|
3
Haziran 2001 Pazar günü 86 yaşında aramızdan ayrılan Anthony Quinn, yaklaşık 60
yılını beyaz perdeyle iç içe geçirmiş, pek çok filmde başrol oyuncusu olarak yer
almış güçlü ve verimli bir aktördü. Yüzden fazla filmde rol alan Quinn, oyunculuk
hayatı boyunca pek çok farklı karaktere büründü. Kariyerinin önemli bölümünde
etkileyici, inandırıcı roller canlandıran aktör, son yıllarda kendisine gelen
tekliflerde eskisi kadar seçici davranmadığı için, geçmişe oranla daha silik rollerde
yer aldığı oldu.
Meksika’daki
Aztek Kızılderililerinden bir anne ile İrlandalı bir babanın
oğlu olarak 1915 yılında dünyaya gelen aktör Meksika ve
Los Angeles’ın kenar mahallelerinde yoksul bir çocukluk
geçirdi. İş bulmak umuduyla Meksika’dan Teksas’a, oradan
da Los Angeles’a giden ailesiyle birlikte Los Angeles’ın
yoksul mahallelerinden birine yerleşen Quinn, oyunculuk
kariyerine buradaki oyunculuk okulunda seslendirme dersleri
alarak başladı. Ailesinin bu derslere ödeyecek parası olmasa
da Quinn yılmadı ve okulun temizlik işlerinde çalışarak
derslerin parasını karşılamayı başardı.
İlk
olarak 18 yaşında sahneye çıkan aktörün şansı Mae West’in
“ Clean Beds ” oyunu ile döndü. 1936 yılındaki “ Parole
” isimli filmde aldığı 45 saniyelik rol sayesinde beyaz
perde ile tanışan Quinn aynı yıl “ Sworn Enemy ” ve “ Night
Waitress ” filmlerinde de rol aldı. Ardından Paramount ile
anlaşma imzalayarak 1940’a kadar Paramount filmlerinde,
çoğunlukla gangster ve Kızılderili rolleriyle kamera karşısına
geçti.
Aktörün bu yıllar boyunca rol aldığı filmler arasında “
Waikiki Wedding ”, “ The Last Train From Madrid ”, “ Daughter
of Shanghai ”, “ Dangerous to Know ”, “ King of Chinatown
”, “ Parole Fixer ”, “ The Ghost Breakers ” ve “ Road to
Singapore ” gibi çok sayıda film yer almaktaydı.
2.
Dünya Savaşı yıllarının büyük bölümünde Warner Bros ve 20.
Century Fox yapımlarında rol alsa da, 1942 yılında David
Butler’ın yönettiği bir Paramount filmi “ Road to Morocco
”daki Arap Şeyhi’ni canlandırdı. Bir karakter oyuncusu olarak
kabul edilen aktör, “ City for Conquest ” ( 1940 ), “ Blood
and Sand ” ( 1941 ), “ They Died With Their Boots On ” (
1941 ), “ Buffalo Bill ” ( 1944 ), “ Irish Eyes Are Smiling
” ( 1944 ) ve “ Where Do We Go From Here? ” ( 1945 ) gibi
daha yüksek bütçeli ve önemli yapımlarda rol almayı sürdürdü.
1945 yılında John Wayne ile birlikte rol aldığı “ Back to
Bataan ” filmindeki Filipinli gerilla rolünü canlandırmadaki
başarısıyla adından söz ettirdi. 1947
yapımı “ Black Gold ” isimli düşük bütçeli filmde eşi Katherine
ve üvey kızı ile birlikte rol alan Quinn, filmde arazisinde
petrol bulan gururlu Kızılderili rolündeki içtenlikli performansı
ile ön plana çıkacaktı. Ardından 1947 yapımı “ Sinbad the
Sailor ” ve “ Tycoon ” ile 1951 yapımı “ The Brave Bulls
”, “ Against All Flags ” ve “ The Brigand ”da rol aldı.
1952
yılında Meksikalı bir devrimcinin kardeşini ( devrimci rolünde
Marlon Brando yer alıyordu ) canlandırdığı “ Viva Zapata!
” filmindeki rolü kendisine “ En İyi Yardım Erkek Oyuncu
” dalındaki ilk Oscar ödülünü getirdi. Bu ödül Quinn’in
kariyerinde önemli bir dönüm noktası oldu. Bu başarısının
ardından daha iyi rol teklifleri alan Quinn, 1960’lı yıllara
kadar aralıksız çalıştı.
1954
yılında Fellini’nin “ En İyi Yabancı Film Oscar’ını kazanan
filmi “ La Strada ”da cambaz Richard Baseheart ile birlikte
yolculuk eden kaba saba ve sade bir adam olan Zampano rolündeydi.
1955 yılında Kirk Douglas ile birlikte rol aldığı “ Ulysess
”de Antinoos karakterini, 1956 yapımı “ Lust For Life ”da
da Fransız ressam Paul Gauguin’i canlandırdı. Filmdeki performansı
Quinn’e “ En İyi Yardımcı Oyuncu ” dalındaki ikinci Oscar
ödülünü getirecekti.
1957 yılında “ The Hunchback of Notre Dame ”da Quasimodo
karakterini canlandırdı. Jean Delannoy’un yönettiği filmde
Esmeralda’yı Gina Lollobrigida canlandırıyordu. Aktörün
50’li yıllarda rol aldığı diğer filmlerden bazıları; “ Mask
of the Avenger ” ( 1951 ), “ The World in His Arms ” ( 1952
), “ City Beneath the Sea ”, “ Ride ”, “ Blowing Wilde ”
( 1953 ), “ Seven Cities of Gold ” ( 1955 ), “ The Wild
Party ” ( 1956 ), “ Wild is the Wind ” ( 1957 – bu filmdeki
Gino rolüyle Oscar’a aday gösterilecekti ), “ Hot Spell
” ( 1958 ) ve “ Last Train From Gun Hill ” ( 1959 ) idi.
1958 yılında “ The Buccaneer ” ile giriştiği yönetmenlik
denemesi tam bir hayal kırıklığıyla sonuçlanan aktör, 1959
yılında “ The Savage Innocents ” filmindeki başarılı performansıyla
“ The Buccaneer ”ın yarattığı kötü etkinin izlerini çarçabuk
yok edecekti.
Bu yıllarda geçmişteki ince görünümünü yerini yavaş yavaş
daha kilolu bir vücut yapısına bırakmaya başlayan Quinn,
bu sayede 1962 yılında rol aldığı “ Requem for a Heavyweight
”deki profesyonel güreşçi rolünde oyunculuğunun yanı sıra,
görüntüsüyle de göz dolduracaktı.
Aynı
yıl David Lean’in “ Lawrence of Arabia ”sında ahlaksız bir
Bedouin şefini canlandırdı. 1964 yılında yoksul bir Yunan
çiftçiyi canlandırdığı “ Zorba The Greek ”teki rolüyle bir
kez daha Oscar adayı oldu. 1969’da Chicago’daki Yunan mahallesinde
geçen “ A Dream of Kings ”de yine bir Yunanlı karakteri
canlandırdı.
1970’lerle birlikte kariyerinde bir gerileme sürecine giren
Quinn, bu yıllarda gerek Amerikan yapımı filmlerde olsun,
gerekse de yabancı yapımlarda küçük ve önemsiz roller üstlendi.
Yine de, aldığı roller ne kadar ufak ve önemsiz olurda olsun,
o beyaz perdenin en etkileyici simaları arasındaki yerini
korumaya devam etti.
1973 yılında bir aksiyon filmi olan “ The Don is Dead ”de
Don Angelo rolüyle kamera karşısına geçti. 1976’da “ The
Message ”da Hamza, 1978’de “ The Greek Tycoon ”da Theo Tomasis
rolündeydi.
1980’lere Steward Raffill’in “ High Risk ” isimli komedi
macera filmiyle başlayan Quinn, 1985’te Gene Feldman tarafından
yönetilen ve aktris Ingrid Bergman üstüne belgesel bir çalışma
olan “ Ingrid ”deki konuşmacılardan biriydi.
1990’lı yıllar Quinn’in yavaş yavaş beyaz perdeden televizyona
geçişine tanıklık etti. “ The Old Man and the Sea ”, “ Hercules
and the Circle of Fire ”, “ Gotti ” ve daha birçok televizyon
dizisinde rol alan aktör, bir yandan da film çalışmalarına
da devam etti.
1993
yılında, başrolünde Arnold Schwarzenegger’ın rol aldığı
“ Last Action Hero ”da, 1994’te Harvey Keitel ile başrolleri
paylaştığı “ Somebody to Love ”da, 1995’te Keanu Reeves
ile birlikte kamera karşısına geçtiği “ A Walk in the Clouds
”ta rol aldı. Quinn’in son filmi 2001 yapımı “ Avenging
Angelo ” oldu.
86 yıllık yaşamı boyunca üç kez evlendi ve tam 13 çocuğu
oldu.
|