bigglook
biggtravel
biggmenu
biggistanbul
biggauto
biggfootball
biggclub
biggshop
 

 

Filmler
  Yeni Çekilenler
Kamera Arkası
Film Arşivi
Ünlüler Arşivi
  Aktörler
Aktristler
Yönetmenler
 
Konuklar
  Haftanın Yıldızı
Haftanın   Röportajı
Dosyalar
  Festivaller
Klasik Filmler
Kült Filmler
SinePortre
ÖzelDosya
E-Kartlar
Film Afişleri
Haberler
     

Blair Cadısı

Korkmak için hiçbir neden yok, yalnızca korkunun kendisi var... ve korku cehennemden de daha ürkünç

Sıradan bir motel odasında banyo yapan bir kadının arkasından yavaşça yaklaşan bir gölge, kanlı çığlıkların habercisidir... Denizin serin sularında kulaç atan masum bir genç, süzülerek kendisine doğru gelen dev canavarın sivri dişleri arasında koca bir mideye yuvarlanacağından henüz habersizdir...

Boş evin içerisinden gelen garip seslere kulak tıkayan çaresiz bir bebek bakıcısı ise kaçınılmaz sona nafile çığlıklar atarak direnmeye çalışmaktadır... Karanlık odaların, uzun koridorların ve kapısı aralık elbise dolaplarının arasında rahatça hareket eden genç bir kız, maskeli bir sapığın tehditkar bakışlarına aldırış etmeyerek belki de en büyük günahı işlemiştir ve cezası oldukça kanlı olacaktır...

“ Bu da neydi ? ”diyen korku dolu bakışlar, ağlamaktan kan çanağına dönmüş ıslak gözler, sessizlikte kaybolup giden nefes alışlar ve ardından gelen keskin çığlıklar korku sinemasının en çok hafızada kalan motifleri olsa gerek.

Korku sineması, son 20 yıl içerisinde çok büyük başarılara imza atmasına ve de yapımcıların gişeyi garanti altına almak anlamında en favori türü olmasına rağmen, kendini cinsellik, şiddet ve bol bilgisayar efektleri gibi yan öğelere teslim ederek “ saf korku ” ( pure fear ) anlamında yaratıcılığından çok büyük ödün verdi. Son yıllarda gerçekleştirilen korku filmleri arasında yaratıcılığın ne demek olduğunu göstermek anlamında en başarılı yapım ise hiç şüphesiz “ The Blair Witch Project ” idi.

Film çekmek amacıyla lanetli bir ormanda tehlikeli bir yolculuğa çıktıktan sonra esrarengiz bir şekilde kaybolan üç sinema öğrencisinin yaşadıklarını ellerindeki High-8 kameranın merceğinden görüntüleyen film, özellikle gerçeklik ve kurmaca arasındaki yakınlıktan yola çıkarak kafalarda oldukça şüphe bırakmıştı.

Yalnızca 30.000 dolara mal olan ve sıradan bir el kamerasıyla sadece sekiz gün içerisinde çekilen film, hiçbir yapay unsura başvurmadan adeta korkunun doğasını ekrana yansıtmayı başardı.

Korku sinemasının belki de en rahatsız edici ve de ürkütücü filmlerinden biri olan “ The Blair Witch Project ”, kelimenin tam anlamıyla görünürdeki hiçlikten yola çıkarak, izleyicisini oldukça etkileyici ve de inandırıcı bir korku yolculuğuna çıkardı.

Florida Üniversitesi’nin iki yetenekli öğrencisi, Daniel Myrick ve Eduardo Sanchez, senaryosunu, yönetimini ve kurgusunu kendilerinin gerçekleştirdikleri bu filmde, olağanüstü set tasarımlarına, profesyonel oyunculuklara, müzik ve özel efektlere yer vermeden seyirciye bir sonraki sahne için hiçbir ipucu vermeden gerçek bir korku atmosferi yarattılar.

1994 yılında Maryland ormanında kaybolan üç amatör belgesel sinemacının haberiyle başlayan “ The Blair Witch Project ”, bir sene sonra izleri bulunan bu kayıpların çektikleri video görüntülerinden oluşuyor. Bu anlamda seyirciyi “ Acaba bunlar gerçekten oldu mu ? ” gibi kuşkulu sorulara sevk eden film, yarattığı ikilemi başarıyla pazarlayarak oldukça büyük bir hasılat elde etti.

200 yıldır meydana gelen gizemli olaylardan dolayı kötü bir efsanesi olan Maryland’deki Kara Tepeler Ormanı, 21 Ekim 1994 tarihinde Heather Donahue, Joshua Leonard ve Michael Williams adındaki üç meraklı genci konuk eder.

“ The Blair Witch ” ( Blair Cadısı ) diye anılan yerel bir efsaneye vesile olan söz konusu orman, ziyaretçilerinin esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolmasıyla ünlendi. Efsaneye bakılırsa 1785 yılında Elly Kedward adındaki biri, birkaç çocuğu evine alarak bedenlerindeki bütün kanı çekip almaya yeltendi. Büyücülük suçlamasıyla yargılanan Kedward, köy sakinleri tarafından sert bir kış dönemi köyden kovularak ölüme terk edildi.

Ertesi yıl ise Kedward’ı suçlayanlar bir anda ortadan kayboldular. Köyün üzerinde Kedward’ın lanetinin dolaştığına inanan köy halkı ise, bir daha onun ismini ağzına almadı. Fakat aradan geçen yıllar yeni insanların kaybolmasına engel olmadı. İnsanların ortadan kayboldukları Kara Tepeler Ormanı da lanetli bir yer olarak efsaneleşti ve bu efsane günümüze kadar geldi.

İşte bu efsaneyi araştırmak için yola çıkan üç öğrenci de benzer bir sonun kurbanı oldu. “ Blair Cadısı ” efsanesi üzerine yapacakları belgesel için işe çevre sakinleriyle konuşarak başlayan grup, daha sonra ormana yöneldiler. İlk önceleri her şey normal gibi görünse de güneşin batışıyla birlikte yolunu kaybeden gençler, ıssız ormanın içerisinde yapayalnız kaldılar. Soğuk ve açlığın da etkisiyle oldukça zor anlar yaşayan genç ekip, acımasız doğanın pençeleri arasında kabus dolu anlar yaşamaya başladılar.

Bütün yaşananları, Josh’un gözleri ve Heather’ın kamerasıyla gösteren film, heyecan ve klostrofobi unsurlarını çok iyi kullanarak izleyiciyi somut bir neden dayanmayan psikolojik bir gerilimin içine sürüklüyor.

Yolculuk sırasında duyulan ağaç hışırtıları, ormanın derinliklerinden gelen uğultular ve her adımda takip ediliyormuş hissi veren gölgeler filmin en öneli doğal korku öğeleri. Filmin en büyük özelliği ise, 86 dakika boyunca hiçbir şiddet ve kan öğesine yer vermemesi.

1999 yılında Sundance Film Festivali’nde keşfedilen “ The Blair Witch Project ”, kısıtlı imkanlar içerisinde, dar bir kadro ve yalnızca High-8 el kamerasıyla neler yaratılabileceğini göstererek genç ve profesyonel sinemacılara iyi bir ders verdi. Ayrıca sadece hayal gücü ve doğanın sentezinde kurgulanan bir filmin, herhangi bir yapay korku objesine gerek kalmadan umulmadık derecede insanları korkutabileceğini ispatladı.


   
Vizyondakiler
   
Gelecek Program
   
Salonlar

 



Kült Filmler Arşivi
Barton Fink
Blair Cadısı
Dr. Strangelove
Gizemli Şehir
Kayıp Otoban
 
o

| ANA SAYFA | Vizyondakiler | Pek Yakında | Sinema Salonları | Haberler |
| Film Arşivi | Ünlüler Arşivi |Forum |
Copyright 2002 - On-Net A.Ş. | Bigglook
cinema@bigglook.com