Filmin yapımcılar, Eddie rolü için değişik türde bir aktör arıyorlardı.
Fakat Viggo Mortensen ' in karakterinden oldukça etkilenmişlerdi.
Eddie ile ilgili harika fikirleri vardı. Onu gerçekten anlamış
görünüyordu. Viggo ile ilgili şaşırtıcı olan bir başka şey de biraz
aptal gibi görünmekten hiç de korkuyor olmamasıydı. Bu oldukça beklenmedik
bir şeydi ve bize onun karakterinin bir başka yönünü gösteriyordu
ki bu oldukça hoşumuza gitmişti. diyor Topping.
Eddie, Guthrie Oklahomalı ve ufak bir yerde büyümüş. Bu nedenle
hızlı şehir hayatına alışkın değil. Onun gibi bir yıldız sporcu olunca
ne kadar çalışkan olursanız olun şımartılırsınız ve istediğinizi elde
edersiniz. Bu da insanları etkiler. Biraz mütevazi olmaya ihtiyacı
var ve hikaye boyunca bu gerçekleşiyor. diyor Mortensen.
Jasper karakterini İngiliz aktör Dominic West canlandırıyor.
Bu oldukça zor bir roldü. Jasper sadece kötü bir çocuk değil ayrıca
çekici, zeki ve herkesin olmak isteyeceği kadar seksi biri olmak zorundaydı.
Beraberken asla saklamayacağınız biriydi. diyor Thomas.
“ Jasper rolü oldukça önemli bir roldü. Gwen'in onda ne bulduğunu
anlayabilmelisiniz- çok komik, çekici ve eğlenceli biri. Adeta bir
mıknatıs gibi. Sadece Gwen için değil herkes için. ” diyor Topping.
Gwen'in kız kardeşi Lily'i canlandıran Elizabeth Perkins, daha ilk
başından beri bu projeyi çok beğenmiş. ” Aniden büyük abla olarak
ortaya çıkıyor. Bu role çok uygundu.” diyor Topping.
“ Ben Gwen'in karşı teziyim. O ailenin vahşi kızı bense ağırbaşlı
olanı. Ben çok daha kontrollü biriyim. O ise kontrolünü kaybetmiş
biri. ” diyor Perkins.
Şimdiye kadar hiç normal
insan oynamadı
Cornell rolünü canlandıran Steve Buscemi son dakikada seçilmiş. “
Cornell sınırları olan biri. Oldukça zor ve pis bir hayat yaşamış.
Bence bu rol Steve'e çok uygundu. Şimdiye kadar hiç normal bir insan
oynamamış. Hep akıl hastası, çılgınlar oynamış. ” diyor Topping. “
Seyretmekten gerçekten hoşlanacağım birisini arıyordum. Steve umulmadık
biriydi. Hayatında hemen hemen tüm kötü şeyleri yaşamış. Ona gerçekten
ihtiyacım vardı. Tam bu filme uygun biriydi.'' diyor Thomas neden
Buscemi'yi bu role seçtiğini açıklarken. “ Canlandırdığım karakter
karanlık bir geçmişi olan fakat bunun üstesinden gelebilmiş biriydi.
Şimdi o insanlara yardım ediyor.Aktör olarak böyle değişik bir rolü
oynamak çok güzeldi. ” diyor Buscemi.
Oyuncuları seçmek en zor olan şeylerden biridir. “ Rehabilitasyon
grubunda olanlar seçerken Betty oldukça titiz davrandı. Hepsini bir
arada görmek istedi.Bazlar için role uyum sağlamak diğerlerine göre
çok kolay oldu. Örneğin Aian Tudyk düşündüğümüzden daha başarılı oldu.
Tam bir çılgındı. ” diyor Topping. Tudyk, kokain problemi olan bir
Alman striptizcisini canlandırıyor. “ Gerhardt kendini gerçek bir
dansçı, bir sanatçı olarak görüyor. ” diyor Tudyk.
Filmde ayrıca Azura Skye, Michael O'Malley, Marianne Jean-Baptiste
ve Diane Ladd de rol alıyor . “ Hepsinde de doğaçlama yeteneği vardı
ki bu Betty için önemliydi. Tüm oyuncu ekibi zeki ve tamamen kaçıktı.
” diyor Topping.
70’li yılların kişiliğini yansıtan
bir terapi merkezi
Rehabilitasyon merkezinin seçimi oldukça dikkat isteyen bir noktaydı.
“ Milyonlarca yere giymek zorunda kaldık. Doğru olan bulamadık.Daha
önce filmlerde gördüğüm tarzda bir yer olmasını istemiyordum. Gerçek
bir yer olmalıydı. 70'li yılların kişiliğini yansıtan. Terapide uygulanan
yaklaşımın 70'li yıllarla bir ilgisinin olduğuna dair içimde bir his
vardı. ” diyor Thomas. Çekimlerden önce Thomas ve prodüksiyon amiri
Marcia Hinds-Johnson pek çok belli başlı rehabilitasyon merkezini
araştırdı. Pek çoğunun yeniden modernize edildiğini ve hiç de ilginç
olmadıklarını gördüler. “ Gwen için tam bir kültürel şok olmasın istedik.
New York gibi sofistike bir şehrin göbeğinden gelmiş bir kız aniden
kendini böyle bir yerde bulunca şaşkına dönmeliydi. ” diyor Hinds-Johnson.
Asheville'deki YMCA, Blue Ridge Assembly, sonunda film yapımcılarına
istedikleri gibi bir yer buldu.Harika manzarası, vadileri, vahşi çiçekleri
ve derelerle bezenmiş ormanla çevrili 1200 dönümlük bir arazide kurulu
olan tam teçhizatlı konferans merkezi, 1906 ' da YMCA örenci konferans
merkezi olarak kurulmuştu. İç mekanların rengi enstitülerde kullanılan
yeşil ve turuncu tonlarındaydı. ” Bu yer kesinlikle 70’li yıllar anımsatıyordu.
” diyor Hinds-Johnson.
“ Serenity Glen'e geldiğinde Gwen'in göstereceği reaksiyon çok önemliydi.Bu
kız öyle biri ki eğer bir ağaca çarparsa onun ağaç olduğunu dahi anlamaz.
New York' da güzel giyinip, tüm partilere katlıyordu. Şimdi ise polyesterden
giysiler giyen insanların arasında. Alışık olduğu tarzda insanlar
değiller. Arkadaşlık kurduğu kişilerden de oldukça farklılar. Onların
yaşamlarına girdikçe gerçek insanlığı öğreniyor. ” diye sözlerini
sürdürüyor Hinds-Johnson.
Y'nin pek çok tesisinden biri de Camp Cousins Challenge Course'un
tam ortasında olan Alpine Kulesi'ydi. 50 feet uzunluğunda olan kulenin
dışında da 130 tane tırmanırken kullanılan tutunma mekanizmalarından
vardı. Filmin temel fotoğraf çekimlerine 14 Nisan 1999'da rehabilitasyon
merkezinin dış çekimlerinin çoğunun yapıldı. Asheville'de başlandı.
İç çekimlerin çoğu Wilmington, N.C.'deki mekanlarda yapıldı. Baz dış
çekimler New York'da yapıldı.
Thomas, sinematograf olarak Declan Quinn'i seçti. “ Betty'nin gerçek
bakış açısını yansıtabilecek birine ihtiyacı vardı. Declan bunun için
mükemmel bir seçimdi. Gwen'in dünyası perdede göründüğünde film de
başlamış demekti. ” diyor Topping. Filmdeki komik unsurların altını
çizmek Thomas'm yaratıcı ekibinin göreviydi. ” Betty ışığa çok önem
veriyordu. Daha önce gördüğümüz rehabilitasyon merkezlerinde olduğu
gibi bir atmosfer olmasını istemiyordu. ” diyor Hinds-Johnson.
“ Filmde tüm güzel şeyler merkezde başlıyor. Sanırım amaç, Gwen aracılığı
ile iyileşme deneyimini kişiselleştirmekti-karanlşk ve aydınlık taraflar,
güzel ve kötü günler. Ve insan hayatın iyileştirebilen güzel olayların
başladığı rehabilitasyon merkezi. ” diyor Thomas.