Dünya Cimbom'u konuşuyor
Avrupa Kupaları’nda yenilmezliğini sürdüren ve sonunda UEFA Kupası’nın sahibi olan Galatasaray’ın başarısını Fatih Terim özetliyor: “Bu paranın değil, yüreklerin zaferidir.”
Galatasaray,
Avrupa’nın devi, İngiliz Arsenal takımını, normal süresi ve uzatma bölümü 0-0
sonuçlanan maçta, penaltı atışları sonunda 4-1 yenerek 42. UEFA Kupası'nın sahibi
oldu. Avrupa Kupaları tarihinde finale yükselen ilk Türk takımı Galatasaray, böylece
kupa şampiyonluğu elde eden ilk Türk takımı da oldu. Final maçından günler önce
başlayan stres dolu atmosfer, maçtan bir gün önce ve maç günü de devam etti. İngiliz
taraftarlar Galatasaray’ı saha dışında yenme hesapları yaptılar. Çıkan kavgalarda
çok kişi yaralandı ve spor adına yakışmayan çirkin görüntüler yaşandı. Ancak bu
tatsızlıklar, Galatasaray’ın moralini bozmadı. UEFA’nın her iki takıma da eşit
sayıda bilet ayırmasına rağmen Danimarka’da satılan biletleri de alan Galatasaraylı
taraftarlar karşılaşma öncesi sayısal üstünlüğü sağladılar.Avrupa
Kupaları’nda 10 maçtır yenilmeyen Galatasaray’ın Arsenal’ı korkuttuğu maç öncesi
gözlerden kaçmadı. Bu sezonun başından itibaren Avrupa’nın büyük bütçeli takımlarını
deviren Galatasaray, bileğinin hakkıyla bu kupayı kazanırken Fatih Terim’in de
dediği gibi “Paranın değil, yüreklerin zaferi”ni elde etti.
Maçın özeti
Henüz
maçın ilk dakikalarında baskılı oyununa başlayan Galatasaray, üst üste yaptığı
ataklarla Arsenal’ı bunalttı. Çabuk toparlanan İngiliz ekibi, bu baskıyı üstünden
attı ve
Sarı – Kırmızlı ekibin kalesine saldırdı. Ne var ki, saha üstünlüğü Cim Bom’undu
ve kaptırmaya da hiç niyetli görünmüyordu. İlk dakikanın en önemli pozisyonunda
Arif, kaleci Seaman’la karşı karşıya kalmasına rağmen topu filelere gönderemedi.
İkinci
yarıya da etkili başlayan Aslanlar, Hakan Şükür’le bir pozisyon buldu. Hakan Şükür’ün
vuruşunda Seaman’ı geçen top bu sefer direği geçemedi ve Galatasaray gole ulaşamadı.
İkinci yarıda Arsenal da etkili bir kaç pozisyon bulmasına rağmen kupayı getirecek
golü bulamadı ve maçın normal süresi bitti.
Sezon
başında beri yoğun bir tempoyla mücadele eden Galatasaray’ın bu tempoya nasıl
dayanacağı merak konusu olmaya başladı. Ama Sarı –Kırmızlı Aslanlar, uzatmanın
ilk düdüğüyle birlikte yine prese başladılar. 94. dakikada Adams ile girdiği ikili
mücadelede, yüzüne 2 kez dirsek ve tokat yiyen Hagi, bu futbolcuyu itince kırmızı
kart gördü ve Galatasaray sahada 10 kişi kaldı. Bu pozisyonda Adams da sarı kart
gördü.
Teknik
direktör Fatih Terim, bu gelişmenin ardından, ümitsizliğe kapılmadı ve akıllı
bir taktikle Arif'in yerine Hasan Şaş'ı , Suat'ın yerine de Ahmet'i oyuna aldı.
Bu dakikadan sonra Galatasaray’ın yapacağı artık pek bir şey kalmamış, maçın son
düdüğünü bekleyip penaltıları düşünmeye başlamıştı. Gerçekten de bu dakikadan
sonra herkesin düşündüğü oldu ve Arsenal eksik kalan Galatasaray’ın üstüne akın
akın gelmeye başladı. Fransız oyuncu Henry’nin ustalık dolu kafa vuruşunu daha
büyük bir beceriyle çizgiden çıkaran Taffarel, belki de kupa bizim hakkımız demeye
çalışıyordu
4-1 Nasıl oldu?
Hakem Lopez
Nieto son düdüğü çaldığında sahadaki Aslanlar’ın yanı sıra
maçı stad ve televizyonlardan seyreden yüz milyonlar, tek
kalp oldu. Hakem Nieto’nun penaltı atışları için Galatasaray
tribünlerini seçmesi kupanın belki de habercisiydi.İlk
penaltı atışı için topun başına gelen Ergün topu ağlara yollayınca
büyük penaltı maratonu başladı, ancak Arsenal’ın ilk penaltı
atışını kullanan Suker topu direğe nişanlayınca Arsenal’ın
umudu daha ilk penaltıda azalmıştı.İkinci
penaltı için topunu başına geçen Hakan Şükür topu filelerle
buluşturduğunda Arsenal, biraz daha çöktü.Kırmızı
– Beyazla ekip ilk golünü ikinci penaltı atışında Parlour’un
ayağından buldu.Galatasaray’a
UEFA Kupası yolunu açan Ümit, üçüncü penaltıyı gole çevirdi.
3 – 1Fransız
oyuncu Vieira, maçın yıldızlarındandı. Topu direğe nişanlayacağı
kimsenin aklına gelmezdi. Ancak O, herkesin düşünemediğini
yaptı. Artık kader anıydı. Popescu topu ağlara gönderirse
Galatasaray Avrupa’nın zirvesine çıkacaktı.Nefesler
tutulmuş, yerküredeki bütün Türkler’in sesleri kısılmıştı.
Çok düzgün bir vuruşla topu ağlarla buluşturan Popescu, kupayı
Galatasaray’a getirdi.Bülent
ve Hakan Şükür kupayı UEFA Başkanı Johnason’un elinden alırken
büyük sevinç yaşadılar.
|