|
22.
Uluslararası İstanbul Film Festivali'nin Uluslararası Yarışma
bölümü, her zaman olduğu gibi, Festival'in ana temasını
oluşturan "sanat ve sanatçı"nın (edebiyat, tiyatro,
müzik, dans, sinema, plastik sanatlar vb.) dünyasını ele
alan filmlerden, ya da edebiyat uyarlamalarından oluşuyor.
Bu yıl 13 film, Uluslararası Yarışma bölümünde ALTIN LÂLE
ödülü için yarışacak. Bu filmlerin yönetmenleri ve oyuncuları
da Festival'e konuk olacak. Filmleri değerlendirecek olan
Uluslararası Jüri ise, çeşitli ülkelerden yönetmen, oyuncu
ve sinema yazarlarından oluşacak. Uluslararası Yarışma bölümü,
İstanbul Film Festivali'nin, her yıl dünyanın dört bir yanında
yapılan ve sayıları 400'ü aşan film festivalleri arasında
ayrıcalıklı bir konum kazanmasını ve FIAPF tarafından resmen
tanınan 40 film festivali arasında yer almasını sağlıyor.
Yarışmalı bölümde yer alan "sanat ve sanatçı"
temalı filmler ya da edebiyat uyarlamalarının çoğu, uluslararası
düzeyde beğeni kazanmış, önemli, yenilikçi ve heyecan verici
yapımlar. Ayrıca, yönetmenlerinin damgasını taşıyorlar,
çünkü çoğunun senaryoları da yönetmenlerine ait.
Brezilyalı
Karim Ainouz'un filmi "Madame Satâ", filme adını
veren şef, âşık, baba, mahkûm, kahraman ve Rio de Janiero'nun
bohem kesiminin en meşhur travestisi João Francisco dos
Santos'yu anlatıyor. Tunuslu yönetmen Ridha Behi'nin "Sanduk
Ajab / Sihirli Kutu"su bir sinemacının kendisini ve
yaşamının seyrini araştırırken, 1950'ler Tunus'undaki hayatın
renkli bir portresini de sunuyor. Jacob Berger imzalı İsviçre-Fransa
ortak yapımı "Aime ton père / Babanı Sev"in başrollerinde,
huysuz yazar baba ile onu kaçıran oğlunu, Gérard ve Guillaume
Depardieu canlandırıyor. Katolik Kilisesi'nin boykot edilmesini
talep ettiği, ama Oscar'da Yabancı Dilde Film dalında son
5'e kalmayı başaran Meksika filmi "El crimen del padre
Amaro / Rahip Amaro'nun Günahı"nda, yönetmen Carlos
Carrera, genç bir rahibin yaşamdaki zor seçimini; "În
fiecare zi dumnezeu ne saruta pe gura / Her Gün Tanrı Dudaklarımızdan
Öper"de ise Romen yönetmen Sinisa Dragin, ölüm oyunundan
uzak duramayan Dumitru'nun ikilemini sergiliyor. "Sarhoş
Atlar Zamanı"nın İranlı yönetmeni Bahman Ghobadi'nin
yeni filmi "Gomgashtei dar Aragh / Annemin Ülkesinin
Şarkıları", bir grup İranlı Kürt müzisyenin İran-Irak
savaşı sırasında bulmaya çalıştığı sihirli sesli şarkıcı
üzerine esprili bir yol filmi. Festival izleyicilerinin
"101 Reykjavik"le tanıdığı Baltasar Kormákur'un
"Hafid / Deniz"i, İzlanda'nın bir balıkçı köyünde
bir aile hesaplaşması üzerine kurulu erotik bir melodram.
Arjantinli genç yönetmen Diego Lerman, bu yıl festivallerin
gözdesi olan bir diğer yol filmi "Tan de repente /
Aniden"i bir sevgi ve kimlik arayışı üzerine kurarken,
Amerikalı ünlü yazar Arthur Miller'in kızı Rebecca Miller
ise, kendi kısa öykülerinden uyarladığı ikinci filmi "Personal
Velocity / Kişisel Sürat"te yaşamlarının dönüm noktasındaki
üç kadının öyküsünü anlatıyor. Bulgar yönetmen Teddy Moskov'un
sıradışı, şişman ve komik bir kadın oyuncu üzerine "Rhapsody
in White / Beyaz Rapsodi"si, tiyatro ve kuklacılık
geleneklerini harmanlıyor. Edin (Dino) Mustafiç, "Remake
/Tekrar"ında Boşnak bir baba ile oğulun trajik öyküleri
içiçe geçerek kuşaklar boyu süren bir öykü oluşturmuş. Çinli
yönetmen Dai Sijie "Balzac et la petite tailleuse Chinoise
/ Balzac ve Çinli Terzi Kız"da, iki gencin gönderildikleri
köyde tanıdıkları bir kıza duydukları sevginin fonunda Kültür
Devrimi'ni ele alırken, Jean-Pierre Sinapi'nin yönettiği
"Vivre me tue / Yaşamak Beni Öldürüyor"u ise,
Fransa'da doğan biri vücut geliştirmeci, diğeri yazar Arap
asıllı iki kardeşin dokunaklı ilişkisinin öyküsü.
Festival
Programı için tıklayın...
|