|
10 yıl önce
portresini çizdiği bir karakteri bir kez daha ziyaret etmenin çok ilginç bir deneyim
olduğunu belirten Anthony Hopkins, " Hannibal " ile ilgili olarak şunları
söylüyor:
"
Kuzuların Sessizliği'nin devamının çekileceği bir süredir kulağıma geliyordu ama
gerçekleşeceğine pek ihtimal vermiyordum. Yıllardır insanlar bana hep devam filminin
ne zaman çekileceğini sordu. Ben de her defasında ' Ne zaman ki kamera karşısına
geçerim, ancak o zaman inanabilirim ' karşılığını verdim. Bir iki yıl kadar önce
Tom Harris'in kitabı yazmaya başladığını duydum. Ancak Jonathan Demme'in devam
filmini yönetmemeye karar vermesinden sonra pek ilgilenmedim. Sonradan filmi Ridley'in
yöneteceğini duyduğumda harika bir seçim olduğunu düşündüm. "
"
Bu rol için en mükemmel oyuncu Julianne Moore "
Hopkins
sözlerine şöyle devam ediyor: " Sonra Jodie Foster da devam filminde oynamayacağını
açıkladı. Bir gün Dino'yla Starling rolünü üstlenecek kadın oyuncular üzerinde
konuşurken, aralarında en çok Julianne Moore'u cazip buldum. Oyuncu kadrosunu
oluşturma konusunda herhangi bir yaptırım gücüm yoktu ama Julianne'in ismi geçtiğinde
ilk tepkim, ' Bu rol için en mükemmel oyuncu o... ' biçiminde oldu. Birkaç gün
sonra Ridley beni arayıp da onun seçildiğini söylediğinde çok sevindim. "
Bugüne kadar
iki kez Oscar'a aday gösterilen Julianne Moore, orijinal filmde Jodie Foster'ın
üstlendiği Clarice Starling rolünü oynamaya hazırdı. Jodie Foster ile kıyaslanmasının
kaçınılmaz olduğunu bildiği halde bu zor görevi seve seve üstlendiğini belirten
Julianne Moore, " Hannibal "da üstlendiği rol ile ilgili olarak şunları
söylüyor:
"
Böyle bir rolde oynamak benim için büyük bir fırsattı. İlk ' Kuzuların Sessizliği
' gerçekten harika bir filmdi ve Jodie Foster orada kusursuz bir performans ortaya
koymuştu. Ancak bu farklı bir film. Clarice Starling'i son gördüğümüzde o FBI'daki
çalışmasına yeni başlamış bir stajyer öğrenciydi. Şimdi ise meslekte on yılını
geride bırakmış tecrübeli bir FBI ajanı... Kısacası Clarice Starling yaşamında
vardığı noktada artık çok farklı bir genç kadın... Böyle olması sayesinde bu karakteri
yorumlarken farklı bir konumdan bakma şansını elde ettim. "
" Hannibal
"ın 100'e yakın mekanda çekildiğini, bu nedenle setlerin hazırlanması ve
bir noktadan diğerine aktarılmasının oldukça zor bir süreç gerektirdiğini belirten
yapımcı Martha De Laurentiis, " Ancak mekanlar harikaydı. Floransa'daki Vecchio
Sarayında ya da Montpelier'deki Başkan James Madison çiftliğinde çekim izni alınabilmişse
orada çalışmaktan kim şikayet edebilir? " diyor.
Hannibal
için kusursuz bir sürgün kenti...
Filmin çekimlerine
8 Mayıs 2000 tarihinde İtalya'nın Floransa kentinde başlandı. Daha sonra Birleşik
Amerika'ya dönülerek başta Washington D.C., Richmond, Virginia ve Kuzey Carolina
olmak üzere çeşitli mekanlarda çekimlere devam edildi. Filmin ikinci bölümünün
tümüyle Floransa'da geçtiğini belirten yönetmen Ridley Scott, " Daha önce
orada hiç film çekmemiştim. Benim için gerçekten ilginç bir deneyim oldu. Organize
bir kaos ortamı vardı. Trafiğin kontrolü oldukça zordu ve tam turist mevsiminin
ortasında çekim yapmak zorundaydık. Ancak Floransa kentinin atmosferi müthişti.
Hannibal için kusursuz bir sürgün kenti olduğunu söyleyebilirim " diyor.
Floransa'daki
ilk çekim mekanı Capponi Sarayı oldu. Bu mekanda çekilen sahnelerden birisi, Dr.
Fell sahte kimliğiyle Floransa'da yaşamakta olan Hannibal'ın piyano çaldığı sahneydi.
Bu sahnelerin çekimi sırasında yönetmen Ridley Scott'ı daha iyi tanıma fırsatı
bulduğunu belirten Anthony Hopkins, izlenimlerini şu sözlerle anlatıyor:
" Ridley'in
ne kadar esnek ve tekliflere açık bir yönetmen olduğunun en harika örneği piyano
sahnesiydi. Çekimlerin ilk gününde piyano çalmam gerekiyordu. Kameralar hazırlanırken
kendi çapımda hazırladığım bestelerimden bazılarını çalmaya başladım. Ridley yanıma
gelerek müziği çok beğendiğini söyledi. Sıra kameraların dönmesine geldiğinde
ise ' Tamam, iyi şanslar ' diyerek beni kendi halime bıraktı. Sonuçta Hannibal'ın
çaldığı müzik benim bestelerim oldu. "
Floransa'da
yapılan çekimlerin bir başka sahnesinde daha müzik ön plandaydı. Ünlü Santa Croce
yakınlarındaki bir açık hava sahnesinde orijinal bir opera sahneye konuldu. Besteci
Hans Zimmer, beş dakikadan daha az süreli bu opera için Patrick Cassidy ile anlaşmıştı.
Cassidy'nin yazdığı " Dante's Vita Nova " adlı yapıtın sergilendiği
bu sahnelerin çekimlerinin nasıl yapıldığını filmin yapımcılarından Martha De
Laurentiis şu sözlerle anlatıyor:
" Şimdiye
dek gördüğüm en güzel sahnelenmiş yapıtlardan birisiydi. Joseph Rochlitz adlı
bir koreograf ile anlaşma yaptık ve Dante'nin dramatik ölüm sahnesindeki orijinal
dansları o ortaya koydu. Operanın çok özel bir görüntüsü olması gerekiyordu. Çünkü
senaryoda vurgulandığı şekliyle son derece masraflı ve biletleri zor elde edilen
türde bir operaydı.
Başlangıçtaki
düşüncemiz smokin giymiş birkaç figüranla bu çekimi halletme yönündeydi. Çünkü
yalnızca birkaç yakın çekim olacaktı ve kamera da seyircilerin küçük bir kısmını
tarayacaktı. Ancak Ridley son dakikada çok doğru bir karar vererek operanın kapsamını
genişletmeyi düşündü. O zaman ulaşabildiğimiz kadar çok sayıda figüranla anlaştık
insanlar operaya kendi gece giysileriyle geldiler. "
|