bigglook
biggtravel
biggmenu
biggistanbul
biggauto
biggfootball
biggclub
biggshop
 

 

Filmler
  Yeni Çekilenler
Kamera Arkası
Film Arşivi
Ünlüler Arşivi
  Aktörler
Aktristler
Yönetmenler
 
Konuklar
  Haftanın Yıldızı
Haftanın   Röportajı
Dosyalar
  Festivaller
Klasik Filmler
Kült Filmler
SinePortre
ÖzelDosya
E-Kartlar
Film Afişleri
Haberler
     

 
DÜNYA FESTİVALLERİNDEN


Uluslararası İstanbul Film Festivali, her yıl olduğu gibi bu yıl da, dünyanın farklı köşelerinde düzenlenen bellibaşlı film festivallerinde gösterilmiş ve çoğu ödül kazanmış filmlerden derlenen bir bölüm sunuyor. Festival'e bir "Festivaller Festivali" özelliği katan bu bölümde, aralarında Cannes, Berlin, Locarno, Venedik, San Sebastian, Montréal ve Karlovy Vary gibi sayılı festivallerde ödül kazanmış yapıtların da bulunduğu 20 seçkin film yer almakta. Her zaman olduğu gibi bu yıl da hem sayıca çokluğu, hem de üstün kalitesi ile dikkati çeken bu bölüm, sinemaseverleri film seçimlerinde zorlamaya aday olacak gibi görünüyor.

François Armanet'in filmi "La bande du drugstore / Avare Gençlik", zamanda geriye doğru, 1960'larda ilk aşkın çağına, doğum kontrol hapının piyasada olmadığı günlere doğru bir yolculuk. Fabian Bielinsky'nin ülkesinde ve ülkesi dışında çok ödül almış "Nueva reinas / Dokuz Kraliçe"si, David Mamet ile Alfred Hitchcock'un başyapıtlarını çağrıştıran, olağanüstü ustalıkla kotarılmış bir soygun filmi. Hiçbir şeyin aslında göründüğü gibi olmadığı, gölgelerle dolu bir evrendeki hileli oyunlar üstüne akıl çelici bir çalışma. Günümüz Brüksel'inde geçen "Un honnête commerçant / Namuslu Bir Tüccar", psikolojik bir gerilim filmi. Philippe Blasband, küçük çaplı bir uyuşturucu satıcısının çarpıcı otoportresini sunuyor. Birkaç yıl önce Festival'de umut vaat eden bir yetenek olarak küçük bir toplu gösteriyle ön plana çıkarılan Fransız yönetmen Laurent Bouhnik "24 heures de la vie d'une femme / Bir Kadının Yaşamından 24 Saat" ile Max Ophüls'dan elli dört yıl sonra, Stefan Zweig'ın kitabını bir kez daha beyazperdeye uyarlıyor. "Rosetta" (1999) ile Altın Palmiye almış Belçikalı sinemacılar Jean-Pierre ve Luc Dardenne'nin yeni filmleri "Le fils / Oğul'daki ana karakter bu defa erkek. Ama Dardenne kardeşler, büyük boy yakın planlara ve beden detaylarına yer veren hareketli kamera tekniklerine sadık kalmış ve yine kişinin toplumsal tanılanması üzerinde odaklanmışlar. Festival izleyicilerinin daha önceki yıllardan tanıdığı Hintli yönetmen Shaji N. Karun'un "Nishad / Sessiz Çığlık"ı ise, iki hassas ruhun içine işlemiş anıların, bağlılıkların, özlemlerin ve çağrışımların unutulmaz hikâyesi.

Bir başka Festival gözdesi, Abbas Kiarostami de, ilk kez Cannes'da izlenen "Ten / On"la Dünya Festivallerinden bölümünde yer alıyor. Kiarostami, bir otomobilin içine yerleştirdiği iki dijital kameradan yansıttığı, altı kadının duygusal yaşamlarındaki on ayrı sekansla, yalnızca bir kadının değil, kadınların kendi seslerini bulmaya çalıştıkları İran toplumunun da portresini çiziyor. Geçen yılların ustalarından, çağdaş Japon sinemasının bir numaralı ismi Takeshi Kitano, olağanüstü filmi "Dolls / Bebekler"inde ölmeyen aşk üzerine, Bunraku tiyatrosunun bebeklerinden esinlendiği üç öyküyle karşımızda. Fransız sinemasının genç yeteneklerinden Cédric Klapisch ise, Karlovy Vary'den izleyici ödüllü, şaşırtıcı, nükteli ve insanı içine çeken tasasız filmi "L'auberge espagnole / İspanyol Pansiyonu" ile yabancı bir ülkede okuyan öğrencilerin yaşamlarını ele alıyor. Güney Kore sinemasının büyük ustası Im Kwon-Taek, Cannes'da ona En İyi Yönetmen ödülü getiren "Chihwaseon / Ateşten Fırça Darbeleri"nde, tanınmış 19. yüzyıl ressamı "Oh-Won" Jang Seung-Ub'un ateşli bir portresini çiziyor. Siyasi kargaşa, şehvet düşkünlüğü ve uzlaşmaz sanatsal saplantılar üzerine kurulu, duygusal açıdan heyecan verici, görsel açıdan büyüleyici, şatafatlı bir film. "Oligarkh / Büyük Patron" Festival seyircisinin aşina olduğu Pavel Lounguine'in imzasını taşıyor. Yönetmen, sözde demokratik günümüz Rusya'sındaki siyasi entrikalar ve topyekûn yozlaşmayı ön plana çıkarmış. Yılın en hareketli ve heyecan verici filmlerinden, Brezilyalı genç yönetmen Fernando Meirelles imzalı "Cidade de Deus / Tanrıkent" Rio De Janeiro'nun en tehlikeli mahallelerinden Tanrıkent'te organize suçun destansı tarihini yazıyor. Çek yönetmen Vladimir Michalek'in ödüllü filmi "Babi leto / Güz Baharı", yaşına rağmen dinçliğini koruyan ve hayal dünyasıyla gerçek dünya arasında gidip gelen 75 yaşında bir emekli olan Fanda'nın trajikomik öyküsü. Geçtiğimiz yıllarda Festival'de izlenen "Fucking Åmål / Sev Beni" ve "Tillsammans / Birlikte"nin ses getiren genç yönetmeni Lukas Moodysson'ın, "Lilja 4-ever / Daima Lilya"sı, yetişkinlerin gençleri ihmal ve istismar etmesi üzerine çok güçlü ve gerçekten rahatsız edici bir film.

Büyük usta Ermanno Olmi, tarihi dram "Il mestiere delle armi / Savaş Mesleği"nde, 16. yüzyılın başında geçen gerçek bir öyküyü, modern ağır ateşli silahların ilk kurbanının ve onun muktedirlerin entrikaları ve hıyanetleri arasında yaşadığı acının hikâyesini, günümüzde silahsızlanmayı teşvik eden bir alegoriye dönüştürüyor. Gene İtalyan Franco Piavoli'nin çok az konuşma, ama göz kamaştırıcı görüntüler içeren "Al primo soffio di vento / Rüzgârın İlk Nefesinde"si ise, bir yaz gününde, her bir üyesi kendi havasında olan bir ailenin şiirsel portresi. Festival'in eski ustalarından, benzersiz Arturo Ripstein, "La virgen de la lujuria / Şehvetli Bakire"de, 1940'ların Meksika'sındaki dünyevi ve cinsel takıntıları araştırıyor. Aleksander Rogozhkin'in, iki erkek ve bir kadın arasında ıssız bir çiftlikte geçen, aşk ve savaş üzerine son derece sevimli, zeki ve komik filmi "Kukushka / Guguk Kuşu", adını Rus askerlerin Finli keskin nişancılar için kullandığı deyimden almış. Daha önce "Kızıl Darı Tarlaları", "Ju Dou" ve "Kırmızı Fener" gibi önemli filmlerini Festival'de izlediğimiz Çin sinemasının usta yönetmeni Zhang Yimou ise, bu kez zarif bir ahlâk komedisi olan "Happy Times / Mutlu Günler"le karşımızda. Bölümün son filmi "Springtime in a Small Town / Küçük Bir Kasabada Bahar" da, Çin"in "Beşinci Kuşak" sinemacılarının en önemlilerinden Tian Zhuangzhuang'nun imzasını taşıyor. Yönetmenin 10 yıllık bir aradan sonra sinemaya dönüş filmi, dört kişi arasındaki zıt duyguları yansıtan incelikli bir öyküyü anlatan, klasik bir filmden uyarlanmış nefis bir yeniden yapım.

Festival Programı için tıklayın...

   
Vizyondakiler
   
Gelecek Program
   
Salonlar

 







Büyütmek için tıklayınız...
 

| ANA SAYFA | Vizyondakiler | Pek Yakında | Sinema Salonları | Haberler |
| Film Arşivi | Ünlüler Arşivi |Forum |
Copyright 2002 - On-Net A.Ş. | Bigglook
cinema@bigglook.com