Istanbul - Eski İstanbul - Tarihi
   
þehir rehberi
 
kültür-sanat
Konserler
Etkinlikler
Tiyatrolar
Opera&Bale
Sergiler
Kurslar
yeme-içme
Gözde Mekanlar
Kahvaltý-Brunch
Balýk Mekanlarý
Gece Rehberi
Restoran Arama
Cafe-Bar Arama
Yemek Tarifleri
gezi
Boðaz Tekne Turlarý
Yakýn Ýstanbul
Semtler
Eski Ýstanbul
Konaklama
hobi&spor
Spor
Yüzme Havuzlarý
Yaz Okullarý
Boðaziçi Hayvanat Bahçesi
röportaj
Murat Makar
Yüksek Sadakat
Ayþenur Yazýcý
Hüseyin Köroðlu
Tuncay Takmaz
Dervis Zaim
Ömer Albayrak
Çelik Gülersoy
Mehmet Ali
Bulutsuzluk Özlemi
Ceyhun Yýlmaz
Yusuf Ahmet Kulca
Baþaran Ulusoy
Mario Levi
Sunay Akýn
Tüm liste...
alýþveriþ
Alýþveriþ Merkezleri
 Batıyı Temsil Eden Roma İnsanı
Arcadius sütunu
İtalyan çizmesinden çıkıp, Avrupa ve Afrika’ya yayılan İmparatorluğunu ikiye ayırarak Doğu parçasını, “Batının bittiği yer olan” bu bizim coğrafyaya yerleştiren Roma insanı ise, tarihte ilk kez olmak üzere, değişik bir tipti. Bu, tam bir “batılıydı”. Bununla, geniş perspektifli düşünen, uzak menzilli teşkilat kurabilen, hukuku mistisizmden çıkarıp bağımsız ve sistematik bir bütünlük içinde kurabilen, günlük ihtiyaçları uzun vadeli çözümlere kavuşturan, duyguları, korkuları, kaygıları aşıp akıl menziline ulaşmış bir insan.

Bu niteliğiyle, bu diyarda da, billûr suları Istranca Dağları’nda bularak, soylu ve zor bir malzeme olan taşı işleyerek şehre getiren bu insan olduğu gibi, Beyazıt’ta ilk üniversiteyi kurarak yasaları bir codex içinde yazan ve toplayan da oydu. İçinde bulundukları yeni coğrafyanın, Afrika sıcağını Akdeniz rutubetiyle karıştırarak taşıyan nemli ve gevşetici iklimi, onların enerjisini tüketemiyor, lodoslu havalarda parlamento sorumlusu, Marmara’ya bakan balkona çıkarak ve asası ile yere vurarak, “Bugün güney rüzgârı var. Müzakere yok” diyerek, görüşmeleri ve politik kararları, serin, kuru ve sağlıklı havalara erteleyen bir kafa yapısına sahip bulunuyordu.

Bu insanlar, Romani. 500 yıl kadar bir zaman, burada Batı’yı temsil ettiler. Görkemli taş ve mermer kaplı yapılarıyla, temiz ve ferah meydanları olan forumlarının ortasına diktikleri sütunlar ve üzerindeki imparator heykelleriyle, yeni başkentlerini süslediler ve ana model olan Roma’ya benzetmeye çalıştılar. Herkese büyük ve görkemli hamamlarda yıkanmayı ve jimnastik yapmayı öğrettiler.

Romani’nin görünüşleri, (bugünkü Aksaray’a dikili) Arcadius Sütunu’nun üzerine helezoni bir düzenle oyulmuş rölyeflerde açıkça görülüyordu. Ekin biçen köylüler, ürün taşıyan işçiler, onların dolgu tahta tekerlekli arabaları ve hepsinin tepesinde, pilili etekleri, iple bağlı sandal ayakkabıları, kafalarında demir tolgaları ve bellerinde kalın kılıçlarıyla, Roma askerleri.


İlk Yerleşen Megralılar
Grek Medeniyeti ve BİZANSLILAR