bigglook
biggtravel
biggmenu
biggistanbul
biggauto
biggfootball
biggclub
biggshop
 

 

Filmler
  Yeni Çekilenler
Kamera Arkası
Film Arşivi
Ünlüler Arşivi
  Aktörler
Aktristler
Yönetmenler
 
Konuklar
  Haftanın Yıldızı
Haftanın   Röportajı
Dosyalar
  Festivaller
Klasik Filmler
Kült Filmler
SinePortre
ÖzelDosya
E-Kartlar
Film Afişleri
Haberler

Oscar Amca'nın Yeğenleri

Oscar adaylarının açıklanmasıyla ilgili basında çıkan haberlerin hemen hepsinin " Merakla beklenen adaylar... " diye başlaması açıkçası pek de gerçeği yansıtmıyor. Son birkaç yıldır, özellikle oyuncular tarafından dile getirilen " piyasada iyi senaryo yok! " gibi serzenişlerle kimi zaman su yüzüne çıkan ve bizim gibi Amerikan filmlerine endeksli sineması olan ülkelerde belirgin bir şekilde hissedilen " nitelikli film verimsizliği " olgusunu düşünürsek, başta film eleştirmenleri olmak üzere sinemaseverlerin tahmin ve merak konusunda hararetli bir halet-i ruhiye içinde olduğunu söyleyemeyiz.

Zaten geçtiğimiz birkaç Oscar törenine baktığımızda, en son " Amerikan Güzeli " olayında olmak üzere değerli ödüllerin hep aynı filmlere gittiğini görebiliriz. Ayrıca Oscar öncesi adeta bir nabız yoklama işlevi gören Altın Küre sonuçlarını ve İngiliz Akademisi Ödülleri adaylarını akla getirdiğimizde, bu yılın Oscar adaylarını tahmin etmek noktasında falcı ya da sinema duayeni olmaya gerek olmadığını iddia edebiliriz.

Her ne kadar oldukça karamsar bir giriş yazısıyla başlasak da, şurası da bir gerçek ki, Oscar, kelimenin hem gerçek hem de mecazi anlamında tam bir " kuraklık " yaşayan ülkemiz için hayat kurtarıcı bir mahiyet taşıyor. Nitekim Oscar adaylarının açıklanmasını bekleyen saygıdeğer dağıtımcılarımız, Mart ayına doğru, iyi filmleri ellerinde tutarak bizi salya sümük bırakan " stokçuluk "larından vazgeçecekler ve bizler de hasret kaldığımız iyi yapımlara kavuşacağız.

Hemen şunu belirtelim ki, Amerikan filmlerindeki bu kalitesizlik başka bir açıdan olumlu karşılanabilir. " Dar Alanda Kısa Paslaşmalar ", " Balalayka ", " Filler ve Çimen " ve özellikle " Vizontele " gibi iyi filmler, bu verimsizlikten fırsat bularak beklemedikleri bir seyirci akınıyla karşı karşıya kaldılar. ( Tabii bu filmlerin seyirciden rağbet görmesini, yalnızca piyasanın durgunluğuyla açıklanamayacağını ama, bu unsurun da göz arda edilemeyeceğini vurgulamak isterim. )

Oscar olarak adlandırılan heykelciğin, bir film makarasının üzerinde duran ve görkemli kılıcıyla mağrur bir bakış fırlatan bir şövalye olduğunu hesaba katarsak, Oscar töreninin bir sövalyelik töreni olduğunu iddia edebiliriz. Tabii burada şövalye olan filmlerden ziyade, şövalyelik kurumunun ayakta kalmasını sağlayan yapım şirletlerinin okşanması unsurunun ön planda olduğunu belirtelim.

Nitekim her Oscar töreni " American Beauty " ( Amerikan Güzeli ) ile geçen senenin galibi olan ve bu sene " Gladiator " ( Gladyatör ) ile oldukça iddialı gözüken Draemworks, " The Cider House Rules " ( Tanrının Eseri, Şeytanın Parçası ) ile geçen sene kaybeden ve benzer bir anlatıma sahip " Chocolat " ( Çikolata ) ile bu sene şansını deneyen Miramax ya da " Erin Brockovich " ( Tatlı Bela )li Universal ve " Crouching Tiger, Hidden Dragon " ( Kaplan ve Ejderha ) ile kapışmaya hazır Sony Pictures gibi belli başlı yapım şirketlerinin karşılıklı mücadelesine tanık oluyor.

Ödüllerin dağıtımında da Amerika'nın ulusal politikası olan " denge siyaseti "nin önemli bir rol taşıdığını söyleyebiliriz. Bu nedenle Akademi'nin karar mekanizmasının, bir nebze de olsa, yurdumuz politikasının dinamiğini teşkil eden, amca-yeğen ilişkisine dayandığı iddiası pek de yanlış olmasa gerek. Bu noktada Akademi törenini, Oscar amca tarafından sıvazlanmayı bekleyen şımarık yeğenler mücadelesi olarak karikatürize edebiliriz.

Her ne kadar Oscar'ın perde arkası, Akademi üyelerinin kimlerden seçildiği ve bu üyelerin hangi koşullarda filmleri izlediği noktasındaki muğlaklık göz önüne alınırsa, pek de şeffaf olmasa da, aday filmlerin hakkını da yememek ve Amerikan sinemasına reddiyeci bir tutum sergilememek gerekiyor. Tabii aday filmlerin, sezonun en iyi filmleri olmadığını, sadece güçlü yapım-dağıtımcı firmalar kanalıyla geniş bir izlenme olanağına sahip filmler içerisindeki en iyiler olduğunu ve başta Akademi olmak üzere çeşitli kurumlar tarafından saygı görülmenin bir filmin iyi olarak nitelendirilmesi için yeterli olmadığını unutmayalım.

Sonraki
 
   
Vizyondakiler
   
Gelecek Program
   
Salonlar

 







 

| ANA SAYFA | Vizyondakiler | Pek Yakında | Sinema Salonları | Haberler |
| Film Arşivi | Ünlüler Arşivi |Forum |
Copyright 2002 - On-Net A.Ş. | Bigglook
cinema@bigglook.com