bigglook
biggtravel
biggmenu
biggistanbul
biggauto
biggfootball
biggclub
biggshop
 

 

Filmler
  Yeni Çekilenler
Kamera Arkası
Film Arşivi
Ünlüler Arşivi
  Aktörler
Aktristler
Yönetmenler
 
Konuklar
  Haftanın Yıldızı
Haftanın   Röportajı
Dosyalar
  Festivaller
Klasik Filmler
Kült Filmler
SinePortre
ÖzelDosya
E-Kartlar
Film Afişleri
Haberler
     
Kamera Arkası
Vatansever

ailesi ve ülkesi arasında ikilemde kalmış eski bir savaşçı

Fransız ve Kızılderili Savaşlarının eski bir kahraman olan Benjamin Martin ( Mel Gibson ), ailesiyle huzurlu bir hayat yaşayabilmek için savaşmayı sonsuza dek bırakır. Bir zamanlar kurnaz, başarılı ve vahşi bir asker olan Martin, ona tüm vahşi geçmişini unutturan ve huzurlu bir gelecek vaat eden iyi bir kadınla evlenir. Yedi çocukları olur. Fakat bu serer de İngiltere ile bir anlaşmazlık baş gösterir. Savaş kaçınılmazdır.

Kendini ailesine adamış olan Martin, tekrar savaş alanlarına dönmeye hiç de istekli değildir. Yakın bir zamanda dul kalan Martin'in artık hayatta daha başka amaçları vardır. “ Eğer İngiltere ile savaşmak isteyip istemediğimi soruyorsanız, cevabım hayır. Daha önce pek çok savaşa katıldım. Tekrar oraya dönmek gibi hiç bir arzum yok. 7 tane çocuğum var. Karım öldü. Eğer savaşa gidersem onlara kim göz kulak olacak ? ”der Martin duygusal bir anında.

Benjamin'in büyük oğlu Gabriel ( Heath Ledger ) ise oldukça farklı düşünmektedir. Etrafta yapılan konuşmalar , broşür ve gazetelerde yazılanlar , genç adamı oldukça etkiler. Savaşın oldukça yakında olduğunun farkındadır. Ve babasının aksine her şeyi göze almaya hazır olan Gabriel savaşa katılır. Benjamin Martin ise tam bir ikilem içerisindedir. Cesur bir kişi olan Martin savaşın kaçınılmaz olduğunun farkındadır. Derken acımasız Albay Tavington ( Jason Isaac )’ın komutasında İngiliz ordusu Martin'in kapısına kadar dayanır ve aniden hayatta en çok değer verdiği şey olan ailesinin yaşamını tehdit etmeye başlar.

Martin, Güney Carolina'yı tehdit eden bu tehlikeden kurtulmak için vatansever ve idealist oğluyla birlikte İngilizlere karşı savaşmaya karar verir. Böylece Martin'in önderliğindeki milisler, amansız ve çok kuvvetli olan İngiliz ordusuna karşı savaşa başlarlar. Bütün bu olanlar arasında bu gözü pek kahraman ailesini korumak için tek bir yol olduğunun farkına varır: genç neslin özgürlüğü için savaşmak.


“ Er Ryan’ı Kurtarmak ”ın senaristinden enfes bir kahramanlık hikayesi

Columbia Pictures, çekimleri Güney Carolina'da yapılan bir Mutual Film Company Centropolis Entertaintment yapımı olan “ Vatansever ”adlı filmi sunar. Yönetmenliğini Roland Emmerich'in yaptığı filmin yapımcılığını Dean Devlin, Mark Gordon ve Gary Levinsohn; yapımcılığını Ute Emmerich, Roland Emmerich ve William Fay üstlenmiş. 1998'de “ Er Ryan'ı Kurtarmak ”adlı filmle En İyi Özgün Senaryo dalında Oscar'a aday gösterilen Robert Rodat, filmin senaristliğini üstlenmiş.

Yapımcı yardımcılığını Peter Winther, ortak yapımcılığını Dionne McNeff ve Michael Dahon'un yaptığı filmde, kamera arkasında pek çok başarılı isim yer almaktadır: Üç kez Akademi Odülü'ne aday gösterilen fotoğraf yönetmeni Caleb Deschanel; prodüksiyon dizaynırı Kirk M. Petrucelli; Oscar ödüllü editor David Brenner; Akademi ödüllü kostüm dizaynırı Deborah L. Scott, Oscar ödüllü kompozitör John Williams. Filmde başrolleri Mel Gibson, Heath Ledger, Joely Richardson, Jason Isaacs, Chris Cooper, Tcheky Kargo, Rene Auberjonois, Lisa Brenner ve Tom Wilkinson paylaşmaktadır.

kendimizi ortaya koymadan ailemizi kurtaramayız

Projenin başlangıcı 1996 yılında yapımcı Mark Gordon ve senarist Robert Rodat'ın Amerikan Devrimi ile ilgilenmeleriyle başladı. “ Er Ryan'ı Kurtarmak ”adlı filmi henüz bitirmişlerdi. Gordon, “ Bir sonraki projenin ne olacağına karar vermeye çalışıyorduk. Sanırım fikir Bob'dan ( Rodat ) çıktı. ' Neden Amerikan Devrimi ile ilgili bir şey yapmıyoruz ? ' dedi. Bu fikir benim de çok hoşuma gitti. ”

Gordon, “ Devrim tek başına filmin konusunu oluşturmuyor. Karakterler ve onların hayatlarını etkileyen faktörler ön planda. Vurgulamak istediğimiz şey, kendimizi ortaya koymadan ailemizi kurtaramayacağımız. Filmde kahramanın Amerikan Devrimi için vatanseverlerle birlikte mücadele etmesi gerekiyor.

” Rodat, “ Ryan'dan sonra nasıl bir şey yazacağına karar vermeye çalışıyordum. Çocukluğumdan beri Amerikan Devrimi beni cezbetmiştir. Neden bu konunun irdelenip bir film yapılmadığını hep merak etmişimdir. “ Ryan'ın aksine insanlar “ Vatansever ”de evlerinin neredeyse önünde savaşıyorlar. Benjamin Martin gibi biri sorumlulukları ve prensipleri arasında sıkışıp kalıyor. ”

Columbia Pictures, Rodat'ın senaryosunu beğenir ve satın alır. Stüdyo Başkanı Arny Pascal, " Ailesini korumaya çalışan bir adamın hikayesi çok hoşuma gitti. Çünkü güçlü ve evrensel bir konu. Herşey tamamlandıktan sonra Gordon ve Levinsohn, iyi bir yönetmen aramaya başlarlar . “ Roland, hayran olduğum bir yönetmendir. “ Kurtuluş Günü ” adlı çalışmasına hayrandık. Dean ve Roland'ın ekibe katılması bizi çok sevindirdi. ”diyor Gordon.


senaryoyu okurken ağlamaya başladım

Devlin, “ Senaryo beni çok etkilemişti. Hafta sonu okumam için vermişlerdi. O gün evimde bir parti veriyordum ve başlamasına da 15 dakika vardı. Senaryoyu okumaya başladım. O kadar çok hoşuma gitti ki bir türlü elimden bırakamadım. Bir ev dolusu insan beni bekliyordu. Aşağı yukarı 70 sayfasını okumuştum. Hemen telefonu elime aldım ve Roland'ı aradım. Ve ona şöyle dedim: " Roland, her ne üstünde çaışıyorsan hemen bırak. Elimdeki senaryoyu mutlaka okumalısın. Sıradaki projemiz o olacak. "

O da bana ' Ben zaten okudum. Senaryoyu bitirince beni ara.' dedi. Ben de öyle yaptım. İkimiz de bu işe başlamak için sabırsızlanyorduk. " Emmerich, II.Dünya Savaşı'ndan sonra Almanya'da doğduğu için bu senaryo ona pek çok yaşadığı olayı hatırlatmış. Emmerich, " Hikaye herkesin dikkatini çekebilecek şekilde kaleme alınmış. Senaryoyu okurken ağlamaya başladım. Bana daha önce yaşadıklarımı hatırlattı. Amerikan Devrimi Almanya'da okullarda ders olarak anlatılıyor. Çünkü Yunanlılar'dan sonra demokratik toplumun ilk kuruluşunu simgeliyor. "

Devlin, " Ülkenin doğuşunu anlatan film fazla yok. O zamanki sıradan insanların hayatlarını yansıtacak ve bu insanların olağan dışı olaylarda nasıl davrandıklarını göstermek için harika bir fırsat olduğunu düşündük. Tarihi özelliğinin yanı sıra hikaye de oldukça dokunaklı."

Sonraki

   
Vizyondakiler
   
Gelecek Program
   
Salonlar

 





Mel Gibson
ile Röportaj
 

| ANA SAYFA | Vizyondakiler | Pek Yakında | Sinema Salonları | Haberler |
| Film Arşivi | Ünlüler Arşivi |Forum |
Copyright 2002 - On-Net A.Ş. | Bigglook
cinema@bigglook.com