Çok az kişiye güvenin...Gerisinden korkun...
Cytops. Jean Grey. Storm : Onlar atomun, yüksek insan neslinin ve evrim zincirinin son halkaları. Her biri tüm insanlardan farklı bir genetik mutasyona sahip olarak doğmuş, daha sonra bunu kendilerine ait bir güç olarak kullanmayı öğrenmişlerdir.
“ Onlar tanrının seçilmiş çocuklarıdır. ”
Cylops (James Marsden), bir dağı bile bir tarafından diğer tarafına delebilecek enerjiye sahip ışınlara sahip gözleri ; Jean Grey (Famke Janssen), hem tele kinetik hem de telepatik gücü; Storm (Halle Bery), hava koşullarını değiştiren gücü ile onlar tanrının seçilmiş çocuklarıdır. Her geçen gün nefret ve önyargı ile dolan dünya için ise onlar acayip yaratıklar ; farklılıklarını kabul etmeye yanaşmayan diğer insanlar için belki de, tehlikeli olan tabiatın yarattığı zavallılardı.
İçlerinde Senatör Robert Kelly’nin de bulunduğu bir grup, mutantların insanlık için büyük bir tehlike oluşturduklarını düşünmektedirler. Profesör Charles Xavier'in - ki dünyanın en güçlü telepatisine sahip insanıdır- gözetimi altındaki genç mutantlar, ellerindeki bu gücü kontrol etmeyi ve iyi amaçlar uğruna kullanabilmeyi ve onları korkutan dünyadan korunmayı öğrenmektedirler .
Aralarına yeni katılan Rogue (Anna Paguin) ve Wolverine (Hugh Jackman) ise dünyanın gelmiş geçmiş en güçlü mutantı olarak bilinen Magneto (Ian McKellen) tarafından ele geçirilmeye çalışılmaktadır. Magneto, bir gün dünyanın tek hakiminin evrimlerini tamamlayan mutantlar olacağına inanmaktadır.
1963 yılında Amerika İnsan Hakları Hareketi ile çalkalanırken Marvel Yayınevi editörü, baş yazarı ve yönetmen Stan Lee “X-Men ” adını verdiği mutasyon geçirmiş süper kahramanların maceralarını anlatan bir çizgi roman yarattı. Diğer tüm Marvel kahramanları gibi anti sosyal, sempatik ve alışılmışın dışındaki bu yaratıklar, özel güçlerini kendilerini korumak için ve aralarındaki kötülere karşı kullanmaktadırlar .
“ X-Men ”in karakterleri 6O'ların bilgeliğini yansıtmaktadır. „
Stan Lee'nin kahramanları hem politik olaylara bakışı, hem de çevrelerinde olan biten sosyal yaşamları ile günümüzden çok da uzak olmayan bir gelecekte yaşamaktadırlar. Yönetmen Bryan Singer'a göre “ X-Men ”in konusu, oldukça politik olup ırkçılığı, ayrımcılığı ve töleranslı hayatlarının altında dur durak bilmeyen aksiyon ve macerayı gizlemektedir. “ X-Men ”in yaratıldığı dönem 6O'ların politik ve sosyolojik hareketliliğini taşıdığı için, karakterleri de bu dönemin bilgeliğini yansıtmaktadır.
Her ne kadar Xavier ve Magneto bir zamanlar arkadaşlarsa da, ideolojik ve filozofik düşünce farklılıkları onları kendilerinin haklı olduğu sonucuna ulaştırmakta ve uzlaşmaya yanaştırmamaktadır. Xavier başında bulunduğu bu gerçek dünyadan korkan mutantları normal hayata kazandırabilmek için uğraşırken, Magneto onları yok etmeye çalışmaktadır.
“Wolverine trajik bir kahramandı. „
Yapımcı Lauren Shuler Donner, “X-Men”e ait karakter profillerini okumaya bundan tam 6 yıl önce başlamıştır. “Özellikle Wolverine trajik bir kahramandı. Psikolojik açıdan yaşadığı karmaşa ve kendisini bulma çabası, bir çizgi roman karakterinden çok daha gerçek ve dokunaklıydı. ” 1995 yılında yönetmen Bryan Singer yaratıcı ortağı DeSanto ile 20th Century Fox ile bir başka filmin yapımı konusunda bir araya gelirler. DeSanto kendi deyimi ile “ tam bir “X-Men” hayranı ”dır. Ve Singer’ı planladığı yapımı bir kenara bırakarak, “X-Men”in sinemaya dönüştürülmesi konusunda ikna eder.
Bryan Singer’ın evet demesinin sebebi ise “X-Men”in bir çizgi roman temasının yanında sosyolojik olgular taşımakta olmasıdır. “ “X-Men”in içinde Martin Luther King ve Malcolm X'i birlikte bulabilirsiniz. Xavier'in hayali mutantlar ve insanların hep birlikte barış içinde yaşaması iken, Magneto daha çok Darwinist bir yaklaşımla mutantların daha yetkin yaratıklar olması sebebiyle yaşaması gereken tek ırk olduğuna inanmaktadır.”
“Singer, farklı bir macera ile “X-Men” fanatiklerinin karşısına çıkmayı amaçlamıştır.”
Filmin hazırlık aşamasına gelindiğinde daha önce böylesine evrensel olmayan iki filmin yönetmenliğini üstlenen Singer araştırmalar yapmaya girişmiş. Bu güne kadar basılmış tüm “X-Men” çizgi romanlarını ve karakterlerin geçmişini anlatan yazılı metinleri inceledikten sonra, daha önce çevrilmiş 70 dizilik çizgi film serisini de izlemiş; destansı özellikleri olan bu hikayenin başlangıcından bugüne kadar geçen olayların tümünden farklı bir macera ile fanatiklerinin karşısına çıkmayı amaçlamışlardır.
Filmin henüz hazırlık aşamasında tüm çalışmaları senaristlerle birlikte gerçekleştiren yönetmen Singer, karakterlerin aslında gerçek hayata çok yakın olmalarının, zayıf ve güçlü yanlarının olmasının “X-Men”i diğer çizgi romanlar arasında gerçeğe en yakın kılan özellik olduğunu söylüyor. Aynı zamanda karakterlerin süper güçleri de, aslında onların başka yönlerden zayıflıklarını örtmektedir.
Filmde rol alacak oyuncuların seçimi de oldukça uzun süren bir çalışma gerektirmiş. Özellikle yıllardan bu yana “X-Men”i takip eden fanatikleri için, çizgi kahramanlarının etten kemikten gerçek varlıklara dönüşmesi şaşırtıcı olmamalıdır. 1999 yılının bahar aylarında başlayan ön hazırlık çalışmaları Ekim 1999’da ancak film çekimlerine ulaşılmasını sağlamış.
Film için anlaşmayı ilk imzalayan profesyonel bir pankreas görevlisi olan Tyler Mane olmuş. Mane filmde Sabretooth’u canlandırıyor. Profesör Xavier rolü için Shuller Donner Patrick Stewart'a teklifini bundan yıllar önce görmüş. “ Conspiracy Theory”nin çekimleri sırasında teklif edilen rolü Stewart yapım aşamasına girildiğini öğrendiğinde kabul etmiş. “ Gerçek Xavier ile Stewart arasında büyük fiziksel benzerlik vardı. Tüm bunların yanında o gerçekten ekrana yansıttığı karizması, sesi ve oyuncu kişiliği ile tam bir Xavier'di ” diyor Donner.
|