|
Festival'in
bu yılki program yeniliklerinden biri olan ve önümüzdeki
yıllarda da korunması düşünülen bu bölüm, Festival'de özellikle
farklı filmler peşinde koşan, keşifçi sinefillerin ilgisini
çekeceği düşünülen, sıradışı ve "biraz zorlayıcı"
filmlerden oluşuyor. Bölümün ilginç adı ise, Festival'de
daha geleneksel filmlerden hoşlanan izleyiciye bir uyarı
niteliği taşıyor.
Geceyarısı
Sineması bölümünde son filmi "As tres Marias / Üç Maria"yla
yer alan Brezilyalı yönetmen Aluizio Abranches, ilk filmi
"Um Copo de Cólera / Bir Bardak Suda Fırtına"
ile de Mayınlı Bölge'de. Yönetmen, bu cüretkâr ve stilize
filminde, fırtınalı bir beraberlikte, yani kadınla erkek
arasındaki mücadelede savaşçı erkeğin psikolojik analizini
sunarken cinselliğe ve felsefeye eşit ölçüde yer veriyor.
Festival izleyicilerinin önceki yıllardan tanıdığı Hong
Konglu yaratıcı yönetmen Fruit Chan ise, kaderin kazaları
ve özgür iradenin kaprisleri üzerine garip bir mini-destan
olan "Public Toilet / Umumi Tuvalet"te "Tuvaletlerin
Tanrısı" adı verilen, istenmeyen çocuk Dong Dong'un
öyküsünü anlatıyor. Fransa'da kült bir isim olan Raymond
Depardon'un, görüntüleriyle ilgi çeken "Un homme sans
l'occident / Batının Dokunamadığı Adam"ı ise, Diégo
Brosset'nin romanından yapılmış serbest bir uyarlama. Yirminci
yüzyılın başlarında Sahra'daki son özgür insanlardan birinin,
çöl adamı Alifa'nın hayat hikayesini anlatıyor. Delphine
Gleize'nin "Carnages / Katliam"ı ise, bu bölümdeki
eserlerin çoğu gibi, cesurca yapılmış, stilize bir film.
Filmin başında katledilen yarı kör bir boğanın farklı yörelere
yollanan parçaları, filmin karakterlerinin yaşamlarını derinden
etkileyecektir. Ossama Mohammed'in filmi "Sanduk al-Dunya
/ Fedakârlıklar" ise, gözalıcı güzellikteki Suriye
doğasında yer alan bir dağ köyündeki zorlu yaşantının gerçeküstü
tasviri. Paradjanov'un yapıtlarıyla mukayese edilen bu ilginç
film, ölüm, korku ve güç, alttan alta politik göndermeler
ve gerçeküstü dokunuşlarla bezeli bir aile öyküsü. Bill
Morrison'un "Decasia / Kaybolan Görüntüler'i ise, geçen
yıllarda Festival'de çok etkileyici belgesellerini izlediğimiz
Errol Morris tarafından "saf bir akışkanlık şiiri"
diye tanımlanmış. "Decasia", Bang On A Can grubunun
kurucularından Michael Gordon'ın yazdığı özgün senfonik
müzik eşliğinde çarpıcı arşiv görüntülerine yer veren son
derece deneysel bir film. Aleksey Muradov'un, kasvetli bir
Rus köyünde cellat bir baba ile sakat oğlu arasındaki duyarlı
ilişkiyi konu alan "Zmej / Uçurtma"sı, ağır ritmi
ve rüyayı andıran görüntü çalışmasıyla, kasvet ve kabalıktan,
zulüm ve acıya doğru yol alırken, hem acıyı, hem de neşeyi
olağanüstü bir duyarlılık ve doğallıkla aktarıyor. Genç
yönetmen György Pálfi'nin mezuniyet filmi "Hukkle /
Hıçkırık" başta ülkesi olmak üzere birçok festivalden
En İyi İlk Film Ödülü'nü aldı. 27 yaşındaki Pálfi, bu şaşırtıcı,
gözlemci, bol ses efektli ama konuşmasız filminde, kırsal
Macar yaşantısını fon alan ipnotize edici, sıradışı görüntülerin
gerisinde bir cinayetin esrarını araştırıyor. 2002'nin üzerinde
en fazla tartışılan filmlerinden biri olan, Meksikalı yönetmen
Carlos Reygadas'un "Japón / Japonya"sı, çoğu eleştirmene
göre yılın en başarılı ilk filmi. Gizemli ve çarpıcı bir
yapıt olan "Japonya", ruhsal kurtuluşun mümkün
olup olmadığını sorgulayan, ölüm ve yaşam üstüne destansı
bir meditasyon. Yeni bölümün yönetmenleri arasında, hemen
her yıl Festival'de bir filmini izlediğimiz Aleksander Sokurov
da var. Yönetmenin hayranlarının merakla beklediği son yapıtı
"Russian Ark / Rus Hazine Sandığı", olağandışı
basitlikte bir stratejinin kusursuz bir ikna edicilikle
ilk kez uygulandığı bir film. Sokurov, hem bir tarihi mekânı
(Hermitage Müzesi'ni), hem de ülkesinin bütün kültürünü,
kesintisiz, tek bir kaydırmalı çekimle gözler önüne seriyor.
Cheng Weng-Tang'ın, Venedik'te Eleştirmenler Haftası Ödülü'nü
alan filmi "Somewhere Over the Dreamland / Düş Diyarının
Ötesinde", arayış içindeki ruhların öykülerini anlatıyor.
Rüzgâr estiğinde etrafa yayılan darı tarlalarının şarkısını
insanların artık ancak ortak bir düş aracılığıyla duyabildiği
şiirsel bir film. Çek yönetmen Petr Zelenka'nın ödüllü filmi
"Year of the Devil / Şeytanın Yılı" ise, sessizlik
ve içki ülkesinden gelen meleklerle ilgili, gerçek ile hayal
dünyasının çok hoş bir biçimde içiçe geçtiği garip bir öyküyü
anlatıyor. Mayınlı Bölge'deki pek çok sıradışı film, bu
yıl gerçek sinefillere büyük haz verecek kuşkusuz.
Festival
Programı için tıklayın...
|