Uzaktan bakıldığında puslu havalarda zor seçilebilen görünümü
ile kocaman bir fareyi andıran Sivriada'da yerleşim yoktur. Su ve elektrik bulunmaz.
Haydarpaşa mendireklerinin restorasyonu sırasında Sivriada,
müteahhitler tarafından "taşocağı" olarak kullanılan adanın dinamitlerle patlatılan
yamaçlardan sökülen kaya kitlelerinin mavnalarla taşınması için inşa edilen limanı,
şimdi motoryatlara ve yelkenli teknelere hizmet vermektedir.
Şaşırmayın... Evet, adada yerleşim olmadığını söyledik. Ancak
son yıllarda Sivriada, özellikle adalılar tarafından "In" oldu. Güneş batarken
tekneleri ile gelenler, küçük limanda ve sessizlikler içinde keyifli bir gece
geçirip, ertesi gün dönüyorlar. Gündüz limanın içinde "iğne atacak yer" bulunmuyor.
a
Marmara denizi henüz kirlenmeden bir ıstakoz cenneti olan
adanın derinliklerinde artık kum yengecinin dışında bir şeye rastlanmıyor. Bir
dönem berrak suları nedeniyle balıkadamların uğrak yeri olan Sivriada, tarihinde
bir de kötü üne sahip.
Şehirdeki başıboş köpeklerin toplanarak adaya getirildiği,
burada açlık ve susuzlukla baş başa bırakılıp ölüme terkedildikleri bilinir. Hatta
Bostancı, Küçükyalı, Kartal yöresinde oturan eski İstanbullular, geceleri acıklı
uluma sesleri yüzünden uyuyamadıklarını anlatır.