“Angelina'nın gözleri size ‘ Gel yatağa gidelim
’ demiyor. Onun gözlerine baktığı nızda soluğunuz kesiliyor ama bakışları sizi
yatağa davet etmiyor .’’
Angelina Jolie'nin kırmızı et dışında başka birşey yediği yok. İnsan eti yemekten hoşlanacağını da sanmıyoruz. Dolayısıyla bütün bu söylenenler doğru değil. Ancak yine de Angelina Jolie'nin Hollywood'un diğer kadın yıldızılarından farklı yanları olduğu kesin. Yani O bir Winona Ryder, Kate Winslet ya da Gwyneth Paltrow değil. O kadar inatçıdır ki, kafasını kesseniz yine de dudaklarından dökülen sözcükler ‘ ez ve yak ’ olacaktır.
Kısacası " 60 Saniye "nin (Gone in 60 Seconds) kadın yıldızı Angelina Jolie, günümüzün
hepsi birbirine benzeyen kadın yıldızlarından çok farklı... Bir kadın oyuncu düşünün
ki, kendisinin bir ' deli ' olduğunu açıkça söyleyebiliyor. Deli olmasa bile en
azından çılgın, düzen karşıtı ve cehennem gibi seksi olduğu kesin.
Angelina Jolie'ye dıştan şöyle bir bakıldığında Hollywood'un tanrıçalarının genel
özelliklerini taşıdığı gözleniyor. Islak dudaklar, yuvarlak kalçalar vs... Ama
onlardan ayrılan yanı gözlerindeki ifade... Çünkü Angelina'nın gözleri size ‘
Gel yatağa gidelim ’ demiyor. Onun gözlerine baktığınızda soluğunuz kesiliyor
ama bakışları sizi yatağa davet etmiyor .
“ Çünkü şahsen benim daha çok sekse ihtiyacım var .Tamam mı? Ölmeden önce dünyadaki tüm zevkleri tatmak istiyorum ".
“ 60 Saniye " ile yıldızı parlayan Angelina Jolie için “ 21. yüzyılın Brigitte Bardot'u " yakıştırmasını yapanlar var. Başka bir grup ise onu Beatrice Dalle'e benzetiyor ve, “ Hollywood'un büyük dudaklı seksi kadınları galerisinin 21. yüzyıldaki ilk üyesi " diyorlar.
Medyada yayımlanan Angelina Jolie söyleşilerinin ortak bir özelliği var. Neredeyse hepsinde seksten söz ediyor. Bunun nedeni sorulduğunda ise şunları söylüyor: “ Çünkü şahsen benim daha çok sekse ihtiyacım var .Tamam mı? Ölmeden önce dünyadaki tüm zevkleri tatmak istiyorum ". Verdiği bu yanıt karşısında “ O zaman işiniz zor olmalı " denildiğinde aynen şu karşılığı veriyor: “Buna da tamam. Kolay işler bana sıkıntı verir. "
“Hayatım boyunca yalnızca dört erkekle birlikte oldum. Ancak sanıyorum ki bazı sözcükler insanın üzerine yapıştırıldığında çıkarılması kolay olmuyor . "
Angelina yeni milenyumun seks sembolu olarak algılanıyor. Ancak diğer seks sembollerinden
farkı zeki ve akıllı bir kadın olması... Ayrıca seks sembolü olarak algılanmasına
da şaşırıyor ve şunları söylüyor: ‘Bugüne kadar gerçek anlamda bir seks filmi
çevirmediğim ve çok sayıda erkekle çıkmadığım halde bu yakıştırma yapılmaya başlandı.
Hayatım boyunca yalnızca dört erkekle birlikte oldum. Ancak sanıyorum ki bazı
sözcükler insanın üzerine yapıştırıldığında çıkarılması kolay olmuyor . "
Hollywood 'un yeni starının kopardığı firtınalar sürekli seks olayına dayanıyor.
Geçenlerde ABD'de yayımlanan magazin dergilerinden birisi okurları arasında bir
anket düzenledi ve ‘ Kadın izleyicilerin seks yapmayı en çok istediği kadın oyuncu
’ yu seçmelerini istedi. Bu anketin sonucunda Angelina Jolie birinci sırada yer
aldı. Bir başka deyişle Angelina Jolie 'yi kadın izleyiciler de beğeniyordu ve
onunla seks yapmak istiyordu.
Angelina bu anket sonucu üzerinde de kesin ve kararlı bir tavır sergiliyor ve
' Buna da okey diyorum. Çünkü ben de kadınlarla seks yapmak isteyen bir kadın
oyuncuyum ve bunu söyle mekten çekinmiyorum. Ayrıca da geçmişimde bir kadınla
birlikte olduğumu herkesin bilmesini isteyecek kadar da açık bir insanim. ' diyor.
Angelina’ya göre bu şekilde tanınmanın bir sakıncası yok. Hatta ünlü bir babanın kızı olarak tanınmaktan daha iyi... Çünkü O, Hollywood’un ünlü aktörlerinden Jon Voight’ın kızı ama ünlü bir aktörün kızı olarak tanınmayı hiç istemiyor .
Angelina Jolie’nin Hollywood’da kısa sayılabilecek bir kariyer geçmişi var. Yalnızca altı yıllık serüveninin başlangıcında ‘‘Cyborg 2’’ adlı bilimkurgu filminde kısa bir rol yer alıyor. O filmde biyonik ve beyinsiz bir yapay sanatçıyı canlandırdı. Jolie’nin sonunda Oscar’ı kucaklamasına ka dar uzanan serüveni "Cyborg 2" ile başlamış oldu.
Angelina her ne kadar seksten söz ederek bu şekilde tanınmaktan şikayeti olmadığını söylese de, oyunculuk yönüyle hatırlanmak istediğini sözlerine eklemeden yapamıyor. Çünkü onun altı
yıllık sinema kariyeri önemli başarılarla dolu. Ödül üstüne ödül kazandığı filmlerin başlangıcında TV filmi en iyi kadın oyuncu dalında Altın Küre ödülünü kazandığı l998 yapımı ‘‘ Gia ’’ geliyor. Jolie bu filmde Gia Garangi adlı lezbiyen ve uyuşturucu bağımlısı bir süper modelin trajik yaşamını başarıyla oynadı.
“ Gia ’’nın ardından asıl büyiik başarılara imzasını attığı James Mangold’un ‘‘
Girl, Interrupted ’’ adlı çalışmasının geldiğini görüyoruz. 1998 yapımı ‘‘ Girl,
Interrupted ’’ ki performansıyla önce kariyerinin ikinci Altın Küre ödülünü kucakladı;
hemen ardından en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında Oscar'a aday gösterildi ve
l999 Oscar’larında en iyi yardımcı kadın oyuncu Oscar’ı Angelina Jolie’nin oldu.
Angelina Jolie bu iki filminin dışında Mike Newell’ın yönettiği ‘‘Pushing Tin’’ de ve başrolünde Denzel Washington’un oynadığı "Kemik Koleksiyoncusu" nda (The Bone Collector) kamera karşısına geçti. Yönetmenliğini Dominic Sena’nın üstlendiği "60 Saniye"de (Gone in 60 Seconds) Nicolas Cage’e karşı oynayarak kariyerindeki başarısının zirvesine çıktı.
"Medya onu egzantrik bir insan olarak tanıtıyor
ve sanki onun yaptığı herşey tabuymuş ya da ürkütücü bir şeymiş gibi hava katıyor.
Bence Angelina Jolie hiper-zeki bir kadın oyuncu ve aynı zamanda tam anlamıyla
dürüst bir kadın. Orta sınıf kitlelerin statükocu anlayışıyla bugüne kadar uzlaşmadığı
gibi bundan sonra da uzlaşmayı düşünmüyor."
“60 Saniye’’de de önceki filmlerindeki geleneğini bozmayan Angelina Jolie, araba
hırsızlığı konusunda profesyonelleşmiş bir kadın mekanikçiyi canlandırdı ve rolünü
oynarken kendi maceracı ruhunu dışa vurmaktan çekinmediği gibi çıplak gerçekleri
ve sıradışı duyguları yansıtmakta da duraksamadı. “ 60 Saniye"deki rol arkadaşı
Giovanni Ribisi onu şu sözlerle tanımlıyor: "Medya onu egzantrik bir insan olarak
tanıtıyor ve sanki onun yaptığı herşey tabuymuş ya da ürkütücü bir şeymiş gibi
hava katıyor. Bence Angelina Jolie hiper-zeki bir kadın oyuncu ve aynı zamanda
tam anlamıyla dürüst bir kadın. Orta sınıf kitlelerin statükocu anlayışıyla bugüne
kadar uzlaşmadığı gibi bundan sonra da uzlaşmayı düşünmüyor."
Yaşamın
ateşiyle ve insan davranışlarının karanlık yüzüyle dopdolu bir kişiliğe sahip
olan Angelina Jolie, başarılı olmanın sırrını insanın içgüdülerine güvenmesine
bağlıyor ve şunları söylüyor : ‘‘Ne zaman içgüdülerimin sesini dinlemeyip mantıklı
davranmaya kalkışsam başım derde giriyor. Bu yiizden attığım her adımda içgüdülerime
göre hareket ediyorum.’’
Yapımcılığını Jerry Bruckheimer’in üstlendiği ve Kuzey Amerika sinemalarında haziran
başında gösterime giren ‘‘ 60 Saniye ’’deki (Gone in 60 Seconds) rolüyle ilgili
düşünceleri ise şöyle: ‘‘Dominic Sena’nın yönettiği o filmde İtalyan arabalarını
çalmayı iş edinmiş bir kadın mekanikçiyi oynadım. Nicolas Cage ile sık sık dudaklarımızın
kilitlendiği ‘‘60 Saniye’’ bence keyifli ve eğlenceli bir film oldu. Ayrıca ben
de rahat ettim. Çünkü bu filmde canlandırdığı karakterin çok fazla iç çelişkileri
yok. Kaşla göz arasında hırsızlık yapmaktan zevk alıyor ve seksüel yönü güçlü
bir kadın. Başka bir deyişle, artık açık davranmayı ve güçlü olmayı öğrenmeye
başlayan 90’lı yıllar kadınının en sıcak örneklerinden birisi..."