulayan
Laurent Cantet imzalı “ L’emploi du temps / İş Yok Zaman
Çok ” ile Dominique Cabrera’nın genç bir kadının bebeğinin
doğmasının ardından yaşadığı bunalımı ele aldığı “ Le lait
de la tendresse humaine / İnsan Sevecenliğinin Sütü ”, önemli
sorunlar karşısındaki bilinçli duruşlarıyla ayrıcalıklı
bir yere sahip.
Kendi
toplumlarına gerçekçi bir ayna tutmayı yeğleyen Amerikan
bağımsız sinemacılarının bu yıl festivaldeki ödüllü temsilcileri
ise, “ The Believer / İnançlı ”yla Henry Bean, “ Thirteen
Conversations About One Thing / Bir Konu, On Üç Sohbet ”le
Jill Sprecher ve “ The Safety of Objects / Mal Canın Yongası
”yla Rose Troche. Macaristan’dan Arpat Sopsits “ Torzok
/ Terkedilmiş ”, Polonya’dan Robert Glinski “ Czesc Tereska
/ Selam Tereşka ”, Çek Cumhuriyeti’nden Petr Vaclav “ Paralelni
svety / Paralel Dünyalar ” ise eski demirperde ülkelerinde
yaşamın darbesini yiyen küçük insanlara eğiliyorlar.
Asya
sineması bu bölümde Tayvan’dan “ Beijing Bycicle / Pekin
Bisikleti ” ( Wang Xiaoshuai ) ile “ What Time Is It There?
/ Orada Saat Kaç ” ( Tsai Ming-Ling ), ve İran’dan “ Raye
makhfi / Gizli Oy ”la ( Babek Payami ) temsil ediliyor.
Bu bölümün bir başka filmi de, Castro üzerine çarpıcı bir
belgesel olan “ Fidel ” ( Estela Bravo ).
|
FİLMLER
|
| 1.
Çıldırtan Aşk / Vicente Aranda |
| 2.
İnançlı / Henry Bean |
| 3.
Fidel / Estela Bravo (Belgesel) |
| 4.
İnsan Sevecenliğinin Sütü / Dominique Cabrera |
| 5.
İş Yok Zaman Çok / Laurent Cantet |
| 6.
Seksi Hayvan / Jonathan Glazer |
| 7.
Selam Tereşka / Robert Glinski |
| 8.
Halkımız Avanta Peşinde / Alex de la Iglesia |
| 9.
Pazartesi Sabahı / Otar Iosseliani |
| 10.
Queenie Âşık / Amos Kollek |
| 11.
Lan Yu / Stanley Kwan |
| 12.
Demiryolcular / Ken Loach |
| 13.
Orada Saat Kaç? / Tsai Ming-Liang |
| 14.
Gizli Oy / Babak Payami |
| 15.
Grégoire Moulin İnsanlığa Karşı / Artus
de Penguer |
| 16.
Kuşlar “ Kanatlı Uygarlık ” / Jacques Perrin |
| 17.
Aşkın Gıdası / Ventura Pons |
| 18.
Metropolis / Rintaro |
| 19.
Gerçek Bir İnsan / Åke Sandgren |
| 20.
Sessiz Aşk / Christoph Schaub |
| 21.
Yeni Başlayanlar İçin İtalyanca / Lone Scherfig |
| 22.
Zor Günler / Ulrich Seidl |
| 23.
Aşkın Yedinci Güneşi / Vangelis Serdaris
|
| 24.
Bir Konu, Onüç Sohbet / Jill Sprecher |
| 25.
Boğa / Alexander Sokurov |
| 26.
Terkedilmiş / Arpat Sopsits |
| 27.
Mal Canın Yongası / Rose Troche |
| 28.
Paralel Dünyalar / Petr Vaclav |
| 29.
Pekin Bisikleti / Wang Xiaoshuai |
|