|
Bu yıl elli yedincisi düzenlenen Uluslararası Venedik Film
Festivali, Hollywood sinemasının efsane aktörü ve başarılı
yönetmeni Clint Eastwood’u ağırladı. Sinemaya katkılarından
ötürü onur payesi verilen aktör, aynı zamanda son filmi
“ Space Cowboys ” ( Uzay Kovboyları ) ile görücüye çıktı.
Clint Eastwood’un yanı sıra James Garner, Donald Sutherland
ve Tommy Lee Jones gibi emektar aktörleri bir araya getiren
film, dünya için tehlike oluşturan arızalı bir uyduyu tamir
etmek için NASA tarafından görevlendirilen dört yaşlı astronotun
maceralarını konu alıyor.
Kariyeri
boyunca pek çok unutulmaz karaktere hayat veren ve aynı
zamanda 1992 yapımı “ Unforgiven ” filmiyle iyi bir yönetmen
olduğunu ispat eden Clint Eastwood, bu başarısını, pek çok
yıldızda olduğu gibi, şans, yetenek ve azim üçlüsüne borçlu.
Askerlik yıllarında, uçağının Pasifik Okyanusu’na çakılmasından
sonra karaya varmak için tam üç mil boyunca yüzen; ardından
yüzme hocalığı yapan; ve Kore harekatı sırasında yaralanan
Eastwood, David Janssen ve Martin Milner adlı iki askerin
desteklemesiyle sinema dünyasına atıldı.
1954
yılında Universal Stüdyoları ile kontrat imzalayan aktör,
haftalığı 75 dolardan “ Revenge of the Creature ” ve “ Tarantula
” adlı filmlerde figüranlık yaptı. Yapımcılar tarafından
gırtlak çıkıntısı fazla diye rağbet görmeyen aktör, bir
süre daha figüranlık ve televizyon filmleriyle yetinmek
zorunda kaldı.
Bir arkadaşını ziyaret için gittiği CBS kanalının yayın
sorumluları tarafından fark edilen Eastwood, “ Rawhide ”
adlı uzun süreli western filmlerinde araba sürücüsü Rowdy
Yates karakterini canlandırmaya başladı. Ardından da spaghetti
western filmlerinin unutulmaz yönetmeni Sergio Leone ile
tanıştı. Birlikte western türünün klasiklerine imza atacak
olan ikili, ilk olarak 1964 yılında “ A Fistful of Dollars
” adlı filmi gerçekleştirdi.
Eğlence
ve şiddet öğelerini oldukça dengeli ve özgün bir şekilde
harmanlayan film, küçük bir sınır kasabası için birbirleriyle
kapışan iki rakip aile arasında kalan kaba bir silahşörü
anlatıyordu. Filmdeki ‘ adsız kahraman ’ portresiyle uluslararası
alanda üne kavuşan Eastwood’un yanı sıra, yönetmen Sergio
Leone ve besteci Ennio Morricone de dikkat çekti.
Kanlı
ve şiddetli sahnelerin tasarımı ile büyük yakın plan çekimler,
hızlı kesmeler ve uzun, anlamlı sessizlikler aracılığıyla
yaratılan yüksek gerilim gibi unsurları bu ve bundan sonraki
iki filmde başarıyla kullanarak kendine özgü bir sinema
anlayışı geliştiren Sergio Leone, western türüne yeni bir
bakış getirerek “ spaghetti western ” türünün öncüsü oldu.
Bu filmin çok beğenilmesi üzerine, 1965 yılında ilkinin
devamı niteliğindeki “ For a Few Dollars More ” çekildi.
Mario
Brega, Lee Van Cleef ve Klaus Kinski gibi isimlerin de yer
aldığı film, Indio adlı bir kanun kaçağını yakalamaya çalışan
iki silahşörün birbirlerine karşı verdikleri mücadeleyi
konu aldı. Filmde, özellikle Van Cleef’in, Kinski’nin çenesinde
kibrit çakma sahnesi belleklerden hiç silinmedi.
Hızını
alamayan Leone-Eastwood ikilisi, ertesi yıl “ The Good,
The Bad, and The Ugly ” adlı filmi gerçekleştirdi. Lee Van
Cleef, Clint Eastwood ve Eli Wallach üçlüsü üzerine kurulu
olan film, daha sloganı ile bile sıradan bir western filmi
olmadığını gösteriyordu:
“
Sivil Savaş üç adam için bir cehennem değildi. Bu onlar
için bir idmandı! ”.
Sivil
Savaş’ın yarattığı atmosferi çok çarpıcı bir şekilde ekrana
yansıtan “ The Good, The Bad, and The Ugly ”, “ Çirkin ”
Tuco ( Wallach ), “ Kötü ” Melek Gözler ve “ İyi ” Sarışın
adlı karakterler arasında geçen hazine kavgasını konu alıyordu.
1.2 milyon dolar gibi yüksek bir bütçeyle çekilen film,
gerek Sergio Leone’nin kamera kompozisyonları gerekse de
adsız kovboy karakterlerine yeni bir boyut kazandıran Eastwood’un
oyunculuğu ile spaghetti western türünün ilk akla gelen
filmi oldu.
1971 yapımı “ Play Misty for Me ” ile ilk yönetmenlik deneyimini
yaşayan Eastwood, aynı yıl çevirdiği “ Dirty Harry ” ile
ikinci unutulmaz karakteri olan dedektif Harry Callahan’ı
yarattı. Yönetmenliğini Don Siegel’ın üstlendiği “ Dirty
Harry ”, elde ettiği başarıyla Eastwood’u Hollywood’un gişe
garantili aktörleri listesinde bir numaraya oturttu.
Yasal
sınırları aşan metotlar kullanarak suçluları yakalayan maço
polis Kirli Harry karakteriyle seyirciden oldukça ilgi gören
film, pek çok eleştirmen tarafından faşist, polis-devleti
destekleyen ve de özellikle siyahlara karşı ırkçı bir tutum
sergilediği ifade edilerek ağır eleştirilere maruz kaldı.
Fakat bu eleştiriler, devam niteliğindeki filmlerin çekilmesine
engel olmadı.
1986
yılında Kuzey California’nın sahil kasabası Carmel’in belediye
başkanı seçilen aktör aktif politika hayatına atılarak,
iki sene boyunca sinemadan uzak kaldı. 1988 yılında son
Kirli Harry filmi “ The Dead Pool ”da rol alan aktör, aynı
yıl içerisinde Charlie Parker’ın hayatını konu alan “ Bird
” adlı filmin yönetmenliğini üstlendi. Kamera arkasına giderek
ısınmaya başlayan Eastwood, 1992 yılında çektiği
“ Unforgiven ” adlı filmle bu alanda da yetenekli olduğunu
gösterdi. Başrollerinde kendisinin yanı sıra Morgan Freeman
ve Gene Hackman’ın yer aldığı western filmi, başta En İyi
Yönetmen ve En İyi Film Oscarları olmak üzere pek çok ödülün
sahibi oldu.
Bu filmin hemen ardından rol aldığı “ In the Line of Fire
” adlı gerilim filminde canlandırdığı gizli servis polisi
karakteriyle oyunculuğunun zirvesine ulaşan aktöre, 65 yaşında
Akademi tarafından Irving G. Thalberg Ödülü verildi. Yaşının
kemale ermesiyle birlikte aksiyon filmlerinin dinamik sahnelerinden
yavaş yavaş uzaklaşmaya başlayan Eastwood, şansını romantik
filmlerde denemeye kalktı ve Meryl Streep ile birlikte “
The Bridges of Madison County ” adlı romantik filmde rol
aldı.
Clint Eastwood, her ne kadar özel hayatını Hollywood’un
renkli dünyasından uzak tutmaya çalışsa da, magazin basınının
diline düşmekten kurtulamadı. 1954 yılında Maggie Johnson
ile evlenen aktör, 1964 yılında Roxanne Tunis adlı bir aktrisle
Kimber adlı meşru olmayan bir çocuk dünyaya getirdi. Karısı
Maggie ile iki çocuk sahibi daha olan aktör, rol arkadaşı
Sondra Locke ile birlikte olduğunun ortaya çıkmasıyla birlikte
boşanmak zorunda kaldı.
Kısa
bir süre sonra Locke’dan da ayrılan Eastwood, kendisine
ve yapım şirketi Warner Bros’a açılan milyonlarca dolarlık
davalarla uğraşmak durumunda kaldı. Rakamı açıklanmayan
bir para karşılığında Locke’u ikna etmeyi başaran Eastwood,
35 yaşındaki televizyon muhabiri Dina Ruiz ile evlenerek
üzerindeki kara bulutlardan sıyrılmayı başardı. Aktör, 1996
yılında bir kız çocuğu sahibi oldu.
Yönetmenlik
ve oyunculuğun yanı sıra yapımcılığa da el atan Eastwood,
1997 yılında “ Absolute Power ” adlı politik filmi ile dikkat
çekti. Ardından “ Midnight in the Garden of Good and Evil
” ile John Berendt’in Savannah’daki cinayet davasını konu
alan çok satan kitabını sinemaya uyarladı.
1999
yapımı “ True Crime ”daki gerilim ve şüphenin ayarlanması
noktasında oldukça başarılı bulunan yönetmen, aynı yıl “
Henry in Love ” adlı dram filminde genç bir kadınla evlenen
ölümcül hastalıklı yaşlı adam karakterini canlandırarak,
karakter oyunculuğunda da başarılı olabileceğini gösterdi.
Kariyeri
boyunca sinemanın pek çok alanında görev alan ve yaptığı
işlerle herkes tarafından taktir edilen yaşlı kovboy, ikinci
baharını yaşadığı şu sıralar, “ Uzay Kovboyları ” gibi büyük
bir yapımın altına imza atarak, ne kadar genç olduğunu cümle
aleme gösterdi.
True Crime
|