Amerika’da doğan ve dünyaya yayılan bu sporun meraklıları
Türkiye’de de hızla artıyor. Bir strateji ve takım oyunu olan Paintball’ın meraklılarının
çoğu işadamı...
Üzerlerinde askeri kamuflaj elbiseleri, ellerinde tüfekler ve boyaya bulanmış
bedenler... İşte Paintball’ı özetleyen cümle bu.
İlk
kez Amerika’da ormancılar tarafından ormandaki kesilecek ağaçları işaretlemek
için geliştirilen bir yöntem. Kısa süre içinde bir “oyun” olarak keşfedilmiş ve
Amerika’dan hızla dünyaya yayılmış. Türkiye’de de geniş bir meraklı kitlesi bulunan
ve takımlar halinde oynanan Paintball’da amaç basit. Karşı takımın sahasına girip
bayraklarını almak.
Bu
uğurda çabalarken, rakip takımın oyuncularına elinizdeki silahlarla ateş ediyorsunuz.
Namludan fırlayan küçük top, rakibe çarpınca patlıyor ve üzerinde boyalı bir iz
bırakıyor. Bu, hedef olan oyuncunun “elenmesi” demek.
Oyunun
süresi 15 ila 20 dakika arasında değişiyor. Aslında sınırları belli açık alanda
oynanması gerekirken, bizde ormanlık araziler daha “eğlenceli” bulunmuş. Belirtilen
süre içinde taraflardan herhangi biri rakip takımın bayrağını ele geçiremezse,
hakemler oyunu durduruyor.
Çok
riskli ve tehlikeli gibi görünmesine rağmen, yapılan araştırmalar oyundaki sakatlanma
oranının tenise oranla çok daha az olduğunu ortaya koyuyor. Paintball, sağladığı
yüksek adrenalin ve stres giderici özelliği ve “takım” esasına dayalı yapısıyla
işadamlarının gözdesi olan bir oyun.
Oyun için gerekenler
Teninizi örtecek, boyalı toplar geldiğinde canınızı acıtmayacak, rahat bir kıyafetle
kalın tabanlı ayakkabılar (tercihan botlar). Boyalar, su bazlı gıda boyası olduğu
için sağlığa ve çevreye zararlı değil. Yıkanmasına gerek kalmadan çıkabiliyor.
Mermi, silah ve maskeler Paintball’ı düzenleyen şirket tarafından sağlanıyor.
Eğer Paintball’ı kendi olanaklarınızla oynamak istiyorsanız, bu gereçleri de edinmeniz
gerekiyor. Şirkete oyun için 20 dolar ödeniyor. Ekstra mermi talebiniz olursa,
12.5 dolar daha vermeniz gerekiyor.
İstanbul'daki
paintball adresleri>>
|