bigglook
biggtravel
biggmenu
biggistanbul
biggauto
biggfootball
biggclub
biggshop
 

 

Filmler
  Yeni Çekilenler
Kamera Arkası
Film Arşivi
Ünlüler Arşivi
  Aktörler
Aktristler
Yönetmenler
 
Konuklar
  Haftanın Yıldızı
Haftanın   Röportajı
Dosyalar
  Festivaller
Klasik Filmler
Kült Filmler
SinePortre
ÖzelDosya
E-Kartlar
Film Afişleri
Haberler

Kamera Arkası
E.T. the Extra-Terrestrial

E.T. YARATILIYOR...

Filmlerdeki roller için oyuncu seçimi kolay iş değildir. Ancak fantastik bir yaratık için doğru tasarımın bulunması daha da zordur. Teknolojinin bugüne oranla daha geri olduğu 80’li yılların başını düşünecek olursak bunun ne kadar zor olduğu anlaşılacaktır.

Günümüzün en ünlü film yapımcıları arasında yer alan Kathleen Kennedy o günlerde Steven Spielberg’in asistanlığını yapıyordu. İmkansızı başarma hayalleriyle yola çıktılar ve E.T.’yi yaratabilmek için özel efekt tasarımcılarıyla görüşmeler yapmaya başladılar. Ünlü illüstratör Ed Verreaux ile sıkı bir çalışma yaparak E.T.’nin dış görümünün nasıl olacağını az çok belirlemişlerdi. Şimdi sıra bu düşüncelerini hayata geçirecek özel efekt tasarımcılarını bulmaya gelmişti.

E.T. için uygun bir dış görünüm bulmak kolay olmadı. Çünkü Spielberg bu uzaylı yaratığın çok özel olmasını istiyordu. Başka bilimkurgu filmlerindeki yaratıklara benzememeliydi. Anatomik açıdan farklı olmalıydı. E.T.’ye bakan bir izleyicinin, ‘ Arkadan fermuarlı bir giysinin içine girmiş bir adam var ’ izlemine kapılmaması gerekliydi. Ed Verreaux ile çalışırken bu prensiplerden yola çıkmıştı.

Spielberg’in istediği E.T’yi hayata geçirebilmek kolay olmayacaktı. Topu topu 80 cm. boyundaki yaratığın teleskopik bir boyun yapısı, kısa ve kalın bacakları olacaktı. Sadece bu özellikler bile, E.T. giysisinin içine girecek oyuncu bulma olasılığını zayıflatıyor, hatta olanaksız hale getiriyordu.

Spielberg’in iletişim kurduğu tasarımcılar arasında Carlo Rambaldi adlı yetenekli bir İtalyan da vardı. Daha önce “ Close Encounters of the Third Kind ”da Spielberg ile birlikte çalışan Rambaldi, o filmde François Truffaut’nun bilim adamlarıyla iletişim kuran uzaylı yaratığın tasarımlarını yapmıştı.

Ed Verreaux’un yapmış olduğu altı taslak çizim, Carlo Rambaldi’ye verildi. Verreaux bu çizimleri hazırlarken Spielberg’in birtakım spesifik yaklaşımlarından yola çıkmıştı. Bunların başında da bazı kitaplarda gördüğü resimleri referans olarak kullanması geliyordu.

Belirli bazı resimlere bakılarak göz, ağız ve diğer özellikler not alındı. Resimlerin ortak özelliği ise hepsinin yaşlı insan resmi olmasıydı. Albert Einstein, Ernest Hemingway ve Carl Sandburg’un yaşlılık dönemi resimleri referans alınmıştı. Spielberg bu resimlerde özellikle gözlerden etkilenmişti. Bu yüzden de E.T.’nin gözlerinin tıpkı onlar gibi anlamsız, pörsümüş ve üzgün olmasını istiyordu.

1981 yılının Ocak ayı başlarında, yani filmin çekim takviminin belirlenmesinin altı ay öncesinde Rambaldi çalışmasını tamamladı ve E.T.’nin kafasının balçık çamurundan bir büstünü hazırlayarak Spielberg’i şaşırttı. Bunun üzerine ünlü yönetmen, çamur büst üzerinde video kamera ile ekran testi yaptı. Böylelikle yaratığın etkileyicilik düzeyinin ışıklandırmayla arttırılabileceğini keşfetti.

“ YAZ KAMPI GİBİ ” OYUNCU KADROSU

Steven Spielberg, “ E.T. ”nin oyuncu kadrosuna değinirken “ yaz kampı gibi ” tanımlamasını yapıyordu. Bunun nedeni ise filmin önemli rollerinin çocuk ya da gençleri gerektirmesiydi. Filmin uzaylı yaratığı E.T.’nin tasarım işlemlerinin 1981 Mart ayında tamamlanması ve yaratılmasından sonra hiç zaman geçirilmeden insan oyuncuların bulunması için çalışma başlatıldı.

Yapılan çalışmalar sonucunda ilk seçilenler ise Elliott’un yalnız ama sevgi dolu annesi Mary rolü için Dee Wallace Stone; ağabeyi Michael rolü için Robert MacNaughton ve hayal gücü geniş kız kardeşi Gertie rolü için Drew Barrymore oldular.

Günümüzün ünlü kadın oyuncuları arasında yer alan ve son olarak “ Charlie’nin Melekleri ”nde izlediğimiz Drew Barrymore, o sıralar henüz 6 yaşında küçük bir kız çocuğuydu ve filmlerde çocuk oyuncu olarak boy gösteriyordu. Spielberg’in onunla ilk tanışması küçük kızın “ Poltergeist ” adlı filmde oynamak için yapılan başvurusu sırasında oldu. ,

Drew Barrymore o günleri hatırlarken şunları söylüyor: “ Steven beni gördüğünde ‘ Poltergeist ’ için uygun olmadığımı söyledi ve başka bir projede değerlendirebileceğini belirtti. Bunun üzerine merakla haber beklemeye başladım. Daha sonra benimle bir kez daha görüşmek ve yakından tanımak istediğini haber aldım. Yetişkin bir insanın beni dinlemek istemesinden çok mutlu olmuştum. O yaşta yazdığım öyküleri dinledi ve çok sevdiğini söyledi. Ardından da ‘E.T.’ için teklif yaptı. ”

Spielberg ise küçük Drew Barrymore ile görüşmesini şöyle anımsıyor: “ Elimde o rol için birçok seçenek vardı ama 6 yaşındaki bu kız çocuğu daha odaya girişinden itibaren beni öylesine etkiledi ki, konuşması karşısında nasıl cevaplar vereceğimi şaşırdım. Yeni filmim için büyük fikirleri olduğunu ve daha iyi bir film olması için yardımcı olabileceğini söylüyordu. Düşünebiliyor musunuz, bana bir çocuk yardım edecekti. Bunları duyduktan sonra Gertie rolü için başka bir seçenek aramama gerek kalmadığını anladım. İstediğim Gertie oydu. ”

Elliott’un çok bilmiş kızkardeşi Gertie’yi bulan Steven Spielberg’i artık çok zorlu bir görev bekliyordu. Filmin ana karakteri olan ve uzaydan gelen yaratıkla dostluk kuran Elliott’un portresini çizecek küçük aktörü bulmak...

Eğer E.T. bu filmin kalbiyse, Elliott karakteri de ruhuydu.
1981 yılı sonlarında senaryoyu bir kez daha okuyan Spielberg, Elliott rolünü verebileceği küçük aktörü bir türlü bulamıyordu. Altı ayı aşkın bir çalışma yaptığı halde Elliott’a rastlayamamıştı. Filmin çekiminin başlamasına sadece beş hafta kaldığı halde Elliott henüz ortalıkta görünmüyordu.

Sonra devreye Universal için “ Raggedy Man ” adlı filmi yönetmiş olan Jack Fisk girdi. Fisk ona San Antonio’lu 10 yaşındaki bir çocuk aktörden söz ediyordu. “ Raggedy Man ” adlı filminde Sissy Spacek’in oğlu rolünü başarıyla oynayan bu çocuğun yer aldığı bazı sahneleri Spielberg’e gösterdi. Spielberg onu hemen bir görüşme için davet etti. Bu görüşme sırasında çocuğu rahatlatmak için aynen şunları söyledi:

“ Şimdi gözünün önüne şöyle bir tablo getir. Uzaylı bir yaratığa rastlıyorsun ve onu seviyorsun. Tıpkı evindeki küçük köpeğin gibi benimsiyorsun. Sonra hükümet yetkilileri geliyorlar ve çok sevdiğin uzaylı dostunu senin yanından almak istiyorlar. Bu olayı hissetmen yeter. ”

Ardından video kameralar çalışmaya başladı. Küçük Henry Thomas’ın gözlerinden yaşlar akıyordu. Belki de üç yıl kadar önce ölen çok sevgili küçük köpeğini anımsamıştı. Spielberg onun bu halini görünce Elliott rolünü başarıyla oynayabileceğine ikna oldu. Odadaki herkes gözyaşlarına boğulmuştu. Küçük Henry’nin omuzunu okşadı ve “ Tamam evlat. Rol senindir ” dedi.

   
Önceki Sonraki
 
   
Vizyondakiler
   
Gelecek Program
   
Salonlar

 




| ANA SAYFA | Vizyondakiler | Pek Yakında | Sinema Salonları | Haberler |
| Film Arşivi | Ünlüler Arşivi |Forum |
Copyright 2002 - On-Net A.Ş. | Bigglook
cinema@bigglook.com