36. Uluslararası Chicago Film Festivali
New York Film Festivali’nin sona ermesinden hemen sonra, gözler şimdi de Chicago Film Festivaline çevrildi. Uluslararası yarışma bölümünün yanı sıra etkinlikleri ve özel programlarıyla da dikkat çeken festival, “MASH”, “Short Cuts” ve “The Player” gibi filmlerinden tanıdığımız Amerikalı ünlü yönetmen Robert Altman’ın “Dr. T & the Women” adlı filmiyle start alacak.
Başrollerinde Richard Gere’in yanı sıra Helen Hunt, Fara Fawcett, Laura Dern, Shelley Long, Tara Reid, Kate Hudson ve Liv Tyler’ın yer aldığı romantik komedi türündeki film, Sullivan Travis adlı bir jinekoloğun, iş ahlakını hiçe sayarak, kadın hastalarıyla ilişkiye girmesini konu alıyor.
Açılış gecesinde ayrıca, “American Gigolo”, “An Officer and a Gentleman”, “Pretty Woman” ve “Internal Affairs” filmlerinin karizmatik ve yakışıklı aktörü Richard Gere’e Meslekte Başarı Ödülü verilecek.
Festivalin uluslararası yarışma bölümüne katılan filmler arasında, Nuri Bilge Ceylan’ın “Clouds of May” ( Mayıs Sıkıntısı ) filmi de yer alıyor. Yönetmenin “Kasaba”dan sonraki ikinci uzun metrajlı film denemesi olan “Mayıs Sıkıntısı”, Muzaffer adlı başarısız bir yönetmen adayının, film çekmek için doğduğu kasabaya dönmesiyle birlikte gelişen olayları konu ediniyor.
Kasabanın sıradan insanlarının hayatını çarpıcı bir dille anlatan Nuri Bilge Ceylan, etkileyici manzara fotoğraflarına dayalı görsel estetiği ve derinlikli, duyarlı hikaye anlatımıyla, İran sinemasının efsanevi yönetmeni Abbas Kiarostami’ye benzetiliyor.
Jürisi içerisinde Venedik Film Festivali’nin yöneticiliğini yapan Guglielmo Biraghi, İsveç Film Festivali yöneticisi Gunnar Almer, İtalyan yönetmen ve sinema eleştirmeni Giovanna Gagliardo, Kanadalı sinema tarihçisi Andre Paquet, İsviçreli yönetmen Daniel Schmid, Fransız yönetmen Bob Swaim ve “Who’s Afraid of Virginia Woolf ?” filmiyle birçok dalda Oscar ödülünün sahibi olan Haskell Wexler’in yer aldığı uluslararası yarışma bölümüne katılan filmlerden bazıları şunlar:
“The Adventure of God”. Yönetmenliğini Eliseo Subiela’nın üstlendiği Arjantin yapımı film, dijital kamerayla çekilmiş, gerçek ve düş arasındaki sınırı zorlayan ve bütününde Jorge Luis Borges esintisini hissettiren metaforik ve oldukça fantastik bir hihayeyi konu alıyor.
Düşsel bir yaşamın içerisinde, çok farklı atmosferlerde bir araya gelen bir adam ve bir kadın, gerçekte kim olduklarını bilmedikleri gibi gelecekte de kendilerini nelerin beklediğini kestirememektedirler. Acaba bu iki insan bir rüyanın iki nesnesi midir ? Ve rüyanın bitişi, varoluşlarının sonu mu olacaktır ? Daha önce “Man Facing Southeast” ve “Last Images of the Shipweck” adlı filmlere imza atan yönetmen Eliseo Subiela, bu filminde Dadaizm ve Bunuel’in sürrealizmini bir araya getirmiş.
Fransız yönetmen Claude Lelouche’in “One 4 All” adlı filmi ise, aynı zamanda bir senaryo yazarı olan emekli bir polisin, yapacağı film için tavsiye almak üzere, hapiste yatan bir film yapımcısını aramasını konu alıyor. “A Man and a Woman” adlı filmiyle Oscar kazanan Lelouche, bu filmde, öykü içerisinde öykü anlatarak, seyirciyi dehlizlerle dolu bir yolculuğa çıkarıyor.
“The Day I Became a Woman” ise yönetmenliğini İranlı feminist yönetmen Marzieyh Meshkiny’nin üstlendiği, güzel fotoğrafları ve çarpıcı görüntülerinin yanı sıra alegorik anlatımıyla da dikkat çekiyor. Film, birbiriyle bağlantılı üç hikayeden yola çıkarak, gelenekler ve demokratik değerler arasında gidip gelen bir toplumdaki kadınların sorunlarını ele alıyor.
Adaylar arasındaki bir diğer ilginç film ise, yönetmenliğini Polonyalı Krzysztof Krauze’nin üstlendiği “The Debt” adlı film. Film, genç kuşak temsilcisi iki maceraperest delikanlının yaşadığı beklenmedik ve düş kırıklıklarıyla dolu olayları konu alıyor. “ The Debt” aynı zamanda kapitalizmin eski bir Demir Perde ülkesi olan Polanya’da yarattığı toplumsal çöküntü üzerine çarpıcı izfüşümler sergiliyor.
Meksika yapımı olan “Ameros Perros” adlı filmin yönetmenliğini Cannes’da ödül alan Alejandro Gonzalez Inarritu üstleniyor. Inarritu, azgın köpekler ve çarpışan arabalar gibi pek çok şiddet içerikli sahnenin yer aldığı bu filmde, insan doğasında yer alan hayvani içgüdüleri açığa çıkarıyor. Brezilyalı yönetmen Sergio Benchi, “Chronically Unfeasible” adlı politik dramında, günümüzün Brezilyasında fiziksel ve zihinsel anlamda yaşanan kaosa parmak basıyor.
Seyircilerin daha çok “Jurassic Park”ın çılgın ve sevimli profesörü olarak tanıdığı Lord Richard Attenborough, festivalde, oyuncu ve yönetmenlik yaptığı sinema kariyerinin yanı sıra gönüllü ve hümanist bir yardımsever olarak dünya barışı için verdiği hizmetlerden ötürü Yaşam Boyu Başarı Ödülü ile onurlandırılacak.
Attenborough’un yanı sıra “School Daze”, “King of New York”, “Deep Cover”, “Othello” ve “The Matrix” filmlerinin usta siyah aktörü Laurence Fishburne’e de Meslekte Başarı Ödülü verilecek.
“ Günümüz Küba Sineması”, “Meksika Sineması” ve “Siyah Perspektifler” gibi başlıklar altında çeşitli özel programların da düzenleneceği festivalin kapanış gecesinde “Shadow of the Vampire” adlı film gösterilecek.
|