Istanbul - Eski İstanbul - Eski Tatlar - Türk Lokumu
   
şehir rehberi
 
kültür-sanat
Anneler Günü
Babalar Günü
Ramazan Özel
Yilbasi Özel
Sevgililer Günü
Konserler
Etkinlikler
Tiyatrolar
Opera&Bale
Sergiler
Kurslar
yeme-içme
Gözde Mekanlar
Kahvaltı-Brunch
Balık Mekanları
Gece Rehberi
Restoran Arama
Cafe-Bar Arama
Yemek Tarifleri
gezi
Boğaz Tekne Turları
Yakın İstanbul
Semtler
Eski İstanbul
Konaklama
hobi&spor
Spor
Yüzme Havuzları
Yaz Okulları
röportaj
Pinhani
Enis Karslıoğlu
Murat Makar
Yüksek Sadakat
Ayşenur Yazıcı
Hüseyin Köroğlu
Tuncay Takmaz
Dervis Zaim
Ömer Albayrak
Çelik Gülersoy
Mehmet Ali
Bulutsuzluk Özlemi
Ceyhun Yılmaz
Yusuf Ahmet Kulca
Başaran Ulusoy
Mario Levi
Sunay Akın
Tüm liste...
alışveriş
Alışveriş Merkezleri
 Sarayın Lokumcusu Hacı Bekir
1777’lerde saray efradını sıraya sokan Hacı Bekir’in lokumu 100 yıl önce bir yabancı tarafından İngiltere’ye götürüldü. “Turkish Delight” böylece tüm dünyada tanındı.

   Eski ve yeni Hacı Bekir

Osmanlı’nın Şekercibaşısı Hacı bekir aslen Kastamonulu. Ancak şekerciliğe İstanbul’da çıraklıkla adım atıyor. Çıraklık, kalfalık derken, 1777 yılında kendi dükkanını açmasıyla ustalık dönemi başlıyor.

Dükkanını açtığı günlerde en ünlü şekerleme lokum ve akideymiş. Yapımında bal ve pekmez kullanılıyormuş.

Bahçekapı’daki “dar cepheli dükkan”da (Bugünkü Milli Piyango İdaresi’nın tam karşısı) satılan Türk lokumlarının en iyisi, Prens Misbah Haydar’ın “Arabesk” adlı kitabında yazdığına göre; kaymak katmanlarıyla yapılan ya da şam fıstıklı ve fındıklı olanıymış.

Misbah Haydar, kitabında Avrupalı’nın talihsizliğine değinmeden de geçmiyor: “Ne var ki bu lokumların en iyilerini ancak birkaç Avrupalı tatmıştır.”

Hacı Bekir’in kaymaklı lokumunun tadı gerçekten övgüye değer. Öyle bir tat ki bu, II. Murat kendisi için yapılan binbir çeşit şekerleme önüne gelince içinden Hacı Bekir’i seçiyor.

Hacı Bekir lokumlarından hoşlanan sadece padişahlar değil. Şekerlemelerinin ün salmasında, prenslerin, yazarların ya da ressamların etkisi de var. Rum yazar Maria Yordanidu, “Loksandra” adlı romanında, çocukluğunun İstanbul’undaki Hacı Bekir’den şöyle söz ediyor: “Nefesin muhalebi ve gül şerbeti kokuyor ve narin boynun Hacı Bekir lokumu gibi, senin her sözün revani tatlısı gibi tatlı ve ballı, Ayvansaray lokması gibi mis kokulu.”

Hacı Bekir’in bugünkü sahibi Doğan Şahin. Aslında bugün de düne göre değişen bir şey yok. Şahin’in ifadesine göre sadece Padişahların yerini milletvekilleri almış. Bir de artık “müdavimleri” olan yabancılar.

Bu “müdavimliğin” hikayesi de ilginç. Yüz yıl kadar önce Hacı Bekir’in dükkanını ziyaret eden ve lokumlarını çok beğenen bir turist, İngiltere’ye bir kutu lokum götürünce, “Turkish Delight” dünya çapında ün kazanmış.

Eski rağbet hâla var Hacı Bekir’e... Ancak eski tatlardan bazıları eksik. Örneğin, üzeri şekerle kaplı batırma fondan, kuru şekerlemeler, meyveli karamelalar ya da portakal kabuğu.