|
Son
yılların gözdesi tenis!..
Mutluluğun Kaynağı Hobiler
Son zamanlarda sadece boş insanların uğraşı olmaktan çıkan
hobiler, artık çalışan kesimi de yakından ilgilendiriyor.
Hobiler kimileri için ikinci bir hayat ifade ederken
kimileri ise bunu insanın hayata bağlılığını artıran, yeni
dostlar kazandıran zihni rahatlatan, öğreten dinlendiren ve
motive ederek daha başarılı olmayı sağlayan bir araç olarak
tanımlıyor. Görülen o ki hobilerin hayatımızdaki yeri gittikçe
büyüyor ve büyümeye devam edecek gibi.
Birçok ünlü ismi tenis kortlarında görmeye alıştık gibi, Alarko Holding Yönetim
Kurulu Başkanı İshak Alaton'da bunlardan birisi, fırsat buldukça tenis oynayan
Alaton kendini daha zinde ve keyifli hissettiğini belirterek "Hobiler hayatın
kendisidir" diye yorumluyor.
Hülya Avşar'ın ise bütün yoğun temposuna rağmen, tenisi hobi edinmekten ileri
götürerek bu alanda başarılar elde ettiğine şahit oluyoruz. Belki de Avşar kızının
sinema, sahne ve diğer alanlardaki başarıları, ciddi anlamda hobisi tenise bağlı.
Tarihi
Tenis
1873 yılında bulunduğunda ilk adı neydi sizce ??
a)Tenez b) Jeu de paume c) tennis d) caitchspeel e) sphairistike
Doğru cevap: E seçeneği.
Bu adı ona sporun mucidi olan İngiliz ordusundan Walter Wingfield vermişti.
O, bu antik oyunu tarihin karanlık sayfalarından çıkartıp daha da geliştirmiştir.
Sphairistike Yunanca'da "top" anlamına gelmektedir ve tenis antik çağda
Yunanistan , Roma , Mısır , Pers ve Arabistan'da popüler olan handball ile benzerlik
göstermektedir.
Tenis ilk sıralarda topu alıp , koşmak şeklinde oynanan bir oyundu daha sonra
ise 10. yüzyılda oyun Fransa'ya geldiğinde şu andaki gibi kortta oynanmaya başlandı.
Ancak yine de şu andaki halinden farklıydı. Fransızlar tenise Tenez adını vermişlerdi.
Tenez Fransızca'da "al ve oyna" manalarına gelmektedir.
Daha sonraları Fransızlar tenise "jeu de paume" ya da bir başka deyişle
"el sporu" demişlerdir. Fransa'nın dışında ise tenis bir kraliyet ailesine
özgü bir oyun olarak biliniyordu.
Daha
sonra tenis İngiltere'ye ulaştı ve orada "caitchspeel" adını aldı .
Tenis İngiltere'de şu andakine daha yakın bir şekilde tahtadan raketlerle oynanmaya
başlandı. 1500'lere gelindiğinde otun daha da geliştirilmiş bir durumdaydı.
Sonraki yıllarda pek önemli gelişmeler olmamıştı taa ki iki kişi 1858 yılında
Birmingham'da (İngiltere) bir tenis kortu kurana dek.
Bu tenis kortu 2.13 metrelik bir tenis kortu tarafından ikiye ayrılmıştı . Böylece
tenis şu andaki çehresine yavaş yavaş kavuşmaya başlamıştı.
Tenis 1874'te Amerika'ya ulaştı. 1870'lerin sonunda tenis Avustralya'ya kadar
ulaşmıştı. 1896'da ise tenis olimpiyat oyunlarının orijinal oyunlarından biri
haline gelmişti.
Kurallar
Tenis iki kişi arasında ( tekler ) veya iki kişilik iki gurup ( çiftler ) arasında
oynanır. Her oyuncu topa vurmak için tenis raketlerini kullanır ve topu rakibin
sahasına atmaya çalışır.
Puan: Topu rakibin sahasına attıktan sonra (i) Rakip topa vurmadan,
top bir kereden fazla sekerse yada (ii) Rakip topa vuramaz ise yada (iii) Rakip
topa vursa dahi topu dışarı atar veya fileye takar ise yada (iv) Rakip topa vurduktan
sonra (topu karşı sahaya yollasa dahi), rakibin raketi fileyi geçer ise yada (v)
Rakip topa vururken (topu karşı sahaya yollasa dahi), top rakibin raketine bir
kereden fazla değer yada vucuduna değer ise; Rakip puan kaybeder.
Maç : Üç setlik maçlarda iki seti alan oyuncu , beş setlik maçlarda
ise üç seti alan oyuncu kazanır.
Set : Bir seti kazanmak için, oyuncunun en az altı oyunu en az iki farkla
kazanması gerekir (6-0, 6-1, 6-2, 6-3, 6-4 gibi). Ancak oyun 5-5 olursa, herhangibir
oyuncu iki oyun fark yapana kadar set uzar (7-5, 8-6, 9-7, gibi). Bazı turnuvalarda
"tie-break" kuralı uygulanır. "Tie-break" kuralı, yani bağı
bozma, set 6-6 olunca uygulanır. "Tie-break" özel bir oyundur. "Tie-break"
kurallarını hocanızdan öğrenmenizde fayda var.
Oyun : Oyun 0-0 olarak başlar. Herhangibir tarafın ilk aldığı puana
"15", ikinci aldığı puan "30", üçüncü aldığı puana "40"
denir. Taraflardan biri dördüncü puanı aldığında diğer taraf iki yada daha az
puan aldı ise oyun olur.
Eğer bir taraf üçüncü puana ulaştığında, dördüncü puanı alamadan diğer taraf da
üçüncü puana ulaşırsa "berabere" [tenis terimi ile "deuce (düs)"
olur]. Oyun berabere olduktan sonra ilk puanı alan taraf için "avantaj"
olur. "Avantaj" olan taraf, diğer taraf puan almadan bir puan daha alırsa
(yani "berabere" olduktan sonra üst üste iki puan) oyun olur. "Avantaj"
olan taraf, ilk puanı kaybeder ise tekrar "berabere" olur.
Hakem puanları sayarken ilk olarak servis atanın puanını söyler. Örneğin servis
atan ilk iki puanı kaybetti ise "0-30" olur. Üçüncü puanı alırsa "15-30"
olur. Dördüncü puanı alırsa "30-30" olur. Beşinci puanı alırsa "40-30"
olur. Altıncı puanı da alırsa oyun olur.
Bu örnekte servis atan altıncı puanı alamasa idi "40-40" yani "berabere
olacaktı. Karşılayan yedinci puanı alırsa "avantaj" karşılayan da olur.
Sekizinci puanı da karşılayan alırsa oyun olur yada alamaz ise tekrar "berabere"
olur. Oynadıkça alışırsınız.
Servis
Atışları : Oyun taraflardan birinin servis atışıyla başlar. Servis atma sırası
oyun boyunca karşılıklı olarak yer değiştirir.
Servis kullanan oyuncu atışını arka çizginin gerisinde yapmalıdır. Her oyunda
ilk servis, merkez çizgisinin sağından kullanılır ve rakip sahanın solundaki servis
alanına atılır. İkinci servis, merkez çizgisinin solundan kullanılır ve rakip
sahanın sağındaki servis alanına atılır.
Daha sonra sırası ile sağdan ve soldan, oyun bitene kadar servis atılır. Oyuncular
servisi overarm ve underarm olmak üzere iki şekilde kullanabilirler.
Servis Hatası: Eğer servis kullanan oyuncu (i) topu atması gereken servis
alanına atamaz ise yada topu filelere takar ise yada (ii) topu atması gereken
servis alanına atmadan sahada başka bir yere atarsa; bu bir hata sayılır ve oyuncu
ikinci servis hakkını kullanır.
İlk yada ikinci servis ağa çarpıp rakip oyuncunun atılması gereken servis alanına
düşerse bu "net" sayılır ve oyuncu ilk yada ikinci servis atışını tekrarlar.
Servisler hariç top, ağa çarpıp rakip sahaya düşerse ve rakip topu kurallar dahilinde
karşılayamaz ise bu bir sayı sayılır.
Çift Hata : Servis atışı esnasında, aynı sayıda, iki kere servis hatası
yapan "Çift Hata" yapmış olur ve o puanı kaybeder.
Tenis
Terimleri Sözlüğü
Kort : Tekler dalında yarışacaklar için kort 23.77 m'ye 8.23 metredir.
Çiftler dalında yarışacaklar için ise genişlik 10.97 metredir. Kortu ikiye ayıran
ağ 91 cm yüksekliktedir.
Tenis Topu : Turnuvalarda kullanılan tenis toplarının boyu 6.541 cm ile
6.858 cm arasında değişir ve ağırlığı da 56.70 gr ile 58.47 gr arasıdır.
ACE : Kurallar dahilinde atılan servis topuna rakibin raketi ile dokunamaması
demektir.
ATAK TOPU : Fileye gitmek için kullanılan her türlü vuruştur.
ARKA KORT : Servis çizgisi ile arka çizgi arasında kalan bölümdür.
ÖN KORT : File ile servis çizgisi arasında kalan saha bölümüdür.
BACKHAND VURUŞ: Sağ elle oynayan oyuncuların vücutlarının sol tarafında
,sol elini kullanan oyuncuların ise topa vücutlarının sağ tarafında iken yaptıkları
vuruştur. Türkçe elarkası diye adlandırılır.
FOREHAND
VURUŞ : Sağ elini kullananların vücutlarının sağ tarafında , sol elini kullanan
oyuncuların ise topa vücutlarının sol tarafında vurmalarıdır . Türkçe elönü diye
adlandırılır.
ÇAPRAZ VURUŞ : Topu vurduğunuz noktaya göre karşı sahanın çapraz köşesine
yollamaktır.
PARALEL VURUŞ :Topu vurduğunuz noktaya göre karşı sahanın pareleline yollanması
için yapılan vuruşdur.
HIZLI SAHA : Kort yüzeyinin hızlı olmasıdır. Yani topun yere vurduktan
sonra hız kazandığı kortlardır. Hızlı zemine örnek olarak beton kort verilebilir.
YAVAŞ SAHA : Kort yüzeyinin yavaş olması durumudur. Toprak kortlar örnek
verilebilir.
MAÇ PUANI : Maçın alınmasına bir puan kalması durumudur.
SET PUANI : Setin alınmasına bir puan kalması durumudur.
OYUN PUANI : Oyunun alınmasına bir puan kalması durumudur.
RALLY : Aynı puan içinde topun iki oyuncu arasında hatasız ve uzun süre
gidip gelmesi.
HALKA ATMAK: Bir taraf, bir seti rakibi hiç oyun almadan yani 6-0 kazanırsa
halka atmış olur.
SERVİS KIRMAK: Rakip servis atarken, karşılayan taraf oyunu kazanırsa servisi
kırmış olur.
İstanbul'daki
tenis adresleriniz >>
|