|
 |
|
Röportaj:
İstanbul Rehberler Birliği Başkan Adayı Şerif Yenen
|
Sanal
dünyadan gerçek yaşama!..
Profesyonel Turist Rehberi Şerif Yenen yaklaşık 2 yıl önce
bir e mail grubu ( rehberler@turkishguides.org
) oluşturmaya başladı. Amacı kendisi gibi diğer Profesyonel
Turist Rehberlerini ortak bir platformda buluşturmaktı.
Fikir tuttu, platform büyüdükçe büyüdü ve üye sayısı 650 rakamına
ulaştı.
Şerif Yenen şimdi IRO ( İstanbul Rehberler Odası ) başkanlığına
aday. Adaylığına en büyük destek kurmuş olduğu platform üyelerinden
geliyor. Şerif Yenen ile adaylık sürecini ve rehberlerin sorunlarını
konuştuk...
Bigglook: Şerif Yenen olarak 24 Mart tarihindeki seçimde
adaysınız. Adaylık sürecinizin nasıl gerçekleştiğini anlatır
mısınız?
Ş.Y: Bu sürecin internetten başladığını söyleyebilirim.
Biz, mesleğimiz gereği kolay kolay bir araya gelemeyiz. Genelllikle
çalıştığımız dillere göre, birbirinden farklı sezonlarda,
Anadolu'nun ayrı ayrı yerlerinde günlerce dolaşırız. Evimize
döndüğümüz zaman da ancak diğer bir tur için hazırlanmaya
ve biraz olsun dinlenmeye vakit ayırırız. Bu nedenle birlikte
oturup konuşmak için hiç vakit bulamayız, kolay kolay. Herşey
birbirimize yeni bilgiler iletmek, karşılaştığımız sorunları
iletmek için bir platform kurmamla başladı. Sonra birbirimizi
tanımak istedik ve buluştuk. Yaklaşan seçimler, konunun platformda
tartışılmasına neden oldu ve ikinci bir buluşma düzenleyip
adayları tanımak istediğimiz ortaya çıktı.
İkinci toplantıda adaylar kendilerinden söz ettiler ama çok
farklı arkadaşlar gerek özel mailler yoluyla gerekse telefonlar
ederek, benim adaylığımı öne çıkarmaya başladılar ve sonunda
büyük çoğunluğu birbirini yazılarından tanıyan bir grup, Şerif
Yenen ve ekibini oluşturdu.
Tabandan gelen bir grup Internet ortamının katkısıyla bir
şemsiye altında toplanabildik.
Bigglook:
Rehberlik mesleği için getirmeyi düşündüğünüz yenilikler nelerdir?
Ş.Y: Meslektaşlarımız ülkemizin aydın kesimindendir.
Çoğunluğu üniversite mezunudur ve en az bir yabancı dili ana
dilleri kadar iyi bilirler. Bizler ülkemizi iyi tanıyan, turistin
ne istediğini en iyi bilen ve ülkemizin tüm güzel yanlarını
tanıtma görevini üstlenmiş insanlarız. Bütün bunlardan yola
çıkarak şu hedeflere ulaşmaya çalışıyoruz:
* Bir meslek kuruluşu olarak kendimizi kabul ettirmek
* Saygınlığımızı dosta düşmana anlatmak
* Ülkemizin en önemli döviz girdilerinden biri olan turizmde
edindiğimiz deneyimleri sektöre aktarabilmek
* Ülke tanıtımında bakanlığın yanında yer almak ve ülkemizi
gerektiği gibi tanıtabilmek
* Mesleğimizin, gençlik yıllarında harçlık çıkarmak ya da
yeni insanlar tanımak amacıyla yapılan, her yabancı dil bilen
insanın deneyebileceği önemsiz bir iş gibi değil, ciddi bir
tarih-kültür birikiminin yanı sıra idarecilik gerektiren insan
psikolojisinden anlayan deneyimli ve yetenekli insanlarin
yapabildiği çok önemli bir hizmet sektörü olarak algılanmasını
sağlamak
* Kendi ülkemizde yaşayan ama `rehberlik mesleğini` sıklıkla
başka işlerle karıştıran vatandaşlarımıza kendimizi anlatabilmek
* Hiç üstünde durulmayan türkçe rehberlik konusunda meslektaşlarımızın
kendilerini geliştirmelerini ve yeni yeni oluşan kültürel
türkçe turlarda iş bulmalarını sağlamak. Böylece turizm kavramının
vatandaşlarımız tarafından algılanma biçimini değiştirmek
* Meslektaşlarımızın hayat standartlarının yükselmesi için
çalışmak.
Bigglook:
Ekibinizdeki insanlar da bu meslekten ve bir şekilde yaşamak
için çalışmaları gerekiyor. Seçimi kazandığınız takdirde yönetim
olarak nasıl ortak kararlar almayı düşünüyorsunuz?
Ş.Y: Yönetimde görev almaya karar veren her arkadaş
bu soruyu kendi kendine sorduktan sonra karar verdi. Amacımız
elimizden geldiğince iyi hizmetler üretebilmek. Ortak kararları
öncelikle alabilmek için klavyelerimize güveniyoruz. Dediğim
gibi biz internetle doğduk internetle devam edecegiz. Ayrıca
Dil gruplarının farklı sezonlarda iş bulabiliyor olması da
bir avantaj. Kısacası herkes hem işini hem de bu hizmeti sürdürmeye
karar verdiği için burada.
Bigglook: TUREB mesleki seminerler düzenledi. Ve de
bir mecburiyet sınırı da koydu. İnsanlar bu seminerler için
para, zaman ve emeklerini harcadılar. Siz, zorunlu seminerler
hakkında neler düşünüyorsunuz?
Ş.Y: Birincisi bu `seminer` adı verilen konferans
niteliğindeki toplantıları TUREB koymadı. Bildiğimiz kadarıyla
bakanlık kendi eğittiği rehberlerin eğitimlerinden ve bilgilerinden
her nedense kuşku duymaya başlamış ve bu tür bir uygulamayı
TUREB'e danışarak gündeme getirmiş. Yine bilemediğimiz bir
nedenle bu fikir TUREB'in takdirini kazanmış ve ilk kez yapılan
`hizmet içi eğitim başarısı` olarak bizlere lanse edilmiştir.
Biz kendi adımıza seminerlerin uygulanma biçimine kesinlikle
karşıyız. Ne var ki bugünkü koşullarda karşımıza çıkan bu
sorunu meslektaşlarımızı mağdur etmeden uygulamanın yollarını
araştırıyoruz. Amacımız konferansların gerçek birer akademik
seminere dönüşmesi.
Bigglook: Bazı tur şirketleri izinsiz olarak çalışıyor.
Bu korsanlığı önleyebilecek yaptırım gücünüz var mı? Eğer
yoksa Bakanlık ile ortak bir çalışma düşünüyor musunuz?
Ş.Y: Biz tur şirketlerini önleyemeyiz. Şimdilik öyle
bir yetkimiz yok. Ancak ihbar edebiliriz. Bizi en fazla mağdur
eden konuysa, izinli çalışan tur şirketlerinin yetkisi olmayanları
rehber yerine çalıştırmalarıdır. Bu konuda denetim yapma ve
bu durumu bakanlığa ihbar etme hakkına sahibiz. Yaptırım il
müdürlükleri aracılığıyla bakanlığın elindedir.
Bigglook: Sizce, rehberlik taşeron bir meslek mi?
Ş.Y: Hayır, bence taşaronluk acentaların işidir.
Bigglook: Türk turizmini nasıl görüyorsunuz?
Ş.Y: Ne yazık ki ülkemiz dünyanın sıcak bir köşesinde
ve ne yazık ki hala gelişmiş ülke insanları bizimle ilgili
pek çok önyargıyla yoğrulmuş durumda. Bizim sokağın köşesinde
patlayan tüp gaz turların iptal edilmesine neden oluyor ama
söz gelimi İsviçre'de çöken tünel çok vahim bir kaza olarak
yansıyor dünya basınına. Kısacası Türkiye'de turizm pamuk
ipliğine bağlı. Bilinçli ve sağlam temellere dayanan politikalar
izlenmedikçe bu durum böyle devam eder.
Bigglook: Turizm Bakanı Mustafa Taşar'ın icraatları
hakkındaki düşünceniz?
Ş.Y: Ne yazık ki ülkemizde turizm bakanları eleştirilecek
kadar bile icraat yapacak vakit bulamıyorlar. Kendisini değerlendirmeye
yetecek kadar tanımıyoruz.
Bigglook: Kumarhanelerin turizme katkısı var mıdır?
Ş.Y: Çok kritik ve bizi aşan bir soru. Ancak ilk bakışta
evet diyebilirim.
Bigglook: Kruvaziyer turizminde Türkiye neden yeterince
payını alamıyor?
Ş.Y: Limanlarımızda verilen hizmetin ve terminal binalarının
kalitesi arttırılmalı, liman hizmet tarifeleri, ayakbastı
ücretleri rekabetçi bir yaklaşım ile yeniden düzenlenmeli,
tarifeler özendirici olmalıdır. Limanlarda güvenlik ve acil
kurtarma önlemleri arttırılmalıdır. Ören yeri ve müze giriş
tarifeleri yeniden gözden geçirilmelidir. Turist gönderen
ülkelerde seyahat etmeyi yeniden yaşamın bir parçası haline
getirmek için özellikle görsel medya aracılığı ile toplumsal
psikolojik yayınlar yapılmalıdır. Geminin kendisinden değil,
getirdiği turistten halkın kazanmasını hedeflemeliyiz.
|