bigglook
biggtravel
biggmenu
biggistanbul
biggauto
biggfootball
biggclub
biggshop
 

 

Filmler
  Yeni Çekilenler
Kamera Arkası
Film Arşivi
Ünlüler Arşivi
  Aktörler
Aktristler
Yönetmenler
 
Konuklar
  Haftanın Yıldızı
Haftanın   Röportajı
Dosyalar
  Festivaller
Klasik Filmler
Kült Filmler
SinePortre
ÖzelDosya
E-Kartlar
Film Afişleri
Haberler
Kamera Arkası
60 Saniye

Öykünün gelişiminde iki kardeş arasındaki uyumun büyük önem taşıması nedeniyle bu karakterleri canlandıracak iki aktör arasında da bir uyum gerekiyordu. Nicolas Cage ile Giovanni Ribisi 'nin bu zor işi başardığını belirten yönetmen Dominic Sena şunları söylüyor: “ Nic ile Giovanni ilk bakışta çok farklı insanlar gibi görünüyorlar. Ancak gerek diyaloglarda, gerekse oyun düzeninde bir uyum tutturmanın yolunu buldular .Hatta fiziksel benzerlikleri nedeniyle sanki gerçekten kardeşmiş gibi bir görüntü sergilediklerini söyleyebilirim."

“ Onu öldürmek için gelen bir köpekbalığına benzetebiliriz. Ya da cehennemden çıkıp gelen şeytana. ”

Kardeşi Kip'in başının dertte olduğunu bilmeyen Memphis, böyle bir tehlikenin varlığını eski ortağı Atley Jackson'ın günün birinde çıkıp gelmesiyle öğrenir. Portresini Will Patton'ın çizdiği Atley Jackson, Memphis'in eski vahşi günlerinin bir hatırlatıcısı gibidir. Atley Jackson karakterinin özelliklerini senaryo yazarı Rosenberg şu sözlerle açıklıyor:

“ Onu öldürmek için gelen bir köpekbalığına benzetebiliriz. Ya da cehennemden çıkıp gelen şeytana... Memphis onu böyle algılıyor. Zaten korktuğu da başına geliyor. Çünkü Atley'in yıllar sonra geri dönüşü ona cehenneme geri dönmesi gerektiğini bildiriyor. Will bu rolü kusursuz oynadı ve Atley'in kişiliğinin karanlık boyutunu çizmeyi başardı."

Memphis bu zor görevi başarmak için altı yıl önce ayrıldığı uzmanlar ekibiyle yeniden işbirliği yapmak zorunda kalır. Başvurduğu ilk kişi ise akıl hocası Otto Halliwell olur. Küçük bir tamirci dükkanı işletmeye başlayan ve sessiz-sakin bir yaşam sürmeye başlayan Otto Halliwell ile Memphis arasında bir tür baba - oğul ilişkisi vardır. Grubun bilgi ve organizasyon kaynağı olan Otto'yu Hollywood'un tecrübeli aktörlerinden Robert Duvall canlandırdı.

Yıllar sonra eski arkadaşlarına dönen Memphis'in biraz çekinerek biraz da korkuyla aradığı kişilerden birisi de bir zamanlar hayatının aşkı olan Sara Wayland olur. Ferrari aşığı bir mekanikçi olan ve arkadaşları arasında kısaca Sway olarak bilinen Sara Wayland rolünde son olarak “ Kemik Koleksiyoncusu" nda (The Bone Collector) Denzel Washington ' a karşı izlediğimiz Oscar ödüllü genç kadın oyuncu Angelina Jolie kamera karşısına geçti.

“ Sara'yı çok sevdim, çünkü o erkeklerden nefret eden bir kadın değil. Erkekleri seviyor ve kendisini onlardan birisi gibi hissediyor. Hırsızlık oyununu onlarla eşit koşullarda oynarken bir yandan da seksi ve güzel bir kadın olduğunun bilincinde ve bunu da inkar etmiyor.’’


Hollywood' da kısa sayılabilecek bir kariyeri olduğu halde bugüne kadar üç Altın Küre ve bir Oscar ödülü kazanarak başarısını kanıtlayan Angelina Jolie filmde portresini çizdiği Sara Wayland'ın kişilik yapısını ve Memphis ile ilişkisinin boyutunu şu sözlerle açıklıyor: “ Sara'nın Memphis' e karşı artık hiçbir ilgisi kalmamış. Çünkü yıllar önce onu terk edip gitmiş ve bir daha da arayıp sormamış. Tam onu unutup yaşamını yeniden düzenlediği bir sırada tekrar çıkıp geliyor. Geri dönüş sebebini anladığı halde ona yardımcı olma konusunda tereddüt ediyor. Ancak Kip'i kardeşi gibi sevmesi nedeniyle tüm önyargılarından vazgeçip Memphis'e yardımcı olmaya karar veriyor. “ Sara'yı çok sevdim, çünkü o erkeklerden nefret eden bir kadın değil. Erkekleri seviyor ve kendisini onlardan birisi gibi hissediyor. Hırsızlık oyununu onlarla eşit koşullarda oynarken bir yandan da seksi ve güzel bir kadın olduğunun bilincinde ve bunu da inkar etmiyor.’’

Kip ile Memphis'in ortak düşmanı Raymond Calitri'dir. İngiltere'den gelmiş bir araba hırsızı olan Calitri, kısa zamanda araba hırsızlığı piyasasında nam salmış ve repertuvarını hızla genişletip kentteki rakiplerini birer birer yok ederek kontrolü ele geçirmiştir. İngiliz aktör Christopher Eccleston'ın canlandırdığı Calitri karakterinin özelliklerini yapımcı Bruckheimer şu sözlerle anlatıyor: " Kip onunla iş yapmak için araba hırsızlığı dünyasına girmiş. Sonradan bu işi Kip'in ağabeyi Memphis üstleniyor ama hangisi yaparsa yapsın Calitri açısından önemli değil. Çünkü o sadece arabaların zamanında çalınmasıyla ilgileniyor ve malı istiyor. Bu açıdan bakıldığında Calitri'nin yasadışı işler yapıyor olsa da prensip sahibi bir işadamı olduğu söylenebilir. Sattığı malın yasadışı olmasıyla da ilgilenmiyor ve bu işleri para kazanmanın bir yolu olarak görüyor."

"60 Saniye"nin diğer yardımcı rollerinde ise şu oyuncular kamera karşısına geçtiler: Memphis'in en iyi arkadaşı Donny Astricky rolünde Chi McBride; The Sphinx rolünde Vinnie Jones; Kip'in çocukluk arkadaşı Tommy Tummel rolünde Scott Caan; araba hırsızlarının en genci bilgisayar dahisi Toby rolünde William L. Scott; Memphis'in eski düşmanlarından Johnny B. rolünde Master P; araba hırsızları çetesinin yeniden faaliyete geçtiğini haber alan dedektif Roland Castlebeck rolünde Delroy Lindo...

" Eğer bir film setinde işbirliği havasını oluşturamazsanız işiniz çok zordur. Iyi fikirlerin daima alt kadrolardan çıktığını gördüğ
üm için çektiğim her filmimde buna özen gösteririm."

Filmin yapımcısı Jerry Bruckheimer, çektiği filmlerde oluşturduğu görkemli oyuncu kadrolarıyla tanındığı ölçüde aynı zamanda en küçük rolleri üstlenen oyuncuları bile prodüksiyon ailesinin bir parçası saymasıyla, onların görüşlerine değer vermesiyle bilinen bir yapımcıdır. Kadroda yer alan her oyuncuyu projeye katkıda bulunması için cesaretlendirdiğini belirten Bruckheimer, " Eğer bir film setinde işbirliği havasını oluşturamazsanız işiniz çok zordur. Iyi fikirlerin daima alt kadrolardan çıktığını gördüğüm için çektigim her filmimde buna özen gösteririm." diyor . "60 Saniye"nin yönetmenliğini Dominic Sena 'ya veren Bruckheimer, l992 yılından beri onun peşinde olduğunu ve ilk kez birlikte çalışmaktan mutluluk duyduğunun altını çizerek Sena hakkındaki görüşlerini şu sözlerle dile getiriyor:

" Dominic Sena'nin çalışmalarında olağanüstü bir enerji vardır. Bu enerji sadece harika ışıklandırmadan değil, mizah gücünden ve yüksek tempodan kaynaklanır. Film seyretmek için bir sinema salonuna gittiğimde ekranda sıkıcı şeyler görmekten nefret ederim. Dominic'in görüntüleri hem çok ilginçtir hem de öykünün anlatımına inanılmaz katkıda bulunur." Jerry Bruckheimer, Dominic Sena ile anlaşma imzaladığında onun orijinal filmin yönetmeni Toby Halicki ile l979/l980 sezonunda birlikte çalışmış olduğunu bilmiyordu. Dominici Sena bu deneyimini su sözlerle anlatıyor: " Los Angeles 'a yeni gelmiştim. Toby Halicki 'nin " The Junkman " adlı filminde kamera operatörü olarak çalmak üzere sözleşme yaptım. Önüme " 60 Saniye "nin bir kopyasını koyarak " Bu benim ilk filmimdir. Bunu 1milyon dolara çıkardım. Yeni filmim bundan daha iyi olmalı " dedi. Sonrasında: " 60 Saniye "yi temel alarak çalışma yaptık."

Önceki
;
   
Vizyondakiler
   
Gelecek Program
   
Salonlar

 


 

Angelina Jolie ile Röportaj



 Nicolas Cage ile Röportaj

| ANA SAYFA | Vizyondakiler | Pek Yakında | Sinema Salonları | Haberler |
| Film Arşivi | Ünlüler Arşivi |Forum |
Copyright 2002 - On-Net A.Ş. | Bigglook
cinema@bigglook.com