bigglook
biggtravel
biggmenu
biggistanbul
biggauto
biggfootball
biggclub
biggshop
 

 

Filmler
  Yeni Çekilenler
Kamera Arkası
Film Arşivi
Ünlüler Arşivi
  Aktörler
Aktristler
Yönetmenler
 
Konuklar
  Haftanın Yıldızı
Haftanın   Röportajı
Dosyalar
  Festivaller
Klasik Filmler
Kült Filmler
SinePortre
ÖzelDosya
E-Kartlar
Film Afişleri
Haberler
Kamera Arkası
28 Gün

biraz aptal gibi görünmek...

Filmin yapımcılar, Eddie rolü için değişik türde bir aktör arıyorlardı. Fakat Viggo Mortensen ' in karakterinden oldukça etkilenmişlerdi.

“ Eddie ile ilgili harika fikirleri vardı. Onu gerçekten anlamış görünüyordu. Viggo ile ilgili şaşırtıcı olan bir başka şey de biraz aptal gibi görünmekten hiç de korkuyor olmamasıydı. Bu oldukça beklenmedik bir şeydi ve bize onun karakterinin bir başka yönünü gösteriyordu ki bu oldukça hoşumuza gitmişti. ” diyor Topping.

“ Eddie, Guthrie Oklahomalı ve ufak bir yerde büyümüş. Bu nedenle hızlı şehir hayatına alışkın değil. Onun gibi bir yıldız sporcu olunca ne kadar çalışkan olursanız olun şımartılırsınız ve istediğinizi elde edersiniz. Bu da insanları etkiler. Biraz mütevazi olmaya ihtiyacı var ve hikaye boyunca bu gerçekleşiyor. ” diyor Mortensen.

Jasper karakterini İngiliz aktör Dominic West canlandırıyor. “ Bu oldukça zor bir roldü. Jasper sadece kötü bir çocuk değil ayrıca çekici, zeki ve herkesin olmak isteyeceği kadar seksi biri olmak zorundaydı. Beraberken asla saklamayacağınız biriydi. ” diyor Thomas.

“ Jasper rolü oldukça önemli bir roldü. Gwen'in onda ne bulduğunu anlayabilmelisiniz- çok komik, çekici ve eğlenceli biri. Adeta bir mıknatıs gibi. Sadece Gwen için değil herkes için. ” diyor Topping.

Gwen'in kız kardeşi Lily'i canlandıran Elizabeth Perkins, daha ilk başından beri bu projeyi çok beğenmiş. ” Aniden büyük abla olarak ortaya çıkıyor. Bu role çok uygundu.” diyor Topping.

“ Ben Gwen'in karşı teziyim. O ailenin vahşi kızı bense ağırbaşlı olanı. Ben çok daha kontrollü biriyim. O ise kontrolünü kaybetmiş biri. ” diyor Perkins.

Şimdiye kadar hiç normal insan oynamadı

Cornell rolünü canlandıran Steve Buscemi son dakikada seçilmiş. “ Cornell sınırları olan biri. Oldukça zor ve pis bir hayat yaşamış. Bence bu rol Steve'e çok uygundu. Şimdiye kadar hiç normal bir insan oynamamış. Hep akıl hastası, çılgınlar oynamış. ” diyor Topping. “ Seyretmekten gerçekten hoşlanacağım birisini arıyordum. Steve umulmadık biriydi. Hayatında hemen hemen tüm kötü şeyleri yaşamış. Ona gerçekten ihtiyacım vardı. Tam bu filme uygun biriydi.'' diyor Thomas neden Buscemi'yi bu role seçtiğini açıklarken. “ Canlandırdığım karakter karanlık bir geçmişi olan fakat bunun üstesinden gelebilmiş biriydi. Şimdi o insanlara yardım ediyor.Aktör olarak böyle değişik bir rolü oynamak çok güzeldi. ” diyor Buscemi.

Oyuncuları seçmek en zor olan şeylerden biridir. “ Rehabilitasyon grubunda olanlar seçerken Betty oldukça titiz davrandı. Hepsini bir arada görmek istedi.Bazlar için role uyum sağlamak diğerlerine göre çok kolay oldu. Örneğin Aian Tudyk düşündüğümüzden daha başarılı oldu. Tam bir çılgındı. ” diyor Topping. Tudyk, kokain problemi olan bir Alman striptizcisini canlandırıyor. “ Gerhardt kendini gerçek bir dansçı, bir sanatçı olarak görüyor. ” diyor Tudyk.

Filmde ayrıca Azura Skye, Michael O'Malley, Marianne Jean-Baptiste ve Diane Ladd de rol alıyor . “ Hepsinde de doğaçlama yeteneği vardı ki bu Betty için önemliydi. Tüm oyuncu ekibi zeki ve tamamen kaçıktı. ” diyor Topping.

70’li yılların kişiliğini yansıtan bir terapi merkezi

Rehabilitasyon merkezinin seçimi oldukça dikkat isteyen bir noktaydı. “ Milyonlarca yere giymek zorunda kaldık. Doğru olan bulamadık.Daha önce filmlerde gördüğüm tarzda bir yer olmasını istemiyordum. Gerçek bir yer olmalıydı. 70'li yılların kişiliğini yansıtan. Terapide uygulanan yaklaşımın 70'li yıllarla bir ilgisinin olduğuna dair içimde bir his vardı. ” diyor Thomas. Çekimlerden önce Thomas ve prodüksiyon amiri Marcia Hinds-Johnson pek çok belli başlı rehabilitasyon merkezini araştırdı. Pek çoğunun yeniden modernize edildiğini ve hiç de ilginç olmadıklarını gördüler. “ Gwen için tam bir kültürel şok olmasın istedik. New York gibi sofistike bir şehrin göbeğinden gelmiş bir kız aniden kendini böyle bir yerde bulunca şaşkına dönmeliydi. ” diyor Hinds-Johnson.

Asheville'deki YMCA, Blue Ridge Assembly, sonunda film yapımcılarına istedikleri gibi bir yer buldu.Harika manzarası, vadileri, vahşi çiçekleri ve derelerle bezenmiş ormanla çevrili 1200 dönümlük bir arazide kurulu olan tam teçhizatlı konferans merkezi, 1906 ' da YMCA örenci konferans merkezi olarak kurulmuştu. İç mekanların rengi enstitülerde kullanılan yeşil ve turuncu tonlarındaydı. ” Bu yer kesinlikle 70’li yıllar anımsatıyordu. ” diyor Hinds-Johnson.

“ Serenity Glen'e geldiğinde Gwen'in göstereceği reaksiyon çok önemliydi.Bu kız öyle biri ki eğer bir ağaca çarparsa onun ağaç olduğunu dahi anlamaz. New York' da güzel giyinip, tüm partilere katlıyordu. Şimdi ise polyesterden giysiler giyen insanların arasında. Alışık olduğu tarzda insanlar değiller. Arkadaşlık kurduğu kişilerden de oldukça farklılar. Onların yaşamlarına girdikçe gerçek insanlığı öğreniyor. ” diye sözlerini sürdürüyor Hinds-Johnson.

Y'nin pek çok tesisinden biri de Camp Cousins Challenge Course'un tam ortasında olan Alpine Kulesi'ydi. 50 feet uzunluğunda olan kulenin dışında da 130 tane tırmanırken kullanılan tutunma mekanizmalarından vardı. Filmin temel fotoğraf çekimlerine 14 Nisan 1999'da rehabilitasyon merkezinin dış çekimlerinin çoğunun yapıldı. Asheville'de başlandı. İç çekimlerin çoğu Wilmington, N.C.'deki mekanlarda yapıldı. Baz dış çekimler New York'da yapıldı.

Thomas, sinematograf olarak Declan Quinn'i seçti. “ Betty'nin gerçek bakış açısını yansıtabilecek birine ihtiyacı vardı. Declan bunun için mükemmel bir seçimdi. Gwen'in dünyası perdede göründüğünde film de başlamış demekti. ” diyor Topping. Filmdeki komik unsurların altını çizmek Thomas'm yaratıcı ekibinin göreviydi. ” Betty ışığa çok önem veriyordu. Daha önce gördüğümüz rehabilitasyon merkezlerinde olduğu gibi bir atmosfer olmasını istemiyordu. ” diyor Hinds-Johnson.
“ Filmde tüm güzel şeyler merkezde başlıyor. Sanırım amaç, Gwen aracılığı ile iyileşme deneyimini kişiselleştirmekti-karanlşk ve aydınlık taraflar, güzel ve kötü günler. Ve insan hayatın iyileştirebilen güzel olayların başladığı rehabilitasyon merkezi. ” diyor Thomas.

Önceki

   
Vizyondakiler
   
Gelecek Program
   
Salonlar

 


 
Brian McTavish, Art&Life :
Rehabilitasyon Uzmanları...


Sandra Bullock ile röportaj

| ANA SAYFA | Vizyondakiler | Pek Yakında | Sinema Salonları | Haberler |
| Film Arşivi | Ünlüler Arşivi |Forum |
Copyright 2002 - On-Net A.Ş. | Bigglook
cinema@bigglook.com