ZAFERE
GİDEN YOL
1903 yılında kurulan Beşiktaş Jimnastik Kulübü,
futbolda faaliyete 1910 yılında geçmesine rağmen
bu sezon sporun en popüler branşında şampiyonluğa
ulaşarak dünya tarihine geçecek bir başarı elde
etti.
Futbolun en köklü kulüpleri dahi 'dalya' dedikleri
seneleri böylesine bir başarı ile taçlandıramadılar.
Beşiktaş, bu başarıya kolay ulaşmadı elbette.
öncelikle Galatasaray'ı şampiyon yaptıktan sonra
ayrılan Lucescu ile anlaşmaya varıldı. Rumen hocaya
karşı çıkanlar da vardı ancak Serdar Bilgili yönetimi,
başarısı kanıtlanmış bir hoca ile anlaşarak ilk
adımı attılar. Ardından sıra transfere geldi.
Kalede tercih Kolombiya Milli Takımı'nın file bekçisi
Cordoba oldu. Roma'nın başarılı savunma oyuncusu
Zago, Gençlerbirliği'nden Tolga, Kocaelispor'dan
Kaan Dobra, Trabzonspor'dan Tamer, ara transferde
Guinti siyah-beyazlı formayı giydiler.
En önemli iki transfer ise son olarak Galatasaray'da
oynayan, alt yapıdan yetişen Sergen Yalçın ve eski
göz ağrısı Fransız Pascal Nouma oldu.
KIRAN KIRANA YARIŞ
Dünya Kupası'nın ardından futbolseverleri yeni sezonun
heyecanı sarmıştı. Bir yanda Arjantinli Ortega'yı
renklerine bağlayan Fenerbahçe, diğer yanda Fatih
Terim ile yeniden çıkış yakalamayı arzulayan son
şampiyon Galatasaray.
Sezon başlayınca Beşiktaş rakiplerini birer birer
geçmeye başladı. İlk haftada Bursaspor maçına hakem
hataları damga vururken, kaybedilen iki puan moralleri
bozdu. İkinci hafta İstanbul'da ilk defa seyircisinin
önüne çıkan Beşiktaş, Kocaelispor'u yine hakem tartışmalarının
yoğunlaştığı bir maçta mağlup etti.
İstanbul ve Diyarbakır galibiyetleri yüzleri güldürürken,
Göztepe ve Trabzonspor maçında alınan beraberlikler
soğuk duş etkisi yarattı. Kritik Ankaragücü galibiyeti
ve hemen arkasından gelen Gaziantepspor beraberliği
kafalarda soru işaretleri doğurdu.
|
|