bigglook
biggtravel
biggmenu
biggistanbul
biggauto
biggfootball
biggclub
biggshop
 

 

Filmler
  Yeni Çekilenler
Kamera Arkası
Film Arşivi
Ünlüler Arşivi
  Aktörler
Aktristler
Yönetmenler
 
Konuklar
  Haftanın Yıldızı
Haftanın   Röportajı
Dosyalar
  Festivaller
Klasik Filmler
Kült Filmler
SinePortre
ÖzelDosya
E-Kartlar
Film Afişleri
Haberler

Kamera Arkası
Akıl Oyunları

30 YILLIK MÜCADELE...

Kocasının durumundaki yıkıcı belirtileri gören Alicia, artık çökmüş bir dahiye karşı duyduğu sevginin gücüyle mücadelesine devam eder. Nikah salonundaki o görkemli çift gitmiş, yerine her gün yepyeni kabuslar yaşayan bir çift gelmiştir. Ancak herşeye rağmen Alicia, gönülden aşık olduğu bu erkekte umut ışıkları görebilmektedir. Bu yüzden de kocasına inanç aşılamayı sürdürür. Cesaretinin temelinde kocasına duyduğu derin aşk ve inanç vardır.

Alicia’nın 30 yıl devam eden mücadelesi sonuç verir ve Nash hastalığıyla ilgili tedaviye cevap vermeye başlar. Bilinci yavaş yavaş yerine gelen Nash’in artık daha basit hedefleri vardır ama bunlara bile ulaşmakta zorluk çekmektedir. Matematiksel teorisiyle tekrar ilgilenmeye başlarken kendi normallerini bulmaya çalışmaktadır.

Alicia’nın olağanüstü irade gücü ve desteği sayesinde çalışmalarını sürdürür ve 1994 yılında Nobel Ödülünü alır. İçgüdüleriyle bulduğu oyun teorisi, 20. yüzyılın en etkileyici fikirlerinden birisi olmuştur. Nash artık sadece güzel bir yüreği olan bir adam değil, aynı zamanda harika bir beynin de sahibidir. Tüm bunlar da onu asla yalnız bırakmayan karısı Alicia’nın desteğiyle olmuştur.

JOHN FORBES NASH JR KİMDİR?

Batı Virginia’daki küçük bir kasabada orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak 13 Haziran 1928 tarihinde dünyaya gelen John Forbes Nash Jr. 50 yılı aşkın bir süre fikirlerin dünyasında hayal gücünün temsilcisi oldu. Oyun teorisi alanında geliştirdiği öncü çalışmalarıyla 1950’li yılların ‘ yeni matematikçiler ’ kuşağının starıydı.

Ancak şizofreni hastalığına yakalanması sonucunda 30 yıl boyunca bilim dünyasından uzak kaldı. Buna rağmen onun keşfettiği oyun teorisi, yokluğu boyunca ekonomi ve iş dünyasının en hayati unsuru olarak kabul görmeye devam etti.

Nash 1994 yılında yaşamının kontrolünü tekrar ele geçirmeyi başardı ve aktif öğretim üyeliğine geri döndü. Aynı yıl John C. Harsanyi ve Richard Selten ile birlikte ekonomi dalında Nobel ödülünün sahibi oldu. Ödülün gerekçesi ise şuydu: “ Birlikte çalışmaya dayanmayan rekabetçi oyunlar teorisindeki denklemin analizinin yapılmasında öncülük etmesi... ”

SEYİRCİ İÇİN ÖNEMLİ BİR İNSANİ DENEYİM...

John Forbes Nash Jr’ın yaşamındaki olaylardan esinlenilerek çekilen “ Akıl Oyunları ”nda Sylvia Nasar’ın, ünlü matematikçi üzerine yazdığı aynı adlı biyografi kitabı temel alındı.

“ Akıl Oyunları ”nın beyaz perde serüveni, yapımcı Brian Grazer’in Vanity Fair dergisinde ünlü matematikçiyle ilgili yayınlanan bir makaleyi okumasıyla başladı. Sylvia Nasar tarafından yazılan bu makalede dünya çapında büyük takdir toplayan ama sonradan şizofreniye yakalanıp herşeyini kaybeden bir matematik dahisinin gerçek öyküsü anlatılıyordu. Bu öyküyü farklı kılan yan ise, Nash’in zaman içinde tamamen iyileşmesi ve çalışmalarına dönüp Nobel ödülünü kazanmasıydı.

Yapımcı Brian Grazer okuduğu makale konusundaki düşüncelerini şu sözlerle açıklıyor: “ Bu öyküyü çok sevdim. Çünkü kurtuluşu anlatıyordu. Ayrıca rekabetçilik olgusunun kökenlerine inilmek suretiyle insan beyninin yüceltilmesini de çok sevdim. Sylvia Nasar’ın daha sonra yazdığı biyografi kitabıyla da ilgilendim ve film haklarına sahip olabilmek için mücadeleye girdim. Böyle bir öykünün seyirci açısından da önemli bir insani deneyim olacağını hissettim. ”

Grazer, senaryo yazımı için Akiva Goldsman ile anlaşma yaptı. Goldsman bu projeye kendi özel perspektifini getirdi. Annesi ünlü bir terapist ve çocuk psikoloğu olan Akiva Goldsman’ın çocukluk yılları annesinin kurmuş olduğu grup evinde sorunlu çocuklarla birlikte geçmişti. Bu yüzdendir ki, “ Akıl Oyunları ”nın merkezinde yer alan dramatik çizgiyi iyi anlıyordu ve gerçeklik ile illüzyonlar arasındaki ince çizgiyi senaryosunda kolaylıkla oluşturabilecekti.

Goldsman bu görevi üzerine aldığında anlatımın nasıl yapılandırılacağı konusunda sağlam fikirleri vardı. Bunların neler olduğunu şu sözlerle açıklıyor:

“ Nash’in yaşamını birebir tekniğiyle anlatmadım. Bunun yerine onun yaşamının mimari yapısını kurmaya çalıştım. Yani onun dehasının sergilendiği bölüm, şizofreniye yakalandığı bölüm ve Nobel Ödülüne uzandığı bölüm olmak üzere üç mimari yapı oluşturdum. Bunları yaparken de gerçekleri birebir işlemek yerine yarı kurgusal bir teknik uyguladım. ”

   
Önceki Sonraki
 
   
Vizyondakiler
   
Gelecek Program
   
Salonlar

 




| ANA SAYFA | Vizyondakiler | Pek Yakında | Sinema Salonları | Haberler |
| Film Arşivi | Ünlüler Arşivi |Forum |
Copyright 2002 - On-Net A.Ş. | Bigglook
cinema@bigglook.com