|
21.
YY. İZLEYİCİSİ " HİÇ BÜYÜMEYEN ÇOCUK " İLE TANIŞIYOR...
1953
yılında gösterime giren “ Peter Pan ” seyirciden öylesine büyük
ilgi görmüştü ki, aradan geçen 50 yıla yakın süre içinde unutulmadı
ve klasikler arasındaki yerini aldı. Walt Disney Pictures, “ Peter
Pan Varolmayan Ülkede ” ( Return to Never Land ) ile o filmin eğlenceli
ve fantastik dünyasına dönüş yapıyor ve 21. yüzyılın izleyicisini
“ Hiç Büyümeyen Çocuk ” ile yeniden tanıştırıyor.
“
Return to Never Land ”de Wendy’nin hayal gücünden yoksun küçük kızı
Jane’in Varolmayan Ülke’ye yaptığı fantastik yolculuğa tanık olacağız.
Peter Pan’in o çok bilinen “ İnan, güven ve gerisini perilere bırak
” şeklindeki felsefesinden hayli uzak düşmüş olan küçük kız, bu
yeni serüvende kahramanımızın Londra’yı yok olmaktan kurtarma çalışmasına
katılarak yeni maceralara yelken açacak.
Kötü
yürekli Kaptan Hook tarafından kaçırılıp Varolmayan Ülke’ye getirilen
küçük Jane, bu ülkede kötülüklerle yüzyüze gelmek zorundadır. Jane’i
kötü yürekli korsanın pençesinden kurtaran Peter Pan, ona Varolmayan
Ülke’nin harikalarla dolu dünyasını göstermeye çalışır. Ancak küçük
kızın ufku çok dardır ve aklı fikri bir an önce gerçek dünyadaki
evine dönmektedir.
Bunu
başarabilmek için öncelikle uçmayı öğrenmeye ihtiyacı vardır. Uçabilmesi
ise herşeyden önce bunu başarabileceğine inanmasına bağlıdır. Peter
Pan, Tinker Bell ve Kayıp Çocuklar, küçük kızın potansiyel gücünü
keşfetmesi için ellerinden geleni yaparlar. Ancak Jane’in de inanabilmek
için kendi benliğinde bir inanç birikimine ihtiyacı vardır.
“
Return to Never Land ” özü itibariyle 2 yaşından 102 yaşına kadar
tüm çocuklara ve ruhu çocuk kalabilenlere hitap eden bir çizgi film...
Zengin hayal gücüne sahip olmanın önemini ve her türlü direnişe
ve karşıtlığa rağmen inancın gücünü vurgulayan bir inanç ve hayal
gücü destanı... İzleyiciler bu devam filminde başta Peter Pan, Tinker
Bell, Kayıp Çocuklar, Kaptan Hook ve Bay Smee olmak üzere eski dost
ve düşmanlarla bir kez daha beraber olurken yenileriyle de tanışacaklar.
DÜNYA
DEĞİŞİYOR...
Hiç
büyümeyen çocuk Peter Pan yine bildiğimiz gibi... Yaramaz, sevgi
dolu ve uslanmaz kahramanımız hala Kayıp Çocuklar’ın liderliğini
yapıyor ve Kaptan Hook ile ebedi mücadelesini sürdürüyor. Elbette
hala Tinker Bell’in ilgi odağı durumunda...
Peter
Pan büyümedi ama çevresindeki dünya çok değişti. Wendy artık bir
çocuk değil. O artık iki çocuklu bir anne. Bunlardan birisi Jane
adında sıkı bir genç kız... Ama hayal gücünden yoksun ve ufku çok
dar. Jane’i inanç sahibi bir insan yapmayı Peter Pan’dan başka kim
başarabilir?
Filmin
senaryo yazarı Temple Mathews “ Peter Pan hepimizin kolayca tanıdığı,
en eğlenceli karakterlerden birisidir. Bu yüzden onu yazmaktan büyük
keyif aldım ” diyor ve bunun sebebini şu sözlerle anlatıyor: “ Hepimiz
şu veya bu şekilde Peter Pan sayılırız. Böyle bir karakteri tanımlamak
benim için çok kolay oldu. Onu hayata geçirmek için şöyle bir gözlerimi
kapamam yetti. İnsanın içindeki çocuğa dokunması gibi birşeydi bu
öyküyü yazmak...”
Filmde
Peter Pan karakterini seslendiren Blayne Weaver ise düşüncelerini
şu sözlerle dile getiriyor: “ İnsanlar büyüdükçe oyun oynama, eğlenirken
yaratıcı olma gibi güzel özelliklerini kaybediyorlar. İşin kötüsü
günümüzün çocukları daha hızlı büyüyorlar. Bu da oyunlardan daha
erken uzaklaşmaları anlamına geliyor. Bence Peter Pan öyküsünün
insanlara verdiği en iyi mesaj şu: İnsan kaç yaşında olursa olsun
bazen oyun oynamak güzel birşeydir.”
VAROLMAYAN
ÜLKEYE YOLCULUK...
Jane,
Wendy’nin iki çocuğundan büyüğüdür. Aslında yaratıcılık yönü güçlü
bir çocuk olduğu halde, savaşın soğuk yüzü nedeniyle çocukluğunu
hakkıyla yaşayamamıştır. Çünkü babası savaşa giderken ona küçük
kardeşini korumak gibi zor bir görev yüklemiştir. Bu görevini ciddiye
aldığı için de erken olgunlaşmış ve çocukça duygu ve coşkularını
gömmek zorunda kalmıştır. Daha da kötüsü, babasının yokluğu uzadıkça
annesinin anlattığı Peter Pan öykülerine daha az inanır olmuştur.
Aslında inanmamak için ne gerekiyorsa yapmaktadır.
Ancak
tüm bunlar Kaptan Hook’un Wendy’i yanlışlıkla kaçırmasıyla değişir.
Kaptan Hook onu hayal gücünün başlı başına bir gerçeklik olduğu
Varolmayan Ülke’ye götürür. Aslında bu yolculuk Jane’in yüreğinin
derinliklerine giden içsel bir yolculuktur. Oraya vardığında herşeyin
mümkün olduğunu keşfedecektir. Yeter ki biraz inanç, biraz güven
ve cesaret olsun.
Jane’in
yaptığı bu yolculuk ayrıca filmin yapımcısı Chris Chase’in deyimiyle
“ Bir insanın kendi hayal gücüyle bağlantı kurması ve anlayabilmesi
” yolculuğudur. Dünya üzerindeki her insanın yaşamı boyunca en azından
bir kez böyle bir yolculuk fırsatını yakalayabilmesi gerekir.
Peki
ya kara kalpli, sinsi, kötülük saçan serseri Kaptan Hook? O denizlerin
baş belasıdır ve bununla gurur duyar. Ancak onun şanssızlığı, tüm
yaşamını baş düşmanı gördüğü Peter Pan ile olan mücadelesine adamış
olması, bu savaşa kilitlenip kalmasıdır. Asla kazanamayacağı bir
savaş olduğunu bile bile Peter Pan ile mücadelesine devam eder.
Kaptan
Hook bu kez Wendy yerine yanlışlıkla Jane’i kaçırır. Amacı Peter
Pan’i kendi cehenneminde boğmaktır. Hook’un nasıl bir düşman olduğunu
ona sesini veren Corey Burton’dan dinleyelim:
“
Diyebilirim ki Hook, Disney’in gelmiş geçmiş çizgi kötü adamlarının
en iğrencidir. Kendini beğenmiş, kibirli, abartılı ve tüm gücünü
şeytanca düşüncelerinden alan bir adam bu... Böyle bir karaktere
ses vermek benim için çok keyifli oldu. Kaptan Hook öylesine teatrik
bir karakter ki, eski yılların vodvil oyunlarından çıkıp gelmiş
bir aktör gibi davranmak yeterli oldu. Sesimi verirken Karasakal
ve diğer büyük korsanları aklıma getirdim ve bu zor işin altından
kalktım. ”
Dünyanın
en ünlü perisi Tinker Bell de, bu devam filminde yine o her zamanki
açık yürekli ve biraz da kıskanç havasıyla karşımıza çıktı. Filmin
yapımcılarından Chris Chase, “ Tinker Bell başlangıçta Jane’den
pek hoşlanmıyor ve ona şeytani yüzünü gösteriyor. Ancak daha sonra
Jane’in ihtiyaç duyduğu noktada bu tavrını değiştirip Peter Pan
ile ikisinin yardımına koştuğunu ve Kaptan Hook’un pençesinden kurtarmak
için ne gerekiyorsa yaptığını görüyoruz. ” diyor.
|