|
“ Çıkmak
için çok hoş ve çok hassas bir erkek arkadaş bulacağım ve aşağıdaki
erkeklerden hiçbirisiyle ilişki kurmayacağım: Alkolikler, işkolikler,
bağlılık yemini isteyenler, röntgenciler, megalomanyaklar ve cinsel
sapıklar... ”
Helen
Fielding ile Richard Curtis’in aynı adlı kitaptan uyarlayarak birlikte
senaryolaştırdığı " Bridget Jones’un Günlüğü ”nün yönetmenliğini
Sharon Maguire üstlendi. “
Bridget Jones’un Günlüğü ”nün serüveni, Londra’nın bağımsız gazetelerinden
birinde gazeteci Helen Fielding’e ait sütunlarda başladı.
Başlangıçta,
sürekli kalori hesapları yapan, e-mail yollamaktan mutlu olan, kendi
kendine yardım kitapları bağımlısı, votka tutkunu bir Bridget Jones
vardı. Ve bu kadının kendi yaşamının kontrolünü artık eline almaktan
başka çaresi yoktu.
Bridget evcil bir isimdi ve kitabın yazarı Helen Fielding bu karakteri
alıp her kuşaktan kadınların duygularını tam 12'den vuracak biçimde
oluşturmuştu. Tüm dünyada kadınların çok iyi bildiği bir çaresizlik
gerçeği vardı. Ve bu çaresizliği sad ece ev kadınları değil, Bridget
gibi mesleğinde belli noktalara gelmiş, ekonomik bağımsızlığını
kazanmış kadınlar da aynen hissediyor ve hayattan beklentilerine
ulaşamadıklarını düşünüyorlardı. Özellikle de aşk söz konusu olduğunda
durum böyleydi. Kısacası Bridget fenomeni hemen hemen evrensel bir
fenomendi.
Yazar Helen Fielding bu konudaki düşüncelerini şöyle açıklıyor:
" Bridget bu denli popüler olduysa, bunun nedeni, ismi bir türlü
konulamayan kupkuru bir yaşam sürdüren bir kadın olmasıdır. Her
kadın bu duyguyu iyi bilir ve kendisinden başka herkesin iyi yaşadığını
sanır. Oysa farkına varmadıkları gerçek şudur: Başka insanlar da
aynı duyguları hisseder. Hemen hemen herkesin içinde bir tutam da
olsa Bridget vardır."
İngiliz
prodüksiyon şirketi Working Title, daha kitap en çok satan kitaplar
listesinde yükselmeden önce film yapım haklarını satın almıştı.
Ancak tüm dünyanın Bridget Jones’u tanıması ve sevmesiyle birlikte
bu kitaptan bir sinema filmi yapmak artık çok daha büyük zorlukların
gündeme gelmesi demekti.
Bu zorluğu iyi bilen yapımcılar, filmin senaryo yazarlığı için Richard
Curtis’i davet ettiler. Daha önce senaryosunu yazdığı " Notting
Hill " ve " Four Weddings and a Funeral ”de aşkı ve Londra’yı anlatan
Richard Curtis, " Bridget Jones'un Günlüğü ”nün sinema uyarlamasında
yıllardır zaten arkadaş olduğu Helen Fielding ile işbirliği yapacaktı.
Filmin yapımcılarından Jonathan Cavendish, " Neden Richard Curtis?
” sorusunun yanıtını şu sözlerle veriyor: " İngiltere’de hiç kimse
bir espriyi Richard Curtis’ten daha iyi görselleştiremez. Bridget’in
ruhunu kusursuz biçimde yakalayacağını ve sinemasal açıdan dinamik
bir biçimde komik durumlara çevireceğini düşündük. Nitekim Richard’ın
ortaya koyduğu senaryoyu görünce yanılmadığımızı anladık...
Bridget’in günlük sayfalarında anlattığı herşeyi dış dünya koşullarına
taşımak, partilerin, aile ziyaretlerinin, ofis asansörlerinin ve
cinsel karşılaşmaların var olduğu dış dünyaya uyarlamak başlı başına
bir zorluktu. Curtis ile Fielding’in bu zorluğu kolay alıştığını
belirten yapımcı Cavendish şunları söylüyor:
"
Bridget’in görsel dünyada yaşadıkları ne olursa olsun, düşüncelerinin
sürekli içsel diyaloglar yoluyla verildiğini görüyoruz. Senaryonun
sonunda gerçeğe esprili bir bakış var. Tıpkı kitapta olduğu gibi
filmde de gündelik yaşamdan tanıdığımız insanlar adeta resmi geçit
yapıyorlar... ”
" Çözüm 1: Kesinlikle 10 kilo verilecek
”
" Bridget Jones’un Günlüğü ”ne beyazperdede hayat verecek yönetmenin
seçiminde " Bridget ruhuna sahip ” bir yönetmenin gerekliliği açıktı.
Başarılı belgesel film yapımcısı Sharon Maguire, hem Bridget'in,
hem de keskin bir feminist olduğu halde erkek aramaktan bir türlü
vazgeçmeyen arkadaşı Shazza’nın yaşamını beyazperdeye aktarmaya
tam anlamıyla hazırdı.
Projeye büyük bir tutkuyla sarıldığını vurgulayan yönetmen, " O
dünyayı iyi tanıyorum. Çünkü benim dünyam da aynı. Bridget’i anlayabiliyor
ve 30'lu yaşlarda olmanın ne demek olduğunu, kariyerindeki başarıya
rağmen neden hala yalnız olduğunu merak etmenin nasıl bir duygu
olduğunu çok iyi biliyorum. ” diyor.
Sharon Maguire ayrıca Bridget Jones tarzı yaşam biçimine de aşinaydı.
" Helen’in Bridget konusunda yazmaya başladığı sırada her şeyi paylaştığımız
bir dönem başlamış oldu. Çok iyi zaman geçiriyorduk. Şakalar ard
arda patlıyordu. ” diyen Maguire, sözlerine şöyle devam ediyor:
" Ancak alttan alta da olsa çok gizli bir endişeyi paylaşıyorduk.
Yaşamlarımız hala neden durup oturmamıştı? Neden hala erkeklerin
onayını alma durumu vardı? Bağımsız ve güçlü kadınlar olmayı istiyorduk
ama bir yandan da aşık olmak istiyorduk.
Zaten
Bridget karakterinin son derece çarpıcı olmasının kökeninde de bu
çelişki yatıyor. Film projesine ilgi duymamın nedeni de bu. Kadınlarla
ve aşkla ilgili konular öylesine evrenseldir ki, bu duyguları dünya
üzerinde yaşamayan kadın yoktur."
|