Kapalıçarşı, aslında tek başına bir kente bedeldir.
Bir yandan yayıldığı muazzam alan, bir yandan içindeki dükkanların
sayısı ve çeşitliliği ile dünyanın önde gelen merkezlerinden biridir.
Doğal olarak bu görkemine bir de tarihsel önemini ekleyecek olsak,
sanırız Kapalıçarşının konumunu bir nebze de olsa özetleyebiliriz.
Nuruosmaniye ile Beyazıtı bağlayan iki ana kapısı arasında büyük
bir ana cadde ve bu ana caddeye açılan irili ufaklı onlarca sokak,
Kapalıçarşıyı aslında onlarca kapı ile çevresine bağlamaktadır.
Kapalıçarşı aynı zamanda dünyanın en büyük kuyum çarşısıdır. Dünyada
bir eşi daha bulunmayan el emeği ve göz nuru kuyumlar, çevresindeki
hanlarda şekillenir ce Çarşının vitrinlerinde ziyaretçilerini bekler.
Bir dönem göz kamaştıran müzayedelerin yapıldığı Büyük Bedesten ile
yanı başındaki Sandal Bedesteni, bugünlerde Halıcıların mekanı olmuştur.
Sandal Bedesteninin hemen gerisinde ise Bitpazarı olarak da anılan
2. el ev eşyalarının satıldığı dükkanların sıralandığı galeri yer
alır.
... Ve, Türkiye ekonomisine bile adını verdiği, serbest piyasanın
kalbinin attığı döviz piyasası yine Kapalıçarşıda doğmuş ve adı ile
özdeşleşmiştir.
Döviz bulundurmanın yasak olduğu günlerde, el altından dövizlerin
bozulduğu yan sokaklar, artık Türkiye ekonomisinde resmi adıyla
anılmaktadır.