bigglook
biggtravel
biggmenu
biggistanbul
biggauto
biggfootball
biggclub
biggshop
 

 

Filmler
  Yeni Çekilenler
Kamera Arkası
Film Arşivi
Ünlüler Arşivi
  Aktörler
Aktristler
Yönetmenler
 
Konuklar
  Haftanın Yıldızı
Haftanın   Röportajı
Dosyalar
  Festivaller
Klasik Filmler
Kült Filmler
SinePortre
ÖzelDosya
E-Kartlar
Film Afişleri
Haberler

Kamera Arkası
Bridget Jones’un Günlüğü


“ Çıkmak için çok hoş ve çok hassas bir erkek arkadaş bulacağım ve aşağıdaki erkeklerden hiçbirisiyle ilişki kurmayacağım: Alkolikler, işkolikler, bağlılık yemini isteyenler, röntgenciler, megalomanyaklar ve cinsel sapıklar... ”

Helen Fielding ile Richard Curtis’in aynı adlı kitaptan uyarlayarak birlikte senaryolaştırdığı " Bridget Jones’un Günlüğü ”nün yönetmenliğini Sharon Maguire üstlendi. “ Bridget Jones’un Günlüğü ”nün serüveni, Londra’nın bağımsız gazetelerinden birinde gazeteci Helen Fielding’e ait sütunlarda başladı.

Başlangıçta, sürekli kalori hesapları yapan, e-mail yollamaktan mutlu olan, kendi kendine yardım kitapları bağımlısı, votka tutkunu bir Bridget Jones vardı. Ve bu kadının kendi yaşamının kontrolünü artık eline almaktan başka çaresi yoktu.

Bridget evcil bir isimdi ve kitabın yazarı Helen Fielding bu karakteri alıp her kuşaktan kadınların duygularını tam 12'den vuracak biçimde oluşturmuştu. Tüm dünyada kadınların çok iyi bildiği bir çaresizlik gerçeği vardı. Ve bu çaresizliği sad ece ev kadınları değil, Bridget gibi mesleğinde belli noktalara gelmiş, ekonomik bağımsızlığını kazanmış kadınlar da aynen hissediyor ve hayattan beklentilerine ulaşamadıklarını düşünüyorlardı. Özellikle de aşk söz konusu olduğunda durum böyleydi. Kısacası Bridget fenomeni hemen hemen evrensel bir fenomendi.

Yazar Helen Fielding bu konudaki düşüncelerini şöyle açıklıyor: " Bridget bu denli popüler olduysa, bunun nedeni, ismi bir türlü konulamayan kupkuru bir yaşam sürdüren bir kadın olmasıdır. Her kadın bu duyguyu iyi bilir ve kendisinden başka herkesin iyi yaşadığını sanır. Oysa farkına varmadıkları gerçek şudur: Başka insanlar da aynı duyguları hisseder. Hemen hemen herkesin içinde bir tutam da olsa Bridget vardır."

İngiliz prodüksiyon şirketi Working Title, daha kitap en çok satan kitaplar listesinde yükselmeden önce film yapım haklarını satın almıştı. Ancak tüm dünyanın Bridget Jones’u tanıması ve sevmesiyle birlikte bu kitaptan bir sinema filmi yapmak artık çok daha büyük zorlukların gündeme gelmesi demekti.

Bu zorluğu iyi bilen yapımcılar, filmin senaryo yazarlığı için Richard Curtis’i davet ettiler. Daha önce senaryosunu yazdığı " Notting Hill " ve " Four Weddings and a Funeral ”de aşkı ve Londra’yı anlatan Richard Curtis, " Bridget Jones'un Günlüğü ”nün sinema uyarlamasında yıllardır zaten arkadaş olduğu Helen Fielding ile işbirliği yapacaktı.

Filmin yapımcılarından Jonathan Cavendish, " Neden Richard Curtis? ” sorusunun yanıtını şu sözlerle veriyor: " İngiltere’de hiç kimse bir espriyi Richard Curtis’ten daha iyi görselleştiremez. Bridget’in ruhunu kusursuz biçimde yakalayacağını ve sinemasal açıdan dinamik bir biçimde komik durumlara çevireceğini düşündük. Nitekim Richard’ın ortaya koyduğu senaryoyu görünce yanılmadığımızı anladık...

Bridget’in günlük sayfalarında anlattığı herşeyi dış dünya koşullarına taşımak, partilerin, aile ziyaretlerinin, ofis asansörlerinin ve cinsel karşılaşmaların var olduğu dış dünyaya uyarlamak başlı başına bir zorluktu. Curtis ile Fielding’in bu zorluğu kolay alıştığını belirten yapımcı Cavendish şunları söylüyor:

" Bridget’in görsel dünyada yaşadıkları ne olursa olsun, düşüncelerinin sürekli içsel diyaloglar yoluyla verildiğini görüyoruz. Senaryonun sonunda gerçeğe esprili bir bakış var. Tıpkı kitapta olduğu gibi filmde de gündelik yaşamdan tanıdığımız insanlar adeta resmi geçit yapıyorlar... ”

" Çözüm 1: Kesinlikle 10 kilo verilecek ”

" Bridget Jones’un Günlüğü ”ne beyazperdede hayat verecek yönetmenin seçiminde " Bridget ruhuna sahip ” bir yönetmenin gerekliliği açıktı. Başarılı belgesel film yapımcısı Sharon Maguire, hem Bridget'in, hem de keskin bir feminist olduğu halde erkek aramaktan bir türlü vazgeçmeyen arkadaşı Shazza’nın yaşamını beyazperdeye aktarmaya tam anlamıyla hazırdı.

Projeye büyük bir tutkuyla sarıldığını vurgulayan yönetmen, " O dünyayı iyi tanıyorum. Çünkü benim dünyam da aynı. Bridget’i anlayabiliyor ve 30'lu yaşlarda olmanın ne demek olduğunu, kariyerindeki başarıya rağmen neden hala yalnız olduğunu merak etmenin nasıl bir duygu olduğunu çok iyi biliyorum. ” diyor.

Sharon Maguire ayrıca Bridget Jones tarzı yaşam biçimine de aşinaydı. " Helen’in Bridget konusunda yazmaya başladığı sırada her şeyi paylaştığımız bir dönem başlamış oldu. Çok iyi zaman geçiriyorduk. Şakalar ard arda patlıyordu. ” diyen Maguire, sözlerine şöyle devam ediyor:

" Ancak alttan alta da olsa çok gizli bir endişeyi paylaşıyorduk. Yaşamlarımız hala neden durup oturmamıştı? Neden hala erkeklerin onayını alma durumu vardı? Bağımsız ve güçlü kadınlar olmayı istiyorduk ama bir yandan da aşık olmak istiyorduk.

Zaten Bridget karakterinin son derece çarpıcı olmasının kökeninde de bu çelişki yatıyor. Film projesine ilgi duymamın nedeni de bu. Kadınlarla ve aşkla ilgili konular öylesine evrenseldir ki, bu duyguları dünya üzerinde yaşamayan kadın yoktur."

   
Önceki Sonraki
 
   
Vizyondakiler
   
Gelecek Program
   
Salonlar

 








| ANA SAYFA | Vizyondakiler | Pek Yakında | Sinema Salonları | Haberler |
| Film Arşivi | Ünlüler Arşivi |Forum |
Copyright 2002 - On-Net A.Ş. | Bigglook
cinema@bigglook.com